Önceki gün Yakacık’ta bir arsaya “kaçak hafriyat”  (inşaat molozu) döküldüğü yönünde bir haber yayımladık. Haberimizin yayımlanmasının ardından Kartal Belediyesi’nde Fen İşleri Müdürlüğü’nün bağlı olduğu  Başkan Yardımcısı Gülseren Böyüktaş, belediye’de konunun konuşulması ve gündeme gelmesi üzerine “ böyle bir şeyin olmadığını, bizim yalan yanlış yazdığımızı” ” söylemiş..

 

Daha öncede kendisinin oturduğu siteye toprak dökülmesi olayıyla ilgili de bu tür haber yaptığımızı ve  kendilerini linç ettiğimizi söylemiş.

 

Tabi bu davranışı anlamak mümkün değil, mahallelinin tepkisi ortada iken, bizim olay yerinden çekip yayımladığımız (inşaat molozu) resimleri ortada iken acaba Böyüktaş kimi korumaya çalışıyor..!

 

Biraz inceleyelim.

Acaba Böyüktaş bu bölgenin sürekli kaydığını biliyormu, burası ticari faaliyet için uygun mu? Bu arsa üzerinde yapılacak faaliyet için kendisine bağlı olan Fen işlerinden izin alınmışmıdır.? Çevre Müdürlüğü’nden izin alınmışmıdır.?  Zabıta’dan izin alınmışmıdır.?

Velhasılı kelam yasal prosedür yerine getirilmişmidir.

 

Hele hele bu yer bir meclis üyesine ait ise daha da özen gösterilmesi gerekmiyor mu.?

 

Yapılan iş baştan sona hatalı olacak kimse görmeyecek, gazeteci yazınca da “yalan yanlış” diyeceksiniz”

 

Peki yukarıda saydığım kesekliklerin görmezden gelinmesi partiye ve belediye başkanına zarar vermiyor mu, muhalefete malzeme olmuyor mu.!

 

Tabi Böyüktaş, siyasetten gelmediği için, bir finans kurumundan emekli olduktan sonra siyasete girdiği için politik davranamıyor ve  bazı konuların sonuçlarının da siyaseten nereye varacağını tahmin edemiyor.

 

Vatandaş oraya hafriyatı (inşaat molozu) nu dökmüş, mahalleli ayaklanmış, gece bize ihbar gelmiş gidip resimlemişiz, kamyonlarca moloz   orada, üzerinde demirleriyle fotoğrafta görülüyor, konunun muhatabı başkan yardımcısı derhal olaya el koyup inceletip gereğini yapacağına ve uyarımız için bize teşekkür edeceğine  “öyle bir şeyin olmadığını” söylüyor.

 

Arsayı kiralayan belediye meclis üyeniz Orhan İspekter, Antalya’dan konuyla ilgili beni arıyor, kendisine durumu anlatıyorum, belli ki hafriyat döküldüğünü benden öğreniyor ve diyor ki  “ben elemanlara malzeme taşıyacak kamyonların çamura batmaması için güzergahına biraz sert malzeme  dökün dedim, eğer öyle bir şey dökülmüş ise geldiğimde ilgileneceğim” diyor.

 

Belediye Başkanı haberimizi ihbar kabul edip olay yerine gidiyor inceleme yapıyor,  manzarayı görüyor.  İlgili Başkan Yardımcısı Gülseren Böyüktaş’tan tık yok..

 

Böyüktaş “iki bayan başkan yardımcısı değişiyor mu”  haberimize de bozulmuş.

 

Sayın Böyüktaş siyasetten gelmediği için kendisini hala finans kurumunda, çevresindekileri de memur gibi görüyor ve ağzına geldiği gibi konuşuyor.

 

Biz bu saatten sonra birilerine gazeteciliğin inceliklerini öğretecek  durumda değiliz. Ama şu kadarını söyleyeyim,  gazetecilikte çeşit çeşit haber yapma teknikleri vardır, bunlardan bir tanesi de “kulis” haberleridir  bizim yaptığımız da budur.

