Başkan Öz, "Türkiye’de Sürdürülebilir Kentler” Konferansı’na Katıldı.

 

İstanbul Hilton Otel’de düzenlenen konferansta, ‘iklim değişikliğinin yakın geleceğimize etkileri, çözüm yolları, örnek eylem planları ve sağlanabilecek kaynakların ele alındı.

 

Bölgesel Çevre Merkezi (REC) Türkiye ve Fransız Kalkınma Ajansı (AFD)’nin ortaklaşa düzenlediği, "Türkiye’de Sürdürülebilir Kentler: Düşük Karbonlu Sürece Geçiş Nasıl Yönetilir?" başlıklı konferansa, Kartal Belediye Başkanı Op. Dr. Altınok Öz, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Asım Güzelbey, Paris Kentsel Ekoloji Ajansı Direktörü Anne Ged, İngiltre Birmingham Belediye Başkan Yardımcısı, Paul Tilsley, Seferihisar Belediye Başkanı Mustafa Tunç Soyer, ICLEI-Local Governments for Sustainability Avrupa Bölge Direktörü Gino Van Begin, Zagreb Belediyesi, Enerji, Çevre ve Sürdürülebilir Kalkınma Bölüm Başkanı Marijan Maras ve AFD Paris Yerel Yönetimler Finansman Uzmanı Clotilde Boutrolle katıldı.

 

Konferansta dünya kentleri iklim değişikliği ile ilgili önlemler, sürdürülebilir kentler için örnek eylem planları, konu ile ilgili kaynakların nasıl oluşturulacağı gibi konular ele alındı.

 

Oturumun ilk bölümünde "Geleceğin Kentlerine Doğru” oturum konusunda söz alan Fransa Türkiye Büyükelçisi H.E. Laurent Bili konferansın amacını, şehirlerin bugün ve yarın nasıl daha yaşanır hale getirmenin yollarını anlattı. Bili, Fransa’da  son üç yıldır bu konuya çok önem verdiklerini, Fransa’da nüfusun 50 binin üzerindeki yerleşim bölgelerinde  karbon salımlarını azaltmak ve nüfusu, iklim değişikliğine hazırlayacak bir eylem planı hazırladıklarını belirtti. Son 15 yılda dünyanın konuya daha farklı baktığını ve iklim değişikliği için çalışmaların sürdüğünü vurgulayan Fransız Kalkınma Ajansı Direktör Yardımcısı Martha Stein-Sochas ise yerel yönetimlerin iklim değişikliğinde sürdürülebilir kentler yaramak için kilit nokta olduklarını, Amerika’da sera gazı salımı dünyada en fazla kullanım iken, toplu taşıma araçlarını daha yaygın kullanan Asya şehirlerinde ise bu salınımın daha az olduğunu söyledi.

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Asım Güzelbey "Küresel ısınma konusunda belediyeler tedbir almalılar. Bir örnek vermek gerekirse, Aral ‘Göl’ idi şimdi ise ‘Çöl’. Bu çok çarpıcı bir örnek. Biz de bu sebeple Gaziantep’te İklim Planı hazırladık ve Fransız Kalkınma Ajansı’nın desteğiyle hayata geçirdik ”dedi.

 

Seferihisar Belediye Başkanı Mustafa Tunç Soyer ise Cittaslow (Yavaş Şehir) Ağı’na üye olduklarını söyleyerek "Cittaslow Ağı, küreselleşmenin şehirlerin dokusunu, sakinlerini ve yaşam tarzını standartlaştırmasını ve yerel özelliklerini ortadan kaldırmasını engellemek için Slow Food hareketinden ortaya çıkmış bir kentler birliğidir. 147 üyesi var biz de bunlardan biriyiz ve Türkiye’de ilk üyelerdeniz”

 

 

