Maltepe Belediyesi’nin AKP’li meclis üyesi Adem Göktaş, bütçe görüşmeleri sırasında skandal bir olaya imza attı.

 Göktaş, bütçe ile ilgili görüş ve eleştirierini açıklayacağına, görevinin ve yetkisinin dışına çıkarak, kendisine Sultanbeyli’den gönderildiğini iddia ettiği, belediye başkan ve bürokratlarını iftira ve ağır ithamlarla suçlayan bir mektubu okudu.

Ankara’dan görüştüğüm konunun uzmanları, meclis üyesinin bu davranışının  gerek 5393 sayılı Belediye Kanunu “Belediye Meclisinin Görev ve Çalışma Yönetmeliği”ne göre, gerekse  de TCK’ya göre suç teşkil ettiğini, Cumhuriyet Savcılığı’na ve İç İşleri Bakanlığı’na şikayette bulunulması durumunda ağır bir ceza ile karşı karşıya kalmasının kaçınılmaz olduğunu belirttiler.

 

Skandal’ı kendi ağzından dinleyelim  .!

 Özetle şöyle diyor Göktaş  ” Arkadaşlar geçen Cuma günü bir mektup aldım. Önce bu mektubu anlamakta biraz güçlük çektim. Ama bu gün bütçe karşımıza gelince bu mektupla örtüşüyor gibi geldi bana. Gelen mektupta da bir tarafta bu mal ve hizmetlerin nasıl harcandığına ilişkin iddialar var. Diğer kısmı ise bu belediye bütçesinin dışında işlediği ileri sürülen bir çarktan bahsediliyor” diyor.

 

Mektubun bir kısmını okuduktan sonra şöyle diyor “Haydar Koç isminde birisi, Sultanbiyli postanesi’nden kendisine bir mektup göndermiş, mektup da belediye’de tüm Müdürlüklerde  dönen çarkı anlatmış. Bağdat caddesi’nde ofisi olan Ş.D isimli birisi varmış, belediyenin bürokratları belediye’de işi olanları ona yönlendiriliyormuş ve paralar ona ödeniyormuş, daha sonra bu paralar dağılıyormuş, bir kısmı da yurt dışına çıkıyormuş.! Bu çarkla birlikte, Maltepe’nin borca batırıldığı soyulduğu ileri sürülüyormuş.!

 

Göktaş, mektubu okuduktan sonra şunu söylüyor “Bunları araştırması noktasında başkanımıza ben bu mektubu vereceğim. Bunların doğru olup olmadığı noktasında araştırmayı yaptıktan sonra, başkan da bize bu şahsın kim olduğu noktasında bilgi verir diye düşünüyorum” diyor.

 Dışarıda bazılarının yaptığı dedikoduları meclise taşıyor.!

 İnanılır ve anlaşılır bir durum değil.!

Bu mektubun okunacağı yer, iletilmesi gereken merci meclismidir?

Bu mektubun iliteleceği yer, Cumhuriyet Savcılığı’dır.

 Bu duruma onay veren AKP’li yetkililer bunu bilmiyor mu? Adem Göktaş bunu bilmiyor mu?

Bal gibi biliyor.!

Ama nedense, suç oluşturduğunu bile bile bu hayali mektubu mecliste okuyup gündeme getirmeyi uygun görüyorlar.!

Bu olay manidar değilmidir?

Ama anladığım kadarıyla niyet başka.!

 AKP Maltepe’de muhalefet yapamayınca, maalesef sokakta dedikodu siyaseti üreten muhaliflerle aynı çizgiye düşüyor.!

 

Adem Göktaş’ın bu yaptığı açıkça suçtur.! Görevini kötüye kullanmıştır. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun ‘Belediye Meclisinin görevleri ve çalışma yönetmeliği’ne aykırı davranmıştır. Yasalar açıktır. Gündeme getirdiği olayın belediye’nin iş ve işleyişi ile ilgisi yoktur.

 

Belediye Başkanı ve diğer belediye görevlilerinin Adem Göktaş hakkında Cumhuriyet Savcılığı’na ve İç İşleri Bkanlığı’na suç duyurusunda bulunması durumunda, Göktaş’ın ağır bir yaptırımla karşı karşıya kalacağı kaçınılmazdır.

 

Bu nasıl bir anlayışıtır. Bu nasıl bir sorumsuzluktur. Kim oldukları belli –olmayan birileri her türlü küfürü hakareti iftirayı yazıp gönderecek, bir meclis üyesi de bunu mecliste sorumsuzca dile getirecek.! Birde mektubunbir kısmını okumayı etik bulmadığını söyleyecek.

