Sevgili meslektaşım Vural Dağtekin, önceki gün isim vermeden benim üzerimden eski belediye başkanlarından bir siyasetçiye hiçte hak etmediği bir yazı kaleme aldı.

Doğrusunu söylemek gerekirse, hiçte  anlam veremediğim bir durum olduğunu söylemek isterim.

Meslektaşlarımın hemen hepsi bilir, meslek hayatımda ne ikili görüşmeleri, ne meslektaşlar arasındaki özel konuşulanları, nede siyasilerle yapılan ikili görüşmeleri kendi rızaları olmadığı müddetçe haber materyalı olarak kullanmadım kullanmamda.

Sayın Dağtekin’den beklemediğim yakıştıramadığım bu yorumunu, kamuoyunun meslektaşlarımın ve bizi bilen tanıyan siyasilerin  taktirine bırakıyorum. Birileri gelir gider, ama bizler her gün her ortamda yüz yüze bakarız. Bazı değerlere sahip çıkılması ve saygı gösterilmesi gerektiğine inanarak;

Bir kere, meslektaşımın, yazısında yaptığı yorumların yüzde 80’i doğru değil. Doğru olan, ismini vermediği eski belediye başkanının, yeni  belediye başkanlığı seçimlerinde isminin Maltepe Tuzla ve Beykoz için geçtiği kısmıdır.

Öte yandan, Gazetemizin yayım politikasını Maltepe’den Tuzla’ya kadar bütün siyasi parti temsilcileri bilir. Gazeteciler bilir. Gazetemizin Kartal’da Arif Dağlar, Maltepe’de Fikri Köse ve Tuzla’da Mehmet Demirci dönemlerinde yaptığı yayımlar ortadadır.

Maltepe Belediyesi ile ilgili Beyaz Tv’de yayımlanan programa gelince, Programı konu olan “Mavi Tenis olayı” Gazetemizin Ağustos 2011 tarihli sayısında manşetten yayımlandı. Bizim haberimiz üzerine Cumhuriyet Savcılığı soruşturma başlattı. Soruşturma sürüyor. Beyaz Tv’de bizim haberimizden yola çıkarak bunu haber yaptı. Hatta biz bunu internet sitemizde “haberimiz BeyazTv’de” diye haber yaptık.

Bu her gazeteci için güzel bir şeydir. İzleyenler bilirler, programa CHP’li bazı meclis üyeleri ile bazı gazeteciler de müdahil olup görüş bildirip röpörtaj verdiler. Bunu başka yerlere çekmek, Maltepe’ye adı geçen belediye Başkanı adayının ismini bu tür şeylere karıştırmak doğru değildir. Kaldı ki, sayın Zengin’le adı geçen belediye başkan adayının dostlukları da kamuoyu tarafından bilinmektedir.

Gazeteci, kamuoyu adına görev yapar. Gazeteci doğruları yazmak zorundadır. Gazeteci doğası gereği muhaliftir. Gazeteci iktidarı elinde bulunduranları  kamuoyu adına denetler, eğer böyle olmazsa orada demokrasi olmaz..

Geçenlerde Fransa’da, internet gazetesi Mediapart, yeni bir sitenin açılışını ilan etti. FranchLeaks adlı bu sitenin işleviyle ilgili yapılan açıklamada altı çizilmesi gereken sözler vardı:

“Bilgi bir gazeteci işi değildir. Halkın en temel hakkıdır.”

Gerçeğe, gerçek bilgiye erişim hakkı, gazete patronlarının ve piyasa gazetecilerinin insafına bırakılamayacak önemde, temel bir insan hakkıdır ve bu hakkın elde edilebilmesi için, insanlığı ilgilendiren her şey bizi de ilgilendirir diyen, tutsaklık dahil her musibetle cebelleşmeyi göze almış özgür gazetecilere ihtiyaç vardır.”

Acaba başka söze gerek var mı.!

Son söz. Birileri gelir gider, fikirlerimiz düşüncelerimiz aynı olmasa bile, bizler her ortamda yüz yüze bakarız.! Yarın birbirimizin gözüne bakacak yüzümüz olsun.!