Kartal Belediye Başkanı Op. Dr. Altınok Öz, “yıllarca hekimlik yaptım. Son 6 yıldır da organik tarımla uğraşıyorum. Ceviz ve badem yetiştiriciliği yapmaktayım. Yılların vermiş olduğu bilgi ve birikimler insanlara aktarılmalı. Bendeki bilgi ve birikimin kamuoyuna yansıması lazım. Halkın yaptığınız işlere inanması gerekiyor. Yaptıklarınızla halkla bütünleşebiliyorsanız, eylem planında birlikte olabiliyorsanız işte o zaman işiniz kolay oluyor.” “ICLEI üyeyiz”Doğayı ve üzerinde yaşanılan dünyanın giderek kirlendiğini, Kartal Belediyesi’nin ICLEI “Sürdürülebilirlik İçin Yerel Yönetimler Birliği”ne üye olduğunu belirten Başkan Öz sözlerine şöyle devam etti: “Doğayı, yaşadığımız ortamı bir şekilde kirlettik. Bunun vicdan muhasebesini yapıyoruz. ICLEI “Sürdürülebilirlik İçin Yerel Yönetimler Birliği” ile ortaklık yaptık. Biz bilgi ve birikimlerimizi iki yıldır Kartal’da ki sitelerde halkla paylaşıyoruz. Çevre müdürlüğümüzün bünyesinde başarılı bir eğitim çalışması yaptık. Ama eğitim çalışması çok başarılı oldu da sonucu iyi oldu mu?

 

Hayır. Çünkü kamu buna hazır değildi. Halk hazırlandı, halk atıkları gününde ve saatinde ortaya koydu ama kamu onu toplamakta, toplayıp geri dönüşümde kullanmakta yeterince etkili olamadı” dedi.

 

Öz, “Deprem Dönüşüm Projesi’nin  iyi kullanılması gerektiğini,”Kentsel dönüşüm, deprem dönüşüm projesi olarak kullanıldığı taktirde İstanbul’un diğer ilçelerinde olmayacak kadar avantajı Kartal’a getirebileceğine dikkat çekti. Öz, “Kartal, 1900’ların başında yirmi bin nüfuslu bir balıkçı kasabasıydı.  1940’ların sonunda sanayi bölgesi olarak birçok yapılanmaya mekan sahipliği yapıyor. Sanayilerle kent planlanmıyor. Çarpık bir yapılaşma ortaya çıkıyor. Kontrolsüz yapılaşma ortaya çıkıyor. 1992 yılında bu bölgenin planları tekrar değişiyor. Hizmet sektörü, turizm sektörü ve ticaret sektörü buraya gelmek üzere fonksiyon değişikliğine tabi tutuldu. Eğer yerel yönetim, Büyükşehir, genel yönetim doğru karar verirse, iyi bir iş birliği yaparsa bu çarpık yapılaşma belki bu dezavantajı avantaja dönüştürebilir.

 

Çünkü kentsel dönüşüm artı deprem dönüşüm projesi iyi kullanıldığı takdirde İstanbul da olmayacak kadar bir avantaj Kartal’a getirebilir. İşte orada enerji tasarruflu binalar, suyu boşa harcamayan binalar, suyu caddelerden akıtan değil bahçesinde sarnıçta toplayıp yine bahçede kullanabilen bir yapıya dönüştürebiliriz. İki  yıl önce İmar Müdürlüğümüz tarafından bir not eklendi. Bütün siteler çatılarda ki yağmur sularını depoya aktaracaklar; depolar yapılacak sular yapılan bu depolara aktarılacaktı.  Depolanan sular, bahçelerde kullanılacak ve su tasarrufu yapacağız dedik. Seçim bildirgesini zaten ekolojik yaşanabilir ve ekolojik kent olarak koymuştuk.  Bunu misyonumuzda, vizyonumuzda, kamuda çalışanlarla ve belediye çalışanlarıyla da  iki yıldır paylaşıyoruz. Bu konuda önemli adımlar attık. Başlangıçta çok tökezledik ama şimdi iyi bir noktadayız” diye konuştu. “Ekolojik Pazarı kurduk”

 

Buğday Derneği ile iş birliği yaptık.  Kartal halkını organik ürünle buluşturduk. Kentsel dönüşüm dedik. Eğer bir kent, kentsel dönüşüm veya deprem dönüşümü ile dönüşecekse bu halkın ihtiyaçlarını yine o alanda halka sunmanız gerekiyor. Orman Bakanlığı’ndan  1062 dönümlük Aydos orman alanını kiraladık. Resmi prosedür devam ediyor. Halkı orada yeşille buluşturmayı amaçlıyoruz. Geçtiğimiz ay bu alanın arkasında bulunan yeşil alanı organik tarım alanı olarak planlara geçirdik. İnsanları yerinde organik ürünlerle buluşturmayı hedefliyoruz.

