Makine Mühendisleri Odası, merkezi ısıtma sistemine sahip binalarda, zorunlu hale gelen  ısınma maliyetlerinin ısı kullanım miktarına bağlı olarak paylaşımını sağlayan sistem konusunda kamuoyuna yönelik yazılı bir açıklama yaptı.

 

“ BASININ VE KAMUOYUNUN DİKKATİNE!

Çok pahalı enerji kullanan ve enerjide % 92 dışa bağımlı ülkemizde bu alandaki birikim ve tecrübelerimizle halkımızı ve kamuoyunu bilgilendirmeyi görev saymaktayız. Odaların birçok karar sürecinden dışlanmasına karşın yapılan bazı doğru uygulamaların da yanında olduğumuzu ve bu konuda kamuoyunu bilinçlendirmek amacıyla çalışmalar yürüttüğümüzü de belirtmek isteriz.


18.04.2007 de kabul edilip 02.05.2007 tarihinde yürürlüğe giren Enerji Verimliliği Kanunun  7. Maddesinin c bendi  ve geçici 6. Maddesi  gereği  02.05.2012 tarihinden itibaren Merkezi ısıtma sistemine sahip binalarda, ısınma maliyetlerinin ısı kullanım miktarına bağlı olarak paylaşımını sağlayan sistemlerin kullanımı zorunlu hale gelmiştir. 

Çoklu kolon ile merkezi ısıtma sistemine sahip binalarda (yani eski binalarda) ısı pay ölçer kullanılır. Yeni binalarda, ise kalorimetre kullanımı söz konusudur. Kalorimetreler kollektör girişine takılır. Gidiş-dönüş su sıcaklığı ile okunan debi üzerinden daire bazında harcanan enerji kalorimetre üzerinden okunarak paylaşım yapılır.

Çoklu kolonlu sistemlerde ise ısı pay ölçer kullanımı zorunludur. Her bir radyatör üzerinden harcanan ısı okunarak  toplanır konutun bireysel ısı harcamı bulunur. Bu miktar gelen doğal gaz faturasının %70‘ine karşılık geldiğinden hareketle, bina ortak kullanım alanlarının tüketimi, ısı giderinin %‘30 u olarak tespit edilmiştir. Dairesini kullanmayanların radyatör vanalarını tamamen kapatmaları yada ödeme yapmamaları söz konusu değildir. Kullanılmayan  mekanların sabit 15ºC ortam sıcaklığında tutulması zorunludur. Bu şekilde komşu mekanlardan haksız ısı kazancı engellenmiş olur. Kullanılmayan daire sahipleri ortak mahallerin harcamı olan %30 luk ısı gideri ile sabit 15ºC ortam sıcaklığını karşılayacak ısı gideri toplamını ödemek zorundadır.

Sistemde ısı pay ölçerin yanı sıra termostatik vana takılması zorunluluğu vardır. Bu şekilde kullanılan enerji minimize edilmiş olmaktadır. Binanın konumundan dolayı yön farklılığının getirdiği ihtiyaçları karşılayarak, sadece harcanan enerjinin bedelinin ödenmesini sağlar. Termostatik vanada yapılan 1 º‘lik kısma yaklaşık %6‘lık yakıt tasarrufu getirmektedir. Dolayısıyla ısı payölçer ve termostatik vana kullanımı bina genelinde enerjinin etkin kullanımını sağlayacak, bireyler harcadıkları kadar enerjinin bedelini ödeyeceklerinden fazladan eklenen radyatör dilimleri, kış koşullarında pencere açılmasını ortadan kaldıracaktır.

Ülkemiz enerji konusunda dışa bağımlı bir ülkedir. Dışarıdan aldığımız petrol ve doğalgazdan elde ettiğimiz enerjinin %20 sini ulaşımda, %42 sini sanayide, %38 ini bina ısıtmasında kullanıyoruz. Merkezi sistemli binalarda ısı pay ölçer uygulamasına  geçmek ile yılda yaklaşık %40 tasarruf edileceği düşünülürse  bu miktarın hiç de azımsanmayacak bir değer olduğu görülecektir.

Her ne kadar  ülkemizde  bu dönüşüm batıdan 30 yıl sonra uygulanmaya başlasa da anlamlıdır. Ancak ülke geneline bakıldığında  bu konuda farkındalık yaratmakta gecikilmiştir. Ekonomik olmadığı bilinmesine rağmen, yıllarca çok katlı binalarda yapılan kombi uygulamaları (TOKİ Binaları) sistemin bozukluğunun en önemli göstergesidir. 5627 sayılı yasa ve Bina Enerji Performans  Yönetmeliği ile birlikte yeni binalarda kombi uygulamalarına 2000 m2 kullanın alanı sınırı getirilmiştir.

5627 sayılı yasanın 7. Madde d bendi ile geçici 6-2 maddesi gereği 02.05.2017 tarihine kadar mevcut tüm binaların (01.01.2011 tarihinden önce kullanım ruhsatı olan eski binalar ile bu tarihten sonra kullanım izni alacak olan tüm binalar) bir enerji kimlik belgesi (EKB)  almak  zorundadır.

Makina Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi olarak zaman zaman kamuyu bilinçlendirmek amacıyla ısı paylaşımı, enerji kimlik belgesi, bina izolasyonu-mantolama gibi konularda bilgilendirme toplantıları yapılmaktadır. 

03 Mayıs 2017‘den önce sanayi yapıları ve ısıtma yada soğutmaya ihtiyaç duymayan tüm yapıların enerji kimlik belgesi alması zorunluluğu vardır. Yapılacak enerji etütleri ile binaların enerji harcamı, buna bağlı olarak atmosfere yaptığı CO² salımı ve buna bağlı olarak enerji sınıfı tespit edilecektir.  Bu noktada bina dış kabuğunun TS 825 standardına uygunluğunun kontrolü, ihtiyaca bağlı mantolama ile enerji sınıfı yükseltilebilecektir.

Gerek enerji sınıfının yükseltilmesi amacıyla yapılacak mantolama gerekse ısı pay ölçer-kalorimetre  ve termostatik vana kullanımı yatırım maliyetleri nedeniyle halkımız tarafından zorunlu olunmadıkça tercih edilmemektedir. Bu noktada devletin sosyal devlet olması gereğinden hareketle desteği gereklidir. Isı pay ölçer- kalorimetre kullanımını özendirici önlemler alması gerekir. Eğer halkın bu tür bir finansman desteği olmadan bu dönüşümün yapılması bekleniyor ve isteniyorsa eksik ve dolayısıyla yanlış bir tutum alındığı kanaatindeyiz.

Kamuoyunu bilgisine sunarız.

TMMOB MAKİNA MÜHENDİSLERİ ODASI İSTANBUL ŞUBESİ “