Hâlâ devam edip etmediğini bilmiyorum; bir zamanlar televizyonlarda Erkan Yolaç?ın sunduğu ?evet/hayır? diye bir program vardı. Yarışmacı, sunucunun sorularına belirli bir zaman dilimi içinde ?evet? demezse yarışmayı kazanmış olurdu.Erkan Yolaç, yarışmacının olumlu yanıtladığı soruları tekrar sormak suretiyle evet cevabını kolaylıkla alıyordu. Örneğin, yarışmacının ?iki çocuğum var? yanıtını, ?Allah bağışlasın demek iki çocuğunuz var?? ya da yarışmacının ?öğretmenim? yanıtını, ?çok güzel! demek öğretmensiniz?..gibi.      . Çünkü bu tür sorularda ?evet?, düşünülmeden verilecek doğal bir yanıttı. Soruyu başka bir sözcükle yanıtlamak için  ?evet? demenin yarışmayı kaybetmek olduğunun farkında olmak; yani soruları düşünerek yanıtlamak gerekiyordu. Yarışmacıların ekseriyeti, soruyu hiç düşünmeden, doğal olarak bir şekilde ?evet? diye yanıtladıkları için  yarışmayı kaybediyorlardı.                                                                   Anayasada yapılan değişiklerin oylanması (referandum) çalışmalarında, AKP?nin de benzer taktikler geliştirerek, yurttaşları, düşünmeden, doğal olarak ?evet? diyecekleri slogan sorularla evet oyu kullanmaya şartlandırmaya çalıştığı görülmektedir.İşte birkaç örnek :12 Eylül Anayasası?nın son bulması için; demokrasi için, bağımsız yargı için; 12 Eylülü yapanlardan hesap sorulması için, kadın- erkek eşitliği için, askeri yargının son bulması için ?vb.    AKP?nin evet için kullandığı bir başka argüman ise, ?12 Eylül darbesi?dir. AKP?ye göre ?hayır diyenler ve sandığı boykot edenler darbecilerin safında yer almakta ve 12 Eylül Anayasası?nın değişmesine karşı çıkmaktadırlar?. Hatta AKP yöneticileri hiç sıkılmadan 12 Eylül Faşist darbecilerin idam ettiği devrimcilerin resimlerini ve mektuplarını (yakınlarından izin alma gereğini bile duymadan) kullanabilmektedirler.Bu yazıda anayasa değişikliklerinin içeriğini tartışmayacağım.  AKP 12 Eylül Darbesine gerçekten karşı mıdır? Türkiye?nin demokratikleştirilmesi için samimi çaba harcıyor mu? Kürt sorununu gerçekten çözmek istiyor mu? sorularına  kısa yanıtlar arayacağım.Soruların yanıtları için AKP?nin  zihniyetine; ülke sorunlarına ilişkin çözüm önerilerine; kısacası demokrasi, insan hakları ve temel özgürlükler konusundaki temel yaklaşımına bakmak gerekirSöylemlerinin aksine AKP 12 Eylül Darbesine ve anayasasına karşı değildir. Çünkü:              AKP 12 eylül darbesi ve onu izleyen gelişmelerin ürünüdür. AKP kurucu ve yöneticilerinden hiçbiri darbeden dolayı bir sıkıntı yaşamamıştır.  Tersine ekonomik ve politik yükselişlerini 12 eylül darbesine borçludurlar.24 Ocak 1980 ekonomik kararları 12 eylül darbesi sayesinde uygulanabilmiştir. 12 eylül darbesinin temel nedenlerinden biri de 24 Ocak kararlarının uygulanması istemidir.  Ve Turgut Özal?dan sonra 24 Ocak Kararlarının en sadık uygulayıcısı AKP hükümetidir.AKP yönetimi kendi yararına kullanamadıklarının dışındaki 12 Eylül Anayasası ile  getirilen tüm kurumlara sahip çıkmış, onların kalıcı hale gelmesi ve kurumsal olarak kök salması için büyük çaba harcamıştır. YÖK gibi, zorunlu din dersleri, RTÜK ve MGK gibi?12 Eylül Darbesine, darbeciler tarafından yapılan zulme  karşı olduğunu ileri süren AKP, tüm girişimlere karşın, 12 1980 tarihinden bugüne kadar uygulanan işkenceleri, fail meçhul cinayetleri araştırmak üzere mecliste komisyon kurulmasına şiddetle karşı çıkmaktadır. Darbenin lideri Çankaya Köşkü?nde tantanalı şekilde ağırlanmakta ve darbenin 2. adamının cenazesinde cumhurbaşkanı dahil tüm kadrosuyla saf tutmaktadır.                                                               Kürt sorununu çözeceğim diye ortaya atılan AKP?nin, değişiklik paketinde Kürtler?e ilişkin tek satır bulunmamaktadır. Bir yandan asılan devrimcilerin fotoğraflarını kullanan AKP,  öte yandan meydanlarda idam cezasını kaldırdıkları için rakip partileri suçlamaktadır.

Özetlersek,  AKP?nin demokratlığı kendinedir;  12 Eylül darbesinin ve anayasasının temel felsefesi  ile de  bir sorunu yoktur. Tersine darbecilerce yerleştirilmeye çalışılan ekonomik, politik, sosyal ve kültürel zihniyetin tam olarak yerleşmesi, kurumsallaşması için büyük çaba harcamaktadır. 12 eylülün tamamlayıcısı işlevini yüklenmiştir. Yapmaya çalıştığı, kendi yönetim anlayışını sürdürmede engel oluşturan hükümleri değiştirmektir.                                          Hayır diyenlerin de farklı bir söylemleri ve argümanları bulunmamaktadır. Değişiklik salt AKP?den geldiği için ?hayır?   demektedirler.

İki tarafa da katılmamak, 3. bana daha doğru görünmektedir.

***                                ***                                ***