 

Yaz aylarında sıkça şikayet alınan sivrinsek ile mücadelede İnsektizid (Böcek öldürücü) kimyasal maddelerin insan sağlığına zarar verdiğini, asıl mücadelenin sivrisinek larvalarıyla verilmesi gerektiğin belirten Öz “İstanbul’un tamamında yaz aylarında sivrisineğe karşı mücadele veriliyor. Bu konuda halkın büyük bir talebi var. İki yıldır arkadaşlarıma İnsektizid kullanmayın diyorum. Çünkü havaya karıştığı için insan sağlığını tehdit ediyor. Sivrisinek ile mücadelenin yolu larvaları yok etmekten geçiyor. Biz belediye olarak Kartal’da İnsektizid’i kaldırdık. Umarım Büyükşehir’de de kalkar”“Üniversite Tekel arazisine kurulmak isteniyor” Kartal Cevizli’de bulunan Tekel arazisine üniversite kurulması istendiğini, üniversitenin iki yüz on bin metrekarelik alanda yapılmasına izin verildiği için hayır dediklerini vurgulayan Başkan Öz,” Tekel arazisine bir üniversite kurulmak isteniyor. Üniversiteye karşı çıkmamız mümkün değil. Üniversite, Tekel’den kalan binaların üstüne değil tekel arazisi içinde bulunan iki yüz on bin metrekarelik bir alana inşaat izni verildiği için hayır diyoruz.

Kyoto Sözleşmesi’ne imza attıysak, oksijen bankacılı gündemdeyse, Kyoto Sözleşmesi’ni aktif hale getirmek istiyorsak, doğaya salınan oksijen miktarını arttırmak istiyorsak, yerleşim yerlerindeki yeşil alanları yok etmemeliyiz bilhassa arttırmalıyız. İnsanları denizle buluşturduklarını da söyleyen Öz “Yedi onda sekiz kilometre sahili olan Kartal’da zamanında beş tane plaj vardı. İnsanlar denize girebiliyordu. İnsanlar sahilde el ele tutuşup sonra da evliliğe ilk adımını atıyorlardı. Dolgu yapılmasıyla bütün sahil yok oldu. Balıkların üreme alanları, geçmişte el ele dolaşan ve denize giren insanları yok oldu. Yerel yönetim olarak dedik ki denize sırtını dönen insanları yeniden denizle buluşturalım. Büyükada’da Orman Bakanlığı’na ait olan sosyal tesisleri kiralayıp orada insanlarımızı denize girer hale getirdik. Eleştirildik. Ama biz insanlar doğayla buluştukları zaman onunla geçinebilir, onu sevebilir, onu koruyabilir mantığıyla yola çıktık”“Otomatik sulamayı hayata geçirdik.

 

”Türkiye’nin su zengini bir ülke olmadığını dile getiren Başkan Öz, sudan tasarruf sağlayabilmek için “Otomatik Sulama” sistemini hayata geçirdiklerini belirtti. Başkan Öz, “park ve bahçelere tankerlerle su taşınıyordu.  Tankerlerle yapılan sulama, yıllık beş yüz altmış bin tutuyordu. Bu çok büyük bir rakamdı. Otomatik sulama sistemini hayata geçirdik. Sulamaya ödediğimiz miktar, yatırım dahil üç yüz elli bin liraya, bir sonra ki yıl sadece sulama olarak yüz elli bin liraya indi. Yeni parklarda güneş enerjisiyle ve iklime göre sensorlu aydınlatmaya geçtik. 

Okullardan yanmış bitkisel yağları topladık. Çocuklar evlerinde bulunan yanmış yağları annelerinden alarak bizlere verdi. Bu konuda çocuklar büyüklerden daha başarılı oldu. Özet olarak şunları söylemek istiyorum. Organik tarımla Kartal’ı tanıştırmaya çalıştık. Su zengini bir ülke olmadığımızı anlatmaya çalıştık.  Enerjide verimli olmaya yönelmemiz gerektiğini anlatmaya çalıştık. Biz anlamaya çalıştık ve anlatmaya çalıştık. Geldiğimiz nokta şudur ki; ekibim, halkım bu konuda oldukça duyarlı. Umarım genel siyaset yapanlar, halkın sırtından çok para kazananlar aynı duyarlılığı gösterirler” dedi.

Konferansın sonunda Kartal Belediye Başkanı Op. Dr. Altınok Öz, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Asım Güzelbey, Seferihisar Belediye Başkanı Mustafa Tunç Soyer ve katılımcılar “Kentler İçin Harekete Geçme Çağrısı” deklerasyonunu imzaladılar