Kartal Belediyesi’nin iştiraklerinden Karyapsan’ın bulunduğu arazinin içinde yapılan Beton Santrali’nde iki işçinin hayatını kaybetmesinin ardından, Beton Santrali ile ilgili iddia ve tartışmalar yeni boyut kazandı.

Karyapsan’ın asfalt ürettiği bu arazi hazineye ait,  Kartal eski Belediye Başkanı rahmetli Mehmet Ali Büklü döneminde, yani 90’lı yıllarda 49 yıllığına kiralanmış ve üzerine Asfalt Fabrikası yapımıştı.  O günden bu güne burada asfalt üretimi yapılıyor. Üretilen asfalt, belediyelere ve kurumlara satılıyor.

Geçtiğimiz yıllarda bu  arazi hazine tarafından TOKİ’ye satılmış veya devredilmişti. Bunun üzerine, uzun yıllardır araziyi kullanan  Kartal Belediyesi, olayı dava konusu yapmıştı.

Bu süreç devam ederken, Kartal Belediyesi yaklaşık iki yıl önce,  2012 yılında Mersin’de kurulan ve 2015 yılında İstanbul’a gelip faaliyet gösteren “Kartal Panaroma Beton” isimli şirketin, Karyapsan arazisinin içine  “Beton Santrali” yapmasına izin verdi.

İki işçinin  “Beton Santrali” nde iki işçinin hayatını kaybetmesinin ardından, bir takım iddialar gündeme gelmeye başladı.

Buraya Beton Santrali’ni yapan Şirketin CHP’ye yakın biri olduğu iddiaları doğrumudur?

Bu şirketin İstanbul ofis adresi neresidir?

 Bu ofisin yetkilileri kimlerdir?

Başta arazi sahibi Hazine olmak üzere, diğer kurumlardan işletmenin kurulması için gerekli izin ve ruhsatlar alınmışmıdır? 

ÇED raporu var mı?

CED Raporu yok ise, Belediye buraya nasıl çalışma ruhsatı verdi?

İşletmede “İş yeri Güvenliği” varmıdır?

Bu santral için ihaleye çıkıldı mı? Çıkıldı ise hangi şartlarda çıkıldı, hangi firma hangi şartları teklif etti. Santrali kuran firma hangi şartlarda aldı?

Bu Santrali kuran şirketin yeterliliği varmı? Daha önce benzer hangi santralleri kurmuş, iş deneyimi nedir?

Bunların hepsinin cevabı önümüzde ki günlerde ortaya çıkıcaktır.!

Bu arada Karyapsan’ın bu arazisi ile ilgili önmli bir konu daha gündeme gelebilir.

Hazine, Belediye 49 yıllığına kiraya verdiği bu arazide şartlara uymadığı gerekçesiyle, üzerinde bulunan tesislerle birlikte el koyup, araziyi  satışa çıkarabilir.

!Geçmişte bunun örnekleri görüldü.

 

Bu arada, iki işçinin ölümü ile ilgili başta siyasi partiler olmak üzere, (Ak parti Meclis üyesi Yunus Fırat Aydın’ın dışında)  Sendikalar, Sivil toplum Kuruluşları dahil kimse tek kelime etmedi.

Bu olay AKP’li bir belediye’de olsaydı, CHP şimdi kıyameti koparmıştı.! Karyapsan’ın önünde protesto mu dersin, siyah çelenk mi dersin, sendikalardan eylem mi dersin, her türlü eylem basın açıklaması yapılırdı. İşçiden yanayım diyen her kes orada eylem yapardı. Bu şirket masaya yatırılıp, bütün seceresi ortaya dökülüp lime lime edilirdi.

İşin içinde “bizim parti  bizim belediye”  olunca, Mahsuhi Şerif’in dediği gibi “Mamudo Kurban” oluyor.!

AKP’de bu olayda sınıfta kalmıştır. Kamuyu ilgilendiren bir olay var, iki işçi hayatını kaybetmiş, orta yerde bir çok iddia var, böylesi bir olayda muhalefet yapılmayacak da ne zaman yapılacak.

Sanki her kes bu olayla ilgili konuşmamak için ağız birliği etmiş gibi.

 

Belediyede örgütlü, Devrimci İşçi Sendikası (DİSK)’e ne demeli.! 

Belediye Başkanlığı seçiminde, İlçe Seçim Kurulu sandıkların yeniden sayılmasına karar verildiğinde, sosyal medya üzerinden her kesi  oyların sayıldığı “Bülünt Ecevit Kültür Merkezi’ne  çağıran belediye’de ki DİSK temsilcisi,  iki işçinin hayatını kaybettiği bu vahim olayda tek kelime etmedi yada edemedi.!

 Adeta her kes gücün, güçlünün yanında yer aldı.

Eskiden, sendikaya üye olsun olmasın hangi iş yerinde bir hak ihlali, hak gaspı, işçi haklarına karşı  bir haksızlık yapılsa, sendika oraya gider o işçilere sahip çıkardı.  Sesini yükseltir kamuoyunu bilgilendirir o işçelerin yanında olduğunu hissetirir ve gerekli hukuki desteği verirdi. İşçi de o sendikaya sahip çıkardı.

Hey boyunu posunu, sıcaklığını sevdiğimin güç’ü.! Sen nelere kadirsin. DİSK gibi bir sendika ne hallere düştü.! Kartal’da, üstelik belediye’ye ait bir yerde iki işçi kum göçüğünün altında kalarak hayatını kaybetmiş, sendikadan tık yok. Çünkü, Mahsuni Şereif’in söylediği gibi Ankara’da (Kartal’da) dayıları yok.!

 Ne güzel söylemiş Mahsuni Şerif;

 

Kurban gelir payin yoktur

Haftan yoktur ayın yoktur

Ankara'da dayın yoktur

Mamudo kurban niye doğdun

(Söyle yavrum niye doğdun)

Ama, bazı Mamudo’lar çok şanslı, onlar sırtlarını dayılarına dayamışlar.!