Hükümetin Kobanê politikasını eleştiren Radikal Yazarı Cengiz Çandar, sert bir yazı kaleme aldı.


Çandar, bugünkü yazısında hükümetin 'Esad düşecekse Suriye'ye müdahale ederim, yoksa ben yokum' tavrına büründüğünü bu yüzden de 'Kobani'nin düşmesini beklediğini' ifade etti.

İşte Çandar'ım o yazısından önemli satırbaşları:

Tam anlamıyla, Türkçe'deki "hamur yoğurmak istemeyen kadın, akşama kadar un elermiş" özdeyişine uygun düşen bir tavır. Kobani düştü, düşecek iken, "Kobani'ye müdahale" için ABD'yi kastederek, "Suriye'nin tümüne müdahale edilecekse, yani Başşar Esad rejimi düşürülecekse, ben varım; aksi halde Kobani konusunda ben yokum." Ankara'nın Kobani'ye bakışı budur...

Bayram bitti. Bayram sırasında IŞİD, Kobani çevresinden ilerledi, kente girdi. Doğu mahallelerine bayrağını çekti.

Bu zaman zarfında, Başbakan’ın söylediği şekilde Kobani’nin düşmemesi için Türkiye ne yaptı?

Cevap basit ve tek kelimelik: Hiçbir şey!

Türkiye, IŞİD’in kontrol ettiği topraklara komşu tek NATO ülkesi. NATO’nun ikinci büyük ordusuna sahip olmakla övünüyor. Türkiye’nin cumhurbaşkanı, New York’ta Amerikalılara “anti-IŞİD koalisyon”a katılacağı izlenimini veriyor. Ve, IŞİD, Türkiye’nin Suruç ilçesinin bitişiğindeki tarihi ve kültürel bir simge haline dönüşmüş olan Kobani’nin merkezine yürürken, Ankara, “çözüm süreci”ni noktalama pahasına, burnunun dibinde olan-bitene kılını kıpırdatmıyor. Sınırın kendi tarafına tank ve zırhlı diziyor. Vatandaşlarının soydaşları yani “kendi akrabaları”nın katliam ile yüzyüze kalması karşısında yapması asıl gerekeni yapmıyor.

Çandarı’ın yazısının tamamı Radikal’de