CHP’deki olumsuzlukları yazıyoruz, dünyaya at gözlüğüyle bakan bir takım kişiler, yazdıklarımızı sorgulamadan bizi eleştiriyorlar.

Ben doğru bildiklerimi yazmaya devam edeceğim, onlarda eleştirmeye devam etsinler.

Bir ülkede, güçlü muhalefet olmadıkça o ülke de gerçek demokrasiden söz edilemez, muhalefet olmazsa o ülke diktatörlüğe gider.

Peki güçlü muhalefet nasıl olur? Güçlü muhalefet, Türkiye ve dünya siyasetini iyi okumakla olur. Ortadoğuyu gerçekçi bir bakış açısıyla okumakla olur. Demokrasiye ilkeli bir şekilde sözde değil özde inanmakla olur. Bunları doğru okumazsanız, inandırıcılığınız olmadığı gibi, iktidar olma şansınız da olmaz.

O zaman da Türkiye bir yerlere sürüklenir, bu vebalin altında kalırsınız ve bu millete hesap veremeden yok olup gidersiniz..

Bunları onlarca defa yazdık, CHP, Türkiye’ye 1920’li yılların bakışıyla iktidar olamaz. 1920’li yılların bakışıyla ortadaoğuda ve dünya’da söz sahibi olamaz.

Dünya'ya gündemine giren ve türkiye’nin en büyük sorunu olan Kürt sorununa, Alevi sorunu'na somut tek bir çözüm üretmeyeceksiniz, sonra da çıkap CHP'nin iktidarından söz edeceksiniz.. Demokrasiden özgürlüklerden, insan haklarından söz edeceksiniz..

Bu sözlerin inandırıcılığı olur mu?

Siz “Emek En Yüce Değerdir” diyeceksiniz. “Taşeronlaşmaya karşıyım” diyeceksiniz, ama kendi belediyelerinizde taşeronlaşmanın, işçi kıyımının en alasını yapacaksınız, sonra da iktidar olmayı bekleyeceksiniz.!

Sizin bir belediye başkanınız işçilerin bulunduğu bir toplantıda, haklarıyla ilgili hak eylemi yapan işçilere “köpek bile yemek yediği kaba pislemez” diyorsa,(yani ben size iş verdim, bir de hak mı arayorsunuz) demeye getirirse, “Emek en yüce değerdir”

işçinin emekçinin yanındayız” söyleminizin inandırıcılığı olmaz?

Ak Parti’yi kişiye özel plan tadilatı yapıyor, kamu arazilerini yeşil alanları imara açıyor diye eleştireceksiniz, feryat figan edeceksiniz, dava açacaksınız,

ama Maltepe’de bakanlık tarafından imara açılan İller Bankasına ait (kamu arazisine) devasa binalar yapılmasına eski belediye başkanı Mustafa Zengin döneminde “burada büyük rant var, birileri zengin olacak” diyerek karşı çıkıpı protesto edeceksiniz, yeni belediye başkanı Ali Kılıç döneminde aynı yere, usulsüz bir şekilde, üstelik daha fazla imarla ruhsat vereceksiniz.! Peki inandırıcılığınız olur mu?

Kartal’da kamuya ait eski Çimento Fabrikasının bulunduğu alan imara açılacak, Belediye Başkanı Altınok döneminde devasa binaların yapılacağı bu alana rihsat vereceksiniz. Sonra da milletin gözünün içine baka baka “Halkçı” belediyecilik yapıyoruz diyeceksinz.!

Beykoz'da 2011 yılında Ak Partinin Ormanlık (fidanlık) alana Alman Ünivrsitesi yapılması teklifine, Kılıçdaroğlu'nun onayı İBB meclisnde evet oyu vererek işbirliğiyle meclisten geçireceksiniz, sonra da, haktan hukuktan kamu arazilerinin talan edilmesinden bahsedeceksiniz.

CHP'de köklü bir değişim olmadıkça, Kurultaylarla çözülecek gibi görünmüyor. Bu güne kadar da, bu değişikliği yapacak bir lider ortaya çıkmadı.Çıkanlarda mevcutlardan daha geri söylemlerle geliyorlar.

Demek ki muhalefette kalmayı çok seviyor. Nediyelim, o zaman Allah, uzun ömürlü muhalefet süreci nasip etsin.!