CHP’de kongre süreci devam ediyor. Kartal’da İlçe Başkanlığı için yeni isimler talep açarken, eski İlçe Başkanı Erdal Kıskanç  ikinci kez aday olacağını açıkladı.

Eski ilçe başkanı, ilçe binasında yaptığı konuşmada, kendince tespitlerde bulunmuş.! Tabi fazla söze gerek yok.  “ainesi iştir kişinin lafa bakılmaz”

Yapılan bir şey yoktur. CHP, bundan önceki yönetimlerde nerde ise, bu gün de aynı yerdedir. Siyaseten en ufak bir ilerleme kaydedilmemiştir. Partide, her kesin bildiği ayak oyunları devam etmektedir. Ayrışma, adamcılık devam etmektedir.

Belediye Başkanı’nın partiyi yok sayan tavrı devam etmektedir. İlçe Başkan ve yönetiminin insiyatifsizliği devam etmektedir.

İlçe başkanı, yukarıda saydığım sayamadığım sorunların giderilmesinde çalışma yapıp başarı sağlamışmıdır?  Hayır. Partide birliği beraberliği sağlamışmıdır. Hayır.

İlçe Başkanı, tüm eleştirilere rağmen, CHP’nin buradaki temsilcisi olarak, tarafsız ve bağımsız grup başkanlığı yapmışmıdır

Hayır.

Peki, eski ilçe başkanı hangi gerekçeyle, partiye ve ilçeye kattığı hangi gelişmeyi referans göstererek yeniden İlçe Başkanlığı’na talep açmıştır.!

 

Ne diyor Kıskanç açıklamasında   ”bu güne kadar haklı olana her mücadelenin tarafı olduk. Bundan sonra da devam edeceğiz” diyor

Peki, neden “Esas Holding”e ait arazinin plan tadilatına hayır oyu kullandıkları için disipline sevk edilen üç meclis üyesinin yanında olmadınız. Neden onların disipline sevk edilmesine onay verdiniz?

O grup kararı nasıl ve hangi şartlarda imzalandı. Onların verdiği mücadele haklı değilmiydi?

Bu olayda siz haklının yanında değil, güçlünün yanında oldunuz!.

Belediye Başkanı bu plan tidalatı geçecek dediği için, geçmedi mi?

Bunun böyle olduğunu dünya alem bilmiyor mu?

Söylediklerinizin inandırcılığı var mı?

Ne diyor, eski İlçe Başkanı.!

 “Buradan kongre öncesi söylüyorum. Demokrasi özgürlük kaos üretmek değildir. Disiplinsizlik değildir. Partiye üye olan her kes, parti tüzüğüne uymak zorundadır. Partisini partilisini kamuoyu önünde küçük düşüren, tartıştıran, menfaatleri uğruna, iftiradan çekinmeyenlere partiye katkısı olmayıp siyasi dedikodu üretme boyutuna indirgeyenlere tüzüğümüz nasıl tarif ediyorsa, yetki kullanmada tereddüt etmedim etmem. Bundan sonra da etmeyeceğim”

Peh.peh..peh..sözlere bak.!

Laf ola beri gele..

Peki sormazlar mı insana, senin belediye başkanın geçtiğimiz günlerde yerel bir gazeteye verdiği beyanatta “ 7 Haziran ve 1 Kasım seçimlerinde sadece ve sadece Genel Başkan çalıştı. Ben bunu 2009,2014 belediye seçimlerinde gördüm ama o zamanda söyledim Genel Başkana benim Başkan Yardımcısı değiştirme hakkım var. Çünkü yerel siyaset yapıyoruz alıp verdiğim zaman Kartal’da bu sorun olmuyor. Ama siz ülke yönetimine talip başbakan adayı olarak lütfen şu Genel Başkan yardımcılarınızı doğru seçin ki iki de bir de değişmesin. Şimdi bizim vicdanımızı sıkınıya soktu niye soktu diye başladım. Kurultayda en az oy alan kişi örgütten sorumlu Genel Başkan Yardımcısı oldu. Olmaz arkadaşlar örgütte karşılığı olmayan insan örgütten sorumlu oluyor” demedi mi?

Genel Başkan’la özel paylaşılan bir sözün kamuoyunda paylaşılması doğru mu? Partinin Genel Başkan Yardımcılarını, kadrolarını ulu orta eleştirmek tüzük suçu değil mi?

Siz, ihracını onayladığınız meclis üyeleri için gösterdiğiniz duyarlılığı, parti kadrolarını yerden yere vuran, belediye bakanı için de gösterdiniz mi? Bu olayla ilgili her hangi bir işlam yaptınız mı?

Ya da şöyle söyleyeyim. Yapabilirmisiniz?

Şimdi kalkmış yeniden ilçe başkanı olacağım diyorsunuz..

Olsanız ne olur..Olmasanız ne olur.!