Aksiyon Dergisi’ne röpörtaj veren Hakan Şükür bomba açıklamalarda bulundu.

Ona, AKP saflarına katıldığı için de hain diyenler oldu, AKP’den istifa ettiği için de... 1990’larda ‘Fethullahçı Hakan’ diye manşet atan gazeteler vardı, bugün de...

Bir sabah evden Futbol Federasyonu Başkanı olmak niyetiyle çıktı. Gece milletvekili adayı olarak döndü. Siyaset ona çok şey öğretti.

Dershane tartışmalarının olduğu günlerde fikir ayrılığına düştüğü AKP’den 16 Aralık’ta istifa etti. Yani 17 Aralık’tan bir gün önce. Üstelik Spor Bakanlığı gibi bir makamı elinin tersiyle iterek… ‘Tuzluk’, ‘hain’ damgaları yedi en tepedeki isimden.

Suskunluğunu bozan İstanbul Milletvekili Hakan Şükür, haftalık haber dergisi Aksiyon’a konuştu. Bu süreçte bilinmeyen gerçekleri, hakkında merak edilen her şeyi Aksiyon’a anlattı.

Şükür’ün, Aksiyon Dergisi’nin pazartesi günü çıkacak son sayısında yer alan bomba gibi açıklamalardan bazıları şöyle:

 

-Siz bu dershane tartışmalarının çıktığı dönemde istifa ettiniz.

O, bardağı taşıran damlaydı. Ben partinin içine girdikten, yaşadığım birçok konudan sonra istifa etmeyi çok düşünmüştüm.

-Dershane tartışmaları öncesi mi?

Evet.

-Ama sizin için ‘talimatla geldi, talimatla gitti’ dedi Mehmet Ali Şahin.

Ucuz siyaset yapıyorlar. Bir yere bağlayıp bir yere vurmak, sizin üzerinizden koca bir hareketi zor duruma düşürmek istiyorlar. Futbolun sıkıntıları ve çözümleri için gittiğim yerden milletvekili adayı olarak çıktım. Doğruyu, olayın nasıl cereyan ettiğini kendileri gibi bana bu teklifi yapan da biliyor. Ben biliyorum, Allah biliyor...

-İstifa etmeden önce Fethullah Gülen’le hiç görüşüp, onun telkini ile ayrıldığınız söylendi…

Tamamen uydurma. Hatta tam tersi, dershane tartışmalarından önce birçok kez istifa etmek istedim. Ama beni burada kalmaya zorlayan kişi Hocaefendi’ydi. “Onlar bizim kardeşimiz, siz çıkarsanız, şimdi yanlış anlaşılır. Türkiye’de çok güzel şeyler oldu. Yani sizin girişiniz nasıl bir olaysa, çıkışınız, sebebi ne olursa olsun, farklı dedikoduları beraberinde getirir, bu da o partiye zarar verir.” gibilerinden telkinlerde bulundu. Hani ben girerken sormuş olsaydım, belki de bana ‘girme’ diyecekti, bilmiyorum. Girerken de sorma imkânım olmamıştı.

“İSTİFA ETTİĞİM GÜN BAKANLIK TEKLİF ETTİLER”

 -Siyasete girdiğinize pişman oldunuz mu?

Olmadım. Başlangıç itibariyle istifa sebeplerimde, niye siyasete girdim dedim, çıkmak istedim, farklı sebepten dolayı. Ama bugüne baktığımda bana çok şey öğretti siyaset. Yani bu, istifadan sonraki süreç.

-Size istifa etmeden önce bakanlık teklif edildiği söyleniyor?

Açık net söylüyorum, partinin ileri gelenlerinden, başbakana yakın biri vasıtasıyla, -ismini gerektiği zaman söyleyeceğim-, istifa etmeden 3 hafta önce ‘yakında bakansın, buna göre hazırlıklarını yap’ dendi. Hatta ve hatta istifa ettiğim, telefonlarımı kapattığım gün bütün o yetkili kişiler yakınlarımı arayarak döndürmeye çalıştılar ve bunu söylediler bana. ‘Bakan yaptık adamı, istifa etmesin’ dediler. Ben sadece bir olaya bakarak istifa etmedim. Ama ‘Hocaefendi istedi diye istifa etti’ dediler. Hiç alakası yok. Daha önce istifa etmeyi düşündüğümü partili birçok milletvekili arkadaşıma dillendirmiştim. Hepsi biliyor bunu.

-Şu an bağımsızsınız. 2015’teki seçimlerde aday olacak mısınız?

Şu anda hiçbir şey düşünmüyorum. Çünkü çok belirsiz bir ortamı ve çok bölünmüş toplumsal yapıda siyaset çok da anlamlı gelmiyor bana. Ancak 3 yıllık deneyimim bana siyasi anlamda da yapılabilecek şeyler olduğunu söylüyor. Açıkçası zaman gösterecek diyebilirim.

-İdris Bal bir parti kuruyor, var mısınız içinde?

Hayır. Ancak İdris beyi çok seviyorum. Kendisinden de çok şey öğrendim. Her türlü desteği veririm.

-Beraber olur musunuz?

Bugün için böyle bir planım yok. Ama 2015 bize neler getirecek bilmiyoruz.”