CHP Genel Başkanı Gürsel Tekin, Milliyet’e verdiği röpörtaj’da önemli mesajlar verdi. İşte o röpörtaj:

Tekin: Sarıgül'ün talebi yok

Tekin: Sarıgül önce ‘CHP’li olmak istiyorum’ diyecek.

 

“İstanbul’u alan Türkiye’yi de Genel Başkanlığı da alır” gerçeğinin CHP’de yarattığı tartışmaya dönük haberler birbirini kovalıyor.

İktidara yakın medyada CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı konusuna çok yakın bir ilgi var. Bu ilginin ana mesajı ise aynı:
“Yine birbirlerini yiyorlar. Sarıgül aday olursa CHP Genel Başkanlığı’na da göz diker.”

Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül adı etrafında yıllardır bir tartışmadır sürüyor. Toplum mühendisliği ve siyaset dizaynına varan hesaplarda Sarıgül ismi listede hep var. Üstelik bu hesabı her taraf yapabiliyor.

Sarıgül denildiğinde akla takılan çengellerden biri hep aynı:
Yıllardır Başbakan Erdoğan aleyhinde ağzından bir şey çıktığını duyan var mı?

Ve ikinci çengel:
Sarıgül denildiğinde akla hemen sol ve CHP mi geliyor, yoksa yelpazenin ortalarında her noktada durabilecek, her derde deva, ayrıca Alevi kimlikli bir siyasetçi mi?

Sarıgül’ün, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’ndan CHP’ye açık bir davet beklediğine dönük haberler yoğunlaştı. Koşulları bununla da sınırlı değil.
Kılıçdaroğlu’nun, kendisi açısından bir tamam-devam meselesi olan yerel seçimlerde İstanbul için kimi aday göstereceği konusundaki son kararı bekleniyor.

O karar vermeye çalışırken aday enflasyonu artıyor:

Akif Hamzaçebi, Muharrem İnce, Haluk Koç. Dün, eski belediye başkanı ve milletvekili Celal Doğan’ın adaylık için resmen başvuran ilk isim olduğu haberi geldi.

‘İç kavga yok’ 

Dün, CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin’le sohbet ettim.

CHP’nin son yerel seçimde İstanbul’da yüzde 37’lik oy oranını yakalamasında ve Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlık yolunun açılmasında büyük payı var.

Partideki bu İstanbul hengamesinde doğal adayların başındaki isim Tekin. Ancak içeriden ve dışarından bazı handikaplarla karşı karşıya.
Tekin lafa şöyle girdi:

“Son günlerde bazı köşe yazarları, CHP İstanbul’u nasıl kazanır telaşı içine girdi. Gözlerim yaşarıyor doğrusu. Onların gündüz gezdiği yerde biz gece geziyoruz. 40 yıldır siyasetin içindeyiz. CHP’de bir iç kavga yok. Aslında bizim temel sorunumuz bizden kaynaklı değil. Bazı güçlerden kaynaklı.”

Tekin’e Sarıgül’ün CHP’ye davet edilmeyi beklemesini nasıl değerlendirdiğini sorduğumda şu yanıtı verdi:

“Sarıgül’ün böyle bir talebi olmuş değil ki bu saate kadar. Bakın bu partiye herkes gelebilir. Birçok insan geldi, eski bakanlar, eski belediye başkanları. Sarıgül de gelebilir ama şöyle bir şey yok: ‘Geldi mi belediye başkanı olacak’. Sonuç ihtimaliyle siyasi partilerde kurullar var, partinin örgütleri var. Bir kere öncelikle kendisi, ‘CHP’li olmak istiyorum’ diyecek. CHP’li olur, bu talep İstanbul kamuoyuyla paylaşılır, İstanbul halkı, örgütü kimi derse hepimizin adayıdır.”

Özel davet mi yaptık?

Tekin’e göre Sarıgül’ün davet beklemesi “normal” değil:

“Kişisel davet olmaz. Sayın Genel Başkan ta 2010 yılında yaptı daveti. ‘Bizim dışımızda kalmış kim varsa’ dedi. Herkese davet yaptık. Fikri Sağlar’a, Gürbüz Çapan’a, İstemihan Talay’a, Celal Doğan’a özel davet mi yapmıştık? Özellikle bir ismi zikrederek bunun üzerine özel bir davet CHP geleneğine yakışan bir tavır değildir. Kapımız herkese açıktır. ‘Ben kendimi CHP’li hissetmek istiyorum’ diyen herkes gelebilir.”

‘Türkiye kazanır’

“İstanbul’u alan CHP Genel Başkanlığı’nı da alır. Sarıgül sadece İstanbul için yola çıkmaz” yorumlarına Tekin’in yanıtı şöyle:

“CHP kazanır karışır, kaybeder karışır. Böyle bir anlayış olabilir mi? İtibarsızlaştırmak için özel çaba var. İstanbul kazanırsa Kılıçdaroğlu kazanacak, CHP kazanacak, Türkiye kazanacak. Niye CHP karışsın, niye kongre olsun? Hiç kimsenin gücü Kılıçdaroğlu’na yetmez, deviremez onu açık söyleyeyim. Bu partinin 30 yıldır zikzak yapmamış, oraya buraya gitmeden çalışmış bir üyesi olarak ilk kez güçlü bir lider görüyorum. Kongre açısından da. Kılıçdaroğlu’nu hiçbir güç deviremez. Kendisi bırakmadığı sürece.”

‘Yüzde 40’ı geçeriz’

İstanbul adaylığı Tekin’in ajandasının ilk maddesi. Şunları söylüyor:

“Şunu açıkça söylüyorum; partim buna inanmışsa, İstanbullu da inanmışsa elbette İstanbul’u isterim. Sonuç itibarıyla siyaset yapıyorum. Parti görev verirse Şırnak’ta da aday olurum ama ben İstanbul’da siyaset yapıyorum. İstanbul olması son derece doğal. Belediyeyi alacağız, eminim. 

Aday olurum olmam ama İstanbul’un 39 ilçesinin tomografisini çekmiş bir siyasetçiyim. Kim nedir, nerelidir, kime oy vermiş, nasıl verir; hepsini çok iyi biliyorum. Son yerel seçimde oyumuz yüzde 38’di. 2009’da birçok anket şirketi yüzde 22’lerde gösterdi ama yüzde 38,5 rey aldık. Ben kendi kendime anketim. 6 AKP ilçesinin güçlü olduğu yere gideriz. Orada bir fotoğraf çıkar, görürüz. Bu yerel seçimde, İstanbul’daki oyumuz yüzde 40 bandını kesin geçecek. Elimizde yurtdışından yapılmış önemli bir araştırma var. Geçen hafta seçim olsaydı 3 puanla biz iktidar görünüyoruz. Önümüzdeki süreçte kim aday olursa olsun kampanyada bizim rakibimiz Tayyip Erdoğan. Erdoğan’la mücadele edecek belediye başkanı adayı kimse arkasında duracağım ben.”

Tekin, Kılıçdaroğlu ile adaylığı konusunu ne zaman etraflıca konuşacağını sorduğumda, “Daha var. Ekimden önce konuşulacak işler değildir” yanıtını veriyor.

Tekin, adaylık konusunda, “Herkes talep açabilir ama sonuç önemli” diyor. Celal Doğan’ın adaylığına da böyle bakıyor.