Önceki gün CHP, Kartal’da belediye meclis üyeliklerinin bır kısmı için ön seçim yaptı. Seçime hile karıştı 102 civarında sahte oy tespit edildi. Bu durum PM görevlisi tarafından tutanak altına alınarak Genel merkeze bildirildi.

Bu olayın bir boyutu, bence olayın en önemli boyutlarından biri de meclis üyelikleri seçiminde üst sıralarda yer alan yeni genç isimler.

Her keste gençlerin önü açılsın, gençlere görev verilsin şeklinde bir alıgı var.  Doğrudur, ancak CHP’nin yaptığı gibi olmaz. Bu şekilde göreve getirilen gençlerin  geldikleri görevlerde çok da başarılı olacaklarına düşünmüyorum. Çünkü siyaset ve belediyecilik konularında hiç bir bilgileri ve deneyimleri yok. Aldıkları  eğitimle ilgili teknik kadrolarda faydalı olabilirler ancak, bu haliyle belediye gibi siyasi yerlerde başarılı olacaklarını düşünmüyorum.

Partili olmanın dışında, bu yaşa kadar ki yaşamlarının neredeyse tamamı eğitimde geçen, parti ile aktif hiç bir teması olmayan, partinin hiç bir kademesinde görev almayan, o partinin işleyişinden haberi olmayan, siyasetin inceliklerini bilmeyen bu gençlerin nasıl faydalı olacağını gerçekten merak ediyorum.

Benim için, Kartal belediyesinde görev yapan ve beş yıllık süre içinde insiyatif kullanamayan, yanlış kararlara el kaldıran, siyasi skandala neden olan bir takım kararlara evet diyen, belediye başkanının dediğinin dışına çıkamayan,  bazı meclis üyeleri ile bu gün yapılan ön seçimde ki listelerde ilk sıralarda seçilen meclis üyeleri arasında hiç bir fark yoktur. Çünkü tecrübesizlikleriyle onlarında aynı hatalara düşeceği çok açıktır.

 

Onlarında bir çoğunun durumu aynı olacaktır. Daha okulu yeni bitirmiş 25 yaşında bir meclis üyesi, belediye başkanının yanlışına hangi siyasi bilgi ve tecrübesiyle hayır veya evet diyeciktir. Hiç bir siyasi alt yapısı olmayan birinin, parti siyasetinin hiç bir kademesinde yer almayan birinin bazı uygulamalarda vereceği karar ne kadar sağlıklı olacaktır.?

Peki böyle bir yapıdan ne çıkar? Belediye başkanının her söylediğini yapmayı kendine görev edinen, gönderdiği tekliflere evet diyen tabir-i caizse “biat kültürü” nün değişik bir  versiyonundan başka bir şey çıkmaz.

 

Örneğin yapılan ön seçimde 1. çıkan bir kızımız, okulunu yeni bitirmiş daha 25 yaşında, kendine bir iş bulup hayatını idame ettirmesi gerekirken, bunu yapmıyor belki de ailesinin önerisi ile meclis üyesi oluyor. Ayda 300-500 TL oturum parasına  meclis üyeliği yapacak.

Neresinden baksanız bu gençlerin bir kısmı için uygun görünmüyor.

 

 

Gençlerin bu görevlere gelmesine karşı değilim. Zaten karşı olmak akılla mantıkla bağdaşmaz. Benim karşı olduğum, tecrübesizlikleri sıfır tecrübeyle bu görevlerde başarılı olunmaz. Ya belediye başkanına biat edeceksiniz, ya da ailenizden ve yakınlarınızdan  tecrübeli birilerinin söylediklerine (ne kadar biliyorsa) itibar edip onların dediklerini  uygulayacaksınız.

 

Öyle “sabah kalktım kendi kendime dedim ki, yahu falan insan meclis üyesi oluyor da ben neden olamayayım” demekle  olmuyor.!

5393 sayılı belediye kanununu ezberleseniz bile, siyasi tecrübeniz yoksa, alt yapınız yoksa “biat” kültürüne teslim olursunuz.

Bence, bu gençler önce bu partiye gelmeli, bir çok kademesinde görev almalı, sokağa çıkmalı halkla temas etmeli, parti kültürünü, parti disiplinini, parti işleyişini öğrenmeli, birazda yerel siyaseti öğrenmeli ondan sonra bir yerlere talep açmalı.

Peki böyle olmazsa ne olur?

Belediye meclislerine bakın ne olduğunu görürsünüz.!

 

Peki bu durum örneğin AKP’de öyle mi? Değil, orada insanlar bu görevlere getirilmeden önce, partide aktif görevlerde bulunuyorlar, partinin neredeyse bütün kademelerinde görev alıyorlar, parti siyasetini, parti hiyerarşisini ve parti disiplinini öğreniyorlar. Ondan sonra partide bir takım görevlere getiriliyorlar. Peki CHP’de böyle mi? Öyle olmadığı çok açık bir şekilde görülüyor.

Eğri oturup, doğru konuşacağız..