HDP Genel Başkan Yardımcısı Saruhan Oluç, Anadolu Ajansı’nın ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden'ın Türkiye’yi ziyareti sırasında yapmış olduğu konuşmasını ters düz ettiğini söyledi.

Anadolu Ajansı’nın servis ettiği haberi yabancı ajansların haberleriyle kıyaslama yaparak açıklayan Oluç, Anadolu Ajansının Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını  dünyaya rezil ettiğini söyledi.

İşte Oluç’un örneklerle verdiği o açıklamısı:

Anadolu Ajansı kime hizmet ediyor?

Anadolu Ajansı İngilizce servisi, Türkiye'yi ziyaret eden ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden'ın sözlerine dair haberiyle yayın çizgisini bir kez daha göstermiştir. Haberi başlığa taşıma biçimine bakıldığında ve dünyanın önde gelen basın kurumlarının haberleriyle karşılaştırıldığında sorun açıkça görülüyor:

Washington Post:

Haber başlığı: Biden criticizes crackdown on dissent in Turkey (Biden Türkiye'de muhalefete baskıları eleştirdi)

The Wall Street Journal:

Haber başlığı: Joe Biden criticizes Turkey's crackdown on free speech (Joe Biden Türkiye'nin konuşma özgürlüğüne yönelik baskılarını eleştirdi)

Associated Press:

Haber başlığı: Biden Calls on Turkey to Protect Freedom of Expression (Biden Türkiye'yi ifade özgürlüğünü korumaya çağırdı)

Reuters:

Haber başlığı: Vice President Biden chides Turkey over freedom of expression (Başkan Yardımcısı Biden Türkiye'yi ifade özgürlükleriyle ilgili payladı)

Agance France Press:

Haber başlığı: Turkey failing to set example on media rights (Türkiye basın hakları konusunda örnek olmayı başaramadı)

Anadolu Ajansı:

Haber başlığı: US Vice President hails Turkish democracy (ABD Başkan Yardımcısı Türk demokrasisini övdü) 

Haber spotu: Joe Biden tells reporters and NGOs that free expression and strong Turkish democracy matter 'not only Turks but to America' (Joe Biden muhabir ve STK'lara ifade özgürlüğü ve güçlü Türk demokrasisinin "sadece Türkler değil Amerika için de" önemli olduğunu söyledi)

Anadolu Ajansı'nın Joe Biden'ın sözlerini ters yüz ettiği bu haberi, kurumun genel yayın politikasını yansıtıyor. Bir iktidarın propaganda aygıtına dönüşmüş çamur medyasından farklı olarak, kamu yayıncılığı yapan Anadolu Ajansı ve TRT'den tarafsız, evrensel basın ilkelerine uygun ve iyi yayıncılık yapmasını beklemeye devam ediyoruz. Ancak bu son örnek de gösteriyor ki,Anadolu Ajansı yayıncılığı bugün Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarını kendi vergileriyle dünyaya rezil ediyor.

Saray-AKP Hükümeti’nin kamu yayıncılığı yapan Anadolu Ajansı ve TRT'yi kendi dar çıkarları çerçevesinde araçsallaştırmaları, özel müdahalelerle yandaş basın grupları oluşturmaları, diğer basın kurumları üzerine ağır baskılar kurmaları, içine girmiş oldukları totaliterlik döngüsünün göstergesidir. Bıkıp usanmadan uyarıyoruz: Bu yolun çıkışı yoktur ve maliyetini tüm halklarımız ödüyor.

Türkiye'de 28 gazeteci tutuklu ya da hükümlü olarak cezaevlerinde olduğu ve bu gazetecilerin tamamı AKP hükümetleri döneminde cezaevine girdiği halde, Başbakan Ahmet Davutoğlu Almanya gezisi sırasında röportaj verdiği Alman Basın Ajansıdpa'ya utanıp sıkılmadan "Türkiye’de, düşünce özgürlüğüne karşı bir baskı olsaydı buna karşı çıkacak ilk kişi ben olurdum. Gazetecilerin çoğu bizden önceki dönemde tutuklandı" diyerek dünya kamuoyunu pervasızca yanlış yönlendirmeye çalışıyor.

Halklarımıza istikrar vaat edip kriz ve savaş getiren Saray ve AKP iktidarının gerçeklikle olan bağlantısı her geçen gün biraz daha kopuyor. Çözüm sürecini kesintiye uğratan, kirli bir savaş yürüten ve her geçen gün sivillere karşı suçlar işleyen siyasi iktidar, yurttaşların bilgi alma özgürlüğünü engelliyor. Halklarımızın yetişmiş aydınlarının, akademisyenlerin yaptıkları barış çağrısından dolayı hedef gösterilmelerinin altında yatan da işte bu hakikat korkusudur.

Bu koşullar altında, basın, düşünce ve ifade özgürlüklerinin savunulmasının barış ve demokrasi umutlarının yaşatılması ve büyütülmesi için şart olduğu açıktır. Biz’ler, kurulmaya çalışılan bu yalan imparatorluğuna karşı hakikat ve özgürlüklerden yana olmaya devam edeceğiz.

 

Saruhan Oluç

Halkların Demokratik Partisi
Eş Genel Başkan Yardımcısı