 

Siyasi kadrolarda bulunan insanlar, en yakıcı eleştiriye dahi açık olmalıdır.

 

Bizim haberimizden sonra Böyüktaş, o meclis üyesini çağırıp ikaz etmesi gerekirken, yaptığının belediye’ye ve bağlı olduğu partiye zarar verdiğini varsa hatası veya eksikliği derhal telefi etmesini ve gerekli yasal prosedürü yerine getirmesi gerektiğini söylemesi gerekirken “böyle bir şey yok” demesini nasıl izah etmek gerekir.

 

Yerel yönetimler siyasette en hassas yerlerdir. Yerel yönetimlerde görev alanların, yapacakları her davranışın belediye’ye partisine yazılacağının bilincinde olmaları gerekir.

 

Bence Böyüktaş, yaptığımız haberin doğruluğuna yanlışlığına değil,bu olayı neden haber yapıp kamuoyuna duyurduğumuza tepki gösteriyor.

 

 Oysa biz, kendi birimiyle ilgili bazı ihbarlar gelmesine rağmen bu güne kadar bir çok şeyi gündeme getirmedik.

 

Örneğin “çır çır daki yeni belediye hizmet binasını yapan şirketin hak edişlerinin ödenmediğini çır çırdaki esnaftan duyuyoruz, doğrumudur neden ödenmiyor bilmiyoruz.

 

Çır çır esnafından duyduğumuz kadarıyla imalatın mevzuata aykırı olarak yapıldığı gerekçesiyle hak edişlerin ödenmediği söyleniyor.

 

Tabi burada merak edilen şu, çır çır esnafı bu kadar mahrem bilgileri nereden ve kimden edinebiliyor.!

 

Bu olayları bütün satırına kadar çır çırda esnaf biliyor, her kes duyuyor, Gülseren hanım duymuyor. Biz yazınca kıyameti koparıyor, linç ettiğimizi söylüyor.

 

Peki esnaf nasıl sizin mutfağınıza giriyor, sizin hak edişleri imzalamadığınızı nereden biliyor.!

 

Örneğin Ada tesislerinde yapılan imalatlar yasal mevzuata uygunmudur.

 

Örneğin belediye başkanı, bir çok ortamda kendisinin sorumluluğunda yapılan inşaatların başına inşaatlardan sorumlu Genel Koordinatör olarak bir meclis üyesini  atadığını söylüyor, ben Böyüktaş’ın bu durumu nasıl değerlendirdiğini doğrusu merak ediyorum. Biriminde ve belediye’de onca yetişmiş birikimli tecrübeli müdür  ve eleman varken ve  hiçbir birimde uygulanmayan bu uygulamanın neden kendi biriminde uygulandığını merak ediyorum.

Acaba  başarısızlığından mı, yetersizliğinizden eleman yetersizliğinden mi bu uygulama yapılmıştır.

 

Örneğin, Böyüktaş’ın birim müdürü istifa etti, bunu da çır çır da duyduk. Daha birkaç ay önce bu görev getirilen müdürün neden istifa ettiği de kamuoyu tarafından merak ediliyor.

 

Örneğin, yeni Belediye hizmet binası Kasım ayında bitecekti. Bu durumda bırakın Kasım’ı Aralığı  bu gidişle Mart’ta da bitmeyecek gibi..

 

Bütçe görüşmeleri esnasında muhalefetin eleştirilerine  “öğreniyoruz” diyen Böyüktaş’ın acaba bu söylemiyle hem grubunu hem de partiyi sıkıntıya soktuğunun ne kadar farkında

 

Ne diyelim iyi öğrenmeler..Ne demiş büyüklerimiz öğrenmenin yaşı yoktur.

Sayın Böyüktaş burası okul değil, siz öğrenene kadar, Kartal’ı bilmeyenler Kartal’ı öğrenene kadar atı alan Üsküdar’ı geçer.

Vay benim halkçı CHP’m Vay..

 

Yazacak çok şey var ama benden duymayın, çır çır esnafından duyun. Size tavsiye çır çır esnafını  daha fazla dinleyin söylemlerine kulak verin kulaklarınızı onlara tıkamayın.