 Bu olacak işmidir?

 Ali Kılıç, nasıl bir cevap veriyor..

 Göktaş’ınbu davranışına Ali Kılıç “Kimler tarafından kaleme aldığı belli olmayan bir mektup getirip burda okuyacaksınız, kast şudur diyeceksiniz budur diyeceksiniz arkadaşlar. Hiç fazla geriye gitmeğe gerek yok  daha bundan beş  sene önce  on  sene önce bavullar dolusu sahte belgeler Türkiyede savcıların kapısında dolaştırıldı.

Bu ülkenin Genelkurmay başkanı vatan haini ilan edildi. Bu ülkenin anıtı dikilmesi gereken savcısı denilen Zekeriya Öz şimdi hükümet tarafından kırmızı bültenle aranıyor.  Yanlışmı düşünüyorum?

O nedenle sakın dolduruşa gelmeyin arkadaşlar! Bu ülkede oluşturulan sahte belgelerle, ülkenin kara kutusu olarak Genelkurmayın kozmik odasına girdi kimsenin gıkı çıkmadı  arkadaşlar. Bunu niye söylüyorum, hep beraber kaybettik. Kim onun arkasında durduysa durdu , Ama eleştirenlerde vardı .O eleştirenlerede diyolardı ‘ki siz avukatmısınız ? Şu anda hastanede yaşam mücadelesi veren türk siyasetinin çok önemli  çok saygı değer  Deniz Baykal o gün kalkmış demiştiki  evet ben bu davanın avukatıyım demişti . Tarih o gün savcı olanları değil  avukat olanları haklı çıkarmıştı” diyerek konuyu kapatıyor.

**                                                              **                                                   **

 

Bu olayda tersini düşünerek bir empati yapalım (hayal ürünü) Belediye Başkanı bir meclis oturumanda kürsüde dese ki  “Arkadaşlar Z:D isimli birisinden meclis üyesi Adem Göktaş’la ilgili bana bir mektup ulaştı. Mektup, Sultangazi’den postaya verilmiş. Mektupta öyle şeyler var ki burada açıklamayı etik bulmuyorum ama bir kısmını okuyayım.

 

Adem Göktaş kötü işlerin, döndüğü bir çarkın içindeymiş, burada açıklayamayacağım çok kötü işler yapıyormuş, toplanan paraları B….nin ofisinde pay ediyorlarmış. Hatta bir kısmını da yurt dışına kaçırıyorlarmış. Bunları araştırması noktasında ben bu mektubu vereceğim. Bunların doğru olup olmadığı noktasında araştırmayı yaptıktan sonra, Göktaş da bize bu paraları çeviren pay eden organize eden şahsın kim olduğu noktasında bilgi verir diye düşünüyorum” dese Doğru olur mu?

  

Olmayacağını AKP’li Göktaş’da biliyor. Ama nedendir bilinmez, haksızlığı ve hukuksuzluğu göze alarak bunu yapıyor.!

İnsanları böylesine ucuz bir yöntemle karalamak bu kadar kolay mı? İnsani mi, vicdani mi, ahlaki mi?

 

Hiç biri değil..

Maalesef siyaset ve muhalefet üretemeyenler, bu tür yollara tevessül ediyorlar.

 

Öğrendiğim kadarıyla AKP’li meclis üyesi Avukatmış.! Peki bir Avukat, nerden ve kimler tarafından hangi amaçla üretildiğini bilmediği ağır itham ve iftiralar içeren böyle bir mektubun doğruluğunu araştırıp tespit etmeden (kaldı ki tespit etsede yolu yöntemi ve yeri bu değildir) görev ve yetkilerini aşarak böyle bir şey yapabilir mi?

 

Asla yapmaz.!

 

Sayın Göktaş’a soruyorum, size bu mektubu gönderdiğini iddia ettiğiniz kişi, neden savcılığa gitmemiş de size göndermiş.! hiç kendinize sordunuz mu?

 Hadi diyelim gitmedi size gönderdi. Sizin, bu mektubu iletmeniz gereken merci neresidir?

Cumhuriyet Savcılığı..

 Peki siz neden bu yolu denemediniz de görevi kötüye kullanma suçunu göze alıp, yasaya aykırı davranarak, mecliste gündeme getirdiniz?

 

Bu manidar değilmidir?

Evet oldukça manidardır ve her açıdan suç oluşturur. Bu olayın Cumhuriyet Savcılığı’na intikal ettirilmesi durumunda, Göktaş’ın ceza alması kaçınılmazdır.

Bu olayın neden manