CHP’nin aday adaylık sürecini erken başlattığını düşünüyorum. Özellikle belediye başkanlıkları kendilerinde bulunana ilçelerin de aynı kategoriye konulması, durumu daha da içinden çıkılmaz hale sokmuştur.

Sürenin uzun olması, aday adaylarını maddi ve manevi yönden yormuştur. Bir ilçeden onlarca adayın çıkması, açıkça belli edilmese de, içten içe, parti içinde saflaşmalara neden olduğu görülmektedir.

Öte yandan, özellikle Belediye Başkanlığı CHP’de olan ilçelerde çok sayıda aday adayı çıkması, o belediye başkanının başarısızlığından kaynaklandığını düşünüyorum.

Bir belediye başkanı, o ilçede başarılı ise, ‘halkçı bir belediyecilik’, ‘sosyal  belediyecilik’ anlayışıyla çalışıyorsa, o ilçede insanlar belediye başkanının yaptıklarından memnun ise, işçisinin emeğine alın terine saygı gösteriyorsa, milletin parasını çar çur etmiyorsa, yaptığı tüm projeleri halka sorarak uyguluyorsa, yeşili koruyup yaşanılabilir bir kent yaratıyorsa, o ilçede belediyecilik adına hiç bir problem yaşanmıyorsa, kim hangi gerekçeyle ben belediye başkanlığına aday oluyorum diyebilir. Her şeye rağmen aday olsa bile ne kadar kabul görür?

 

Onun için, kimse kimseyi kandırmasın, bana göre belediye başkanlarının bulunduğu ilçelerde aday adylığına talep açanlar, belediyenin kötü yönetildiğinden, belediye başkanının yetersizliğinden dolayı aday olmuşlardır.

Belediye başkanlığına talep açanlar, mevcut belediye başkanı ve kadrolarının başarısızlığını vatandaşa söyleyemedikleri için, “biz daha iyisini yapacağız”  “halkçı belediyecilik yapacağız” “projelerimizi halka danışarak yapacağız” sözleriyle geçiştirmeye çalışıyorlar.

Peki  vatandaş size şunu sormayacak mı? “ iyi de sizden öncekiler de sizin söylediklerinizi söyleyerek bizden oy aldı ama sonuç ortada”  demeyecek mi?

 

Onun için inandırıcılığı olmayan “ben daha iyisini yapacağım” teranesine artık kimse inanmamamktadır. Hiç kimse vatandaşı bir şeylerin yerine koymasın..

Bana göre, CHP’nin mevcut belediye başkanlarının bulunduğu ilçelerde adaylık talebi açanların, neredeyse tamamı belediye başkanlarını başarılı bulmadıkları için aday oldukları aşikardır..

 

Bunu aday adaylığı sürecinde gördük ve yaşadık.

Belediye Başkanlarının etrafındakilerin büyük bölümüyle de ikili görüşmelerim oluyor. Onların bir çoğunun da benimle aynı görüşte olduklarını biliyorum. Zaten bir kısmı başka aday adaylarına çalışıyor. Bir kısmı da, aday belli oluncaya kadar belediye başkanından yanaymış gibi görünüyor.!

Bu tesbitimi güçlendirecek, çok güvenilir bir kaynağımdan aldığım bir bilgiyi aktarmak istiyorum.

 

Anadolu yakasında CHP’li bir belediye’de görev yapan bir başkan yardımcısı, yakın bir ilçe belediyesinde siyaset yapan bir arkadaşına “ senin çevrenin Ankara’da Genel Merkez’le ilişkileri iyidir, onlarla görüş beni bizim ilçeden belediye başkanlığına önersinler” diyor. Olayın kaale bile alanmadığını söyleyeyim ancak, bir belediye başkan yardımcısı bile, beraber çalıştığı belediye başkanını yetersiz görüp böyle bir şeye kalkışıyor ise, bence o belediye başkanının, “şapkası”nı önüne koyup iki kere daha düşünmesi gerikir.

Bunun yereldeki yansımaları, yarattığı itibarsızlaştırma, siyasi çevredeki yansımasını anlatmaya gerek yok sanırım.!

Bu olayın, benim yukarıda yaptığım tespitlerin ne kadar doğru olduğunu göstermek açısından yeterli olduğunu düşünüyorum.

 

Başkanın yanında gözüken birileri de, rolünü çok güzel oynuyor.!

CHP’de siyasi süreç, çok şeye gebe.!  İstnbul Büyük şehir Belediye Başkan Adayı belli olduktan sonra, safların ne kadar netleştiğini her kes görecek.

Dün siyasi omurgasını kırarak birilerinin yanında yer alanların, yarın saf değiştirip o kırık omurgayla ezik büzük itibarsız bir şekilde kimlerin yanında saf tutacaklarını hep birlikte göreceğiz.!