Yazıma başlamadan önce, bir konuyu okuyucularımızla paylaşmak istiyorum. Bir süredir gazetemizin yayımına ara vermiştik. Yanlış anlamalara meydan vermemek için bunun nedenini kamuoyu ile paylaşmak istedim.

Ben gazeteyi çıkarmadan önce Anadolu Ajansı’nda çalışıyordum. İş yerindeki çalışma şartları ve bazı sorunlar nedeniyle Ajansla yollarımız ayırmıştık.

İşten ayrıldıktan bir süre sonra, Ajansa “işe iade” talebiyle dava açtım.

Özetle uzun bir yargılama sonucunda Yargıtay beni haklı bularak “işe iade” etti.

Bu nedenle karar tebliğ edilip işe başlamam istenmesi halinde, her hangi bir sıkıntı yaşamamak adına gazeteyi bir süre askıya alma kararı aldım.

Ancak,  gazetenin yayımını sürdürmesi için çeşitli alternatifleri gözden geçiriyoruz, önümüzdeki günlerde bu konuda bir karar vereceğiz.

Xx                                                      xx                                                                    xx

Seçim atmosferi ısındıkça, özellikle CHP’de aday belirleme yöntemleri de yavaş yavaş belirginleşmeye başladı. Genel Başkan Kılıçdaroğlu, geçtiğimiz günlerde adayların hangi yöntemle belirleneceğini açıkladı.

Kılıçdaroğlu ‘Tüm üyelerin katılımıyla seçim yapılacağını, bunun  yanı sıra birkaç ayrı şirkete de kamu oyu yoklaması yaptırılacağını, anketler ve taban yoklamasından hangi adayın ismi çıkarsa onu değerlendireceklerini söyledi.

 

Bu arada,  CHP’nin hangi  ilçelerde mevcut belediye başkanlarıyla devam edeceğini, hangi ilçelerde CHP’nin kaybedeceği de, kamuoyu yoklamalarına ve köşe yazarlarının yorumlarına yansımaya başladı.

 

CHP’nin Kartal Belediyesini kaybedeceği yönünde tahminler  yapılırken, parti içinde de kaybedileceği yönünde konuşmalar dillendirilmeye başlandı.

Her ne kadar seçimlere bir yıldan fazla bir süre kalsa da, şu an itibariyle benimde CHP tabanından ve Kartal kamuoyundan edindiğim genel kanı, CHP’nin Kartal’ı kaybettiği yönündedir.

Ayrıca parti tabanı da,  Belediye Başkanına ve kadrolarına  karşı kırgın ve tepkilidir.

Nedenlerine gelince, Belediye Başkanının partiyi dışlayan yok sayan bir yönetim anlayışı sergilemesi, Belediye’de liyakat sahibi kişiler  bulunmasına rağmen, bazı yöneticileri dışarıdan getirmesi, bazı partilileri dışlarken, kendi getirdiği kişilere töleranslı davranması parti tabanında tepki toplarken, ilçe yönetimi ve meclis üyelerinin de bu duruma sessiz kalması, partide büyük rahatsızlık ve kırgınlık yarattığı açıkça görülmektedir. Belediye Başkanı’nın tüm projelerinin yarım kalması, Sosyal Demokrat geçinen bir belediye başkanının, geçmiş belediye başkanları gibi apartmanda oturmak yerine, lüks konutta oturması, parti politikalarına uymadığı gibi  büyük zarar vermiştir.

 

Keza, bazı belediye meclis üyelerinin kamuoyuna yansıyan tutum ve davranışları da partiyi sıkıntıya sokmuştur.

Burada gerek Belediye Başkanı seçiminde, gerekse meclis üyesi seçiminde hatalar yapıldığını düşünüyorum. Gerek Belediye Başkanları gerekse meclis üyeleri, bir anda seçilip Belediye Başkanı ve  meclis üyesi oluyorlar. Belediyecilikle ilgili yeteri kadar bilgi sahibi olmayan

meclis üyeleri, kendi eğitimi ve çevre faktörüne göre karar verdikleri içinde, bir çok konuda yanlış ve hata yapıyorlar. Öğrenene kadar da, iş işten geçmiş oluyor.!

Ama AKP’de durum öyle değil, tüm kadrolarını eğitimden geçiriyor. Yetmiyor, İç İşleri Bakanlığı’nda görev yapmış ve emekli olmuş Mülkiye müfettişlerini ve Baş Müfettişlerini, Belediyelerde istihdam ediyor ve yanlış yapmalarını önlüyor.

Peki  insan sormadan edemiyor, CHP’de görev yapacak onca yetişmiş emekli Mülkiye Müfettişi var, CHP neden bunları görevlendirmiyor.?

Acaba neden.?

Gelelim işin püf noktasına, peki CHP Kartal’ı kaybeder mi.? Kaybederse neden kaybeder.? Başka adaylar çıkar mı.? Taban Altınok Öz’ün adaylığına onay verir mi.? CHP Kartal’ı ikinci kez nasıl ve nasıl bir adayla alır.?

Hiçbir yerde okumadığınız, duymadığınız perde arkası tüm gelişmeler yakında  www.ilkhaber.biz internet sitesinde..