Kartal Belediye Başkanıyla meclis grubu arasındaki gerginlik sürüyor.!

Son olarak meclis Grup Başkanvekilliği ve komisyon seçimlerinde yaşanan olaylar, gerginliği had safhaya çıkardı.

Sorunların büyümesi üzerine, Genel Merkez olaya el koydu

Yerel Yönetimlerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Günaydın, Kartal’a gelerek grup toplantısına katılırken, önümüzdeki günlerde Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi’nin de Kartal’a geleceği söyleniyor. 

 

Kılıçdaroğlu’nun da  önümüzdeki günlerde meclis üyesi Grup Başkanvekili İbrahim Doğan’la Ankara’da bir görüşme yapacağı söyleniyor.

 

Hafta başından beri CHP’de neler yaşandı bir bakalım.

Yasa gereği, her yıl Nisan ayında yapılması gereken Meclis Grup Başkanvekilliği ve komisyonlara üye seçimleri yapıldı.

 

Grup Başkanvekilliği’ne İbrahim Doğan ve İmkan Demirci aday oldu.

İddiaya göre belediye başkanı Grup Başkanvekilliği seçimindin önce, ilçe binasında İlçe Başkanı ve bazı meclis üyelerinin de bulunduğu ortamda elini masaya vurarak “ İbrahim Doğan Grup Başkan vekili seçilirse, istifa ederim” diyor.

Kime söylüyor bunu, İlçe Başkanına ve yanındakilere..Bu nasıl bir şeydir anlamak mümkün değil. Sanki meclis üyeleri birilerinin emir kulu ilçe başkanı çağıracak şunu seçin bunu seçin diyecek onlarda “tamam efendim” deyip onların istediğini seçecekler.

 

Hoş geldin demokrasi..!

Demek ki butür davranışlar geri tepiyor..

Tepti de, bu konuşmadan sonra pazar günü yapılan meclis grup toplantısında, Öz’ün bu çıkışına rağmen İbrahim Doğan 1 oy farkla yeniden Grup Başkanvekili seçildi..

 

Sonra ne oluyor, işler çığırından çıkınca pazartesi günü yapılan grup toplantısına Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Günaydın’da katılıyor, çok fazla detaya girmiyorum, Günaydın Kılıkçardoğlu’nun İbrahim Doğan’la görüşmek istediğini ve kısa süre içinde kendisini Ankara’ya çağıracağını söylüyor.

 

Gök, tarafsızlığı’na gölge düşürdü

 

İlçe Başkanı Kamer Gök, ilk meclis toplantısında Grup Başkan Vekili İbrahim Doğan’a “Grup Başkanlığını ben yapacağım” diyor. İlk Meclis toplantısında Grup Başkanlığı’nı kendisi yapıyor. İşin ilginç yanı, yanında Grup Başkanvekili olarak İbrahim Doğan oturması gerekirken, başka bir meclis üyesi  Gürbüz Çifçi oturuyor. Doğan’da arka sıralara oturuyor.

Bu davranışla Doğan  tamamiyle baybass edilmek isteniyor. Yani sen seçildin ama biz seni tanımıyoruz anlamına geliyor..

 

Belediye Başkanı’nın “istifa” çıkışına rağmen, meclis üyeleri İbrahim Doğan’ı yeniden Meclis Başkanvekili seçiyorlar. Asıl üzerinde durulması gereken durum bu değimlidir.?

Bu aşamadan sonra İbrahim Doğan’ı Baypas etmek ona oy verenleri Baypas etmek anlamına gelmiyor mu.!

 

Aslında derinlikli düşünüldüğünde, Doğan’a yapılan davranış aslında ona oy veren meclis üyelerine yapılmış olmuyor mu.!

 

Peki sayın Gök’e ne demeli, her seferinde hukuku ve demokrasiyi dilindin düşürmeyen  Gök, neden böylesi bir duruma tevessül etmiştir.?

