Belgeli danışmanlar bir havuzda toplanacak

Türkiye’nin ilk devlet belgeli KOBİ Danışmanlarından Barış ARİÇ yeni KOBİ DANIŞMANLIĞI sistemiyle ilgili bilgiler verdi. 

Ariç “Hükümet, KOBİler güçlendirmek ve rekabet edilebilirliklerini artırabilmek amacıyla Mesleki Yeterlilik Kurumu’nda ‘KOBİ DANIŞMANI’ mesleki grubu oluşturdu. Türkiye çapında açılan sınavlarda başarı gösterenlere belge verildi ve akredite KOBİ DANIŞMANLARI için bir havuz oluşturuldu. Böylelikle işletmeler KOSGEB kontrolündeki havuzdan belgelendirilmiş danışmanlardan hizmet alacaklar. Hizmet alan işletmelerin danışmanlık ücretleri KOSGEB tarafından desteklenerek ödenecek.

Türkiye gelişmiş ülkelerdeki iyi uygulamaları ülkemize getirerek kalkınmayı hızlandırmaya çalışıyor. Mesleki standartların getirilmesi ve bunların denetlenmesi uygulaması, gerek Avrupa birliği gerekse diğer gelişmiş ülkelerde uygulanan bir konuydu. Ülkemizde de bunun yavaş yavaş hayata geçirilmiş olması da  mutluluk verici. Çünkü pek çok farklı paydaş ile birlikte hazırlanan meslek standartı mesleğin kalitesini yükseltir.

 

Danışmanlığa standart getirildi

Bu sistem sayesinde KOBİ Danışmanlığı mesleği için de bir takım standartlar getirildi. Bu standartlar baz alınarak adaylar  İşletme yönetimi, finans yönetimi, üretim, pazarlama gibi işletme temel faktörlerini de kapsayan 8-9 alandan ciddi yazılı ve sözlü sınavlar tabi tutuluyor. Bunlardan bir tanesinde bile başarısız olursanız belge alamıyorsunuz. Yani siz finansal konularda uzman olabilirsiniz, işletmeyi finansal olarak analiz edip KOBİ’ye gerekli stratejiler uygulama yeterliliğine sahip olabilirsiniz fakat eğer işletme yönetimi yada pazarlama v.b gibi diğer alanlarda  yeterli bilgiye sahip değilseniz yine bu belgeyi alamıyorsunuz.  Belge almaya hak kazandığınızda ise akredite KOBİ DANIŞMANI oluyorsunuz. Bu noktada aslında devlet sizin yeterliliğinizi işletme adına önceden ölçüyor ve  hizmet süreci içerisinde de denetlemiş oluyor.

 

Danışmanlarla çalışan bir KOBİ kurumsallaşma için önemli bir adım atmış demektir.

Ülkemizdeki özellikle KOBİ’lerin rekabet edilebilirliklerini artırabilmesi ve işletmelerini büyütebilmeleri için her zaman danışmanlara ihtiyaç duyacaklarını belirten ARİÇ; ‘ Danışmanlık konusu günümüzde işletmeler açısından özellikle KOBİlerde çokca faydalanılan bir durum değil. Geleneksel tarza yönetilen işletmelerde yöneticiler bir danşmanla çalışmayı işletmeye külfet olarak görmekte ve yapılması gereken faaliyetler sıralamasında en son sıralara yerleştirmektedir. Bu yanlış.  Dünya globalleştikçe ve büyüdükçe sizinde paralelinde onu takip etmeniz gerekir. Bunuda uzmanlarla çalışarak yapabilirsiniz.  Büyük ölçekli firmaların çok yüksek maliyetlere katlanarak farklı alanlarda konularından uzman danışmanlardan faydalanmalarının altında yatan sebep de budur. İşletmeniz çevrenizdeki değişkenlere ayak uydurabiliyorsa ayakta kalabilir.  Örneğin İnsanların dünyanın herhangi bir yerinden alışveriş yapması rekabeti artırsa da bunu iyi kullanabilirseniz ve strateji oluşturabilirseniz bu durum sizin için ‘yeni pazarlar’ anlamına gelecektir. Dolayısıyla bütün bu değişkenlere karşı işletmelerin geleneksel yapıdan sıyrılıp kurumsal bir yapıya geçmeleri onların menfaatine olacaktır. Danışmanlarla çalışmaya başlayan bir işletme kurumsallaşma adına önemli bir adım atmış demektir.  

 

Danışmanlık ücretini KOSGEB ödüyor

Devletin KOBİ’lerin kurumsallaşma ve markalaşma konularında desteklediğini belirten Barış ARİÇ;  Bu nokta da devlet getirdiği KOBİ Danışmanlığı uygulamasıyla bizim gibi danışmanlarla çalışan işletmelere ödedikleri danışmanlık ücretlerini %70 oranına kadar geri iade ediyor. Böylelikle işletme sağlanan bu teşvikle işletme hem devletin onayladığı bir uzmandan yardım almış oluyor hemde daha az danışmanlık ücreti ödüyor.  

 

Devlet desteklerini iyi takip etmek gerek

Türkiye’de farklı zamanlarda işletmelere çok faydalı olacak teşvikler açıklanıyor. Özellikle imalat sanayindeki firmalar için Makina techizat, yazılım, personel  konularında çok iyi teşvikler açıklanıyor. Yatırım yapacak işletmeler için çok faydalı destkler var.  Böylelikle işletmeler yapacakları yatırımlarda hem çok fazla öz sermaye kullanmadan hemde faizsiz kredi kullanarak bu teşviklerden faydalanabilirler.