Evet CHP’nin ilkesizliği, Türkiye’ye zarar veriyor.!

Birileri beğenir veya beğenmez, sizin bir ilkeniz olur. İlkelerinizi belirlersiniz, taviz vermeden o ilkeler çerçevesinde politikalarınızı yürütürsünüz.

CHP bu ilkesizliği yüzünden, Türkiye’nin meselelerine hakim olamıyor. Genel Başkan ilkesel davranamıyor. Korkak davranıyor, bedel ödemekten korkuyor. Böyle olunca da, hem parti, hem de demokrasi zarar görüyür.

 

Bakın bu durum partiyi nereye götürüyor.! Cumhurbaşkanlığı Sarayı yapılırken Kılıçdaroğlu’nun söylemlerini her kes hatırlıyor. Sonra ne oldu. “tıpış tıpış” o saraya gitti, Cumhurbaşkanı ile görüştü. Sonra dışarı çıktı yine eleştirmeye başladı.

Dokunulmazlıkların kaldırılmasına “evet” dedi. Sonra çıktı televizyonlara “dokunulmazlıkları kaldırdılar ama dört bakanı bundan muaf tuttular, böyle şey olur mu” diye eleştirdi.

Bunlar ana muhalefet partisinin söyleyeceği sözler olmamalı.! Bu partinin tabanı, partiye gelmeyi düşünen insanlar size  “Madem bu dört bakan, bu kanunun dışında tutuldu o zaman siz neden  “evet” oyu kullandınız? Diye sormayacak mı? Onlara nasıl bir cevap vereceksiniz.

Hükümet  FETÖ olayında 17/25 tarihini baz aldı, milat kabul etti. Peki, CHP neden bu tarihe “evet” dedi. Neden ilkeli davranıp, hayır 2002-2007 -2010 tarihi olmalı demedi de, hükümetin koyduğu 2013 tarihini kabul etti?

Yeni Kapı’ya gitmeyecekti, son anda yine karar değiştirerek gitti. Bu kararını eleştiren parti tabanının büyük kısmı o mitinge gitmedi. Yenikapı’ya giden Kılıçdaroğlu, bir süre sonra “yeni kapı ruhu” nu eleştirmeye başlayınca…

Cumhurbaşkanı ne dedi “olsan ne oluuuur, olmasan ne olur”

 Ne oldu şimdi, bu sözleri duymak iyi mi oldu?

Bu parti sadece eleştirmek için mi var? Hep iktidarın gündeminin peşine takılarak mı siyaset yapacak. Kendisi gündem belirlemeyecek mi? Parti bu duruşuyla mı, bu siyaseti ile mi Türkiye’nin yönetimine talip olacık.!  

**                                              **                             **

Partinin bu ilkesizliğinin yerel yönetimlere de yansıdığı ortada. Bazı belediye Başkanları, Belediye’yi partinin Sosyal Belediyecilik ilkeleri yerine kendi ilkeleri ile idare ediyor, her kes bildiğini okuyor, her biri adeta  birer genel başkan. Durum böyle olunca da, sıradan bir üyeyi en basit bir davranışından dolayı disiplinde süründüren bu parti, belediye başkanlarının en ağır hatasını, keyfi davranışını, disiplinsizliğini görmezden geliyor.!  Belediye başkanları o İl’i  İlçeyi istediği gibi dizayn ediyor. Bundan dolayı bazı yerlerde siyaset tıkanmış durumda, siyaset yapacak kimse kalmamış, siyaset yapacak olan insanların bir çoğu, belediye başkanlarının etrafında kümelenmiş vaziyette.

 Böylesi bir durumda, demokratik, tarafsız siyasetten bahsetmek mümkün olabilir mi? Bu durumlardan dolayı, Türkiye’nin her tarafında örgütler patlama noktasında.  Bazı İl İlçe Başkanları sesli bir şekilde eleştirmeye başladı. Partinin, Türkiye’nin gidişatını masaya yatırıp, bir an önce toparlanması gerekiyor

Kılıçdaroğlu, çok iyi bir insan olabilir, dürüst bir insan olabilir, arayan her kesin telefonuna çıkıyor olabilir.

Ama Türkiye’yi aydınlık yarınlara taşıyacak, dolu dolu bir siyasetçi, iyi bir politikacı olduğunu söylemek zor. İyi insan olmakla iyi siyasetçi olmayı bir birinden ayırırsak, Türkiye’nin aydınlığa çıkması çabalarına Kılıçdaroğlu’nun öncülük edebileceğini düşünmüyorum.!