HDP eş Genel Başkanı Selehattin Demirtaş’ın Cumhurbaşkanı seçilen Tayyip Erdoğan’ı yemin töreninde ayakta alkışlaması, CHP ve bazı “Sol” çevrelerce  eleştirildi. Vay efendim niye ayağa kalkmış, vay efendim niye alkışlamış.!

 

Ben bu eleştirilerin haksız olduğuna inanıyorum. Çünkü  Selehattin Demirtaş, her zeminde Erdoğan’ı gündemdeki yolsuzluklar ve hukuksuzluklar nedeniyle eleştiren bir liderdir. Aynı zamanda HDP’nin diğer yetkilileri de Ak Parti ve Erdoğan’la ilgili eleştirilerini her zeminde sürdürdükleri  her kes tarafından bilinmektedir.

 

Ancak, şu da unutulmamalıdır, parlamento içinde veya dışında bulunan her partinin kendine göre ilkeleri siyasi görüşü ve uyguladığı stratejisi vardır.

 

Bu çerçevede, gerek Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi, gerekse Cumhurbaşkanlığı seçimi döneminde her parti kendi görüşü ve düşüncesi doğrultusunda eleştirilerini yaptı.

 

Sonuç olarak, Cumhurbaşkanlığı seçimi yapıldı ve halk Tayyip Erdoğan’ı Cumhurbaşkanı seçti. Bundan sonra yapılması gereken, siyasi nezaket içinde bu sonuçlara saygı göstermektir.

 

CHP, Cumhurbaşkanı’nın yemin törenine katılmadı protesto etti.

CHP’nin tavrını anlamakta zorlanıyorum.

Erdoğan’ın aday olduğu Cumhurbaşkanlığı seçimine parti olarak sizde aday gösterip yarışa girmeyi kabul edeceksiniz, seçimin sonunda Erdoğan seçilecek ondan sonra da “çizdim oynamıyorum” mantığı ile “ben seni tanımıyorum, yemin törenine katılmayacağım” diyeceksin, boykot edeceksin.

 

Bu nasıl bir anlayıştır.

İnsan sormadan edemiyor.! Erdoğan’a yaptığınız eleştirileri dün de yapıyordunuz, bunlar yeni mi oldu? Cumhurbaşkanlığı seçiminde mi oldu? Madem seçilmesini kabul etmeyecektiniz, olay bu kadar vahim di, neden önceden demokratik bir çözüm bulmadınız? Madem “ hırsızdı, yalancıydı” Neden Erdoğan’la seçim yarışına girdiniz?

Neden seçimi boykot edip sine-i millete dönmediniz?

 

 

 

Bazı CHP’liler, kendi hatalarını görmüyorlar ve herkesin kendileri gibi düşünmesini bekliyorlar. Bu düşüncelerle de  Demirtaş’ı ve HDP’yi eleştiriyorlar.

 

Ben HDP’nin ve Demirtaş’ın devlet adamlığı sorumluluğu ile hareket ettiğini düşünüyorum. HDP’nin, üstlendiği misyon gereği, üzerinde önemli siyasi sorumluluklar vardır.

HDP’nin, Emekten ve barıştan yana  olan insanlara karşı sorumlulukları vardır. Önlerinde Kürt sorunu gibi devasa bir sorun ve demokratikleşme gibi bir sorun vardır.

 

Türkiye’nin geleceği için, kardeşlik bağlarının güçlenmesi  için, bu duruşunu sürdürmesi gerektiğini düşünüyorum.

Mutlaka CHP’nin ve diğer partilerinde kendilerine göre öncelikleri vardır, Her kes kendi önceliğine göre siyasi tavır belirliyor.

 

Onun için, Demertaş’a yapılan eleştirileri doğru bulmuyorum.

Sen, eleştirdiğin, yaptığını doğru bulmadığın o partiyle siyasi birlikteliğe girdin mi? Hayır.

O partinin verdiği mücadeleye katkı sundun mu?

Hayır.

O partinin uzattığı eli tuttun mu?

Hayır.

O zaman eleştirme hakkın da olmaz..

Önce ilkelerimiz olacak, sonra o ilkeleri taviz vermeden hayata geçireceğiz, sonra da birilerini eleştirilecek yüzümüz olacak.

 

Öyle boykot etmekle, kitapçık atmakla, küstüm oynamıyorum demekle  muhalefet olunmuyor.

Bak elin oğlu nasıl yapıyor.  “Öğren de gel”