Peki bu bir demokrasi ayıbı değimlidir, bu insan haklarına aykırı bir davranış değimlidir.?

Her kesin demokrasiye saygı göstermesi gerekmiyor mu.?

Hiçbir parti, hiçbir kişi, kendini hukukun ve demokratik değerlerin üstünde göremez.

Parti disiplini başka şeydir, hukuka ve yasalara saygılı olmak başka şeydir. Meclis üyeleri halkın oylarıyla seçilerek meclise gelmiş kişilerdir, birilerinin memuru falan değildirler. Hukuka ve vicdanlarına göre hareket ederler.

Birilerinin dediğini yaparsa iyi, yapmazsa disiplin sopasıyla korkutmak en hafif tabiriyle demokrasi ayıbıdır

Taner Özdemir ve Atilla Duman olayı

Gök’ün Taner Özdemir ve Atilla Duman’ın encümen üyeliğine aday olmalarında aykırı bir duruş sergilediğini görüyoruz.

Parti çevrelerinden ve kulislerden aldığımız bilgiye göre, yapılan grup toplantısına Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Günaydın’da katılıyor, bazı değerlendirmeler yapıldıktan sonra, gündeme geçilmeden önce Günaydın izin isteyerek ayrılmak istiyor, bu sırada Taner Özdemir de kalkarak gruba katılmayacağını ancak demokratik hakkını kullanarak aşağıda aday olacağını söyleyerek gruptan ayrılıyorlar. Atilla Duman’da onlarla birlikte ayrılıyor. Bunun üzerine Gök,”siz bilirsiniz ben bunu üst kurula rapor edeceğim” diyor.

 

Daha sonra grup toplantısı yapılıyor, Encümen üyelikleri için yapılan eğilim yoklamasında Metin Uluyurt, Gürbüz Çifçi ve İbrahim Sarı aday gösteriliyor. Mecliste, Taner Özdemir ve Atilla Duman, Kamer Gök’ün daha önce yaptığı uygulamayı örnek alarak, encümen üyeliğine aday oluyorlar.

 

Tamer Özdemir ve Atilla Duman, mecliste encümen üyeliğine  aday oluyorlar ve yapılan oylamada Tamer Özdemir, Atilla Duman Metin Uluyurt encümen üyeliğine seçiliyorlar.

Şimdi bakalım İlçe Başkanı Kamer Gök nasıl bir oy izleyecek, bunu rapor edecek mi etmeyecek mi.? Ederse zaten geçmişte kendisi de yapmış onu nasıl izah edecek hep beraber göreceğiz.

 

Görüştüğümüz bazı partililer şunu söylüyorlar Geçtiğimiz dönemlerde Meclis Başkanvekilliği ve encümen üyeliği seçimlerinde aynı durum yaşandığında, sayın Kamer Gök şunu söyledi “ Bu benim yasal hakkımdır, yasal hakkımı kullanacağım, bunu kimse elimden alamaz. Yasa var hukuk var, bize Taliban yönetimi uygulamayın” demedi mi.?  Şu anda Taner Özdemir ve Atilla Duman onu örnek alarak bu haklarını kullandılar. O gün o sözleri söyleyen biri, bu gün nasıl oluyor da insanları üst kurula rapor ediyor”

 

Doğrusunu söylemek gerekirse, meclis üyelerine bu kadar baskıyı anlayamıyorum. İlle de bizim dediğimiz olacak dayatması neden.?

Bu tür bir yol izlenmektense oturup anlatmak konuşmak ikna etmek vb yollar neden denenmez.

 

Neden her şeyin doğrusunu siz biliyorsunuz.?

 

Not: Haberin yayımlanmasından sonra gelen telefonlar üzerine, bazı eksiklikler nedeniyle haberde düzeltmeler yapılmıştır. Bundan dolayı okuyucularımızdan ve muhataplardan özür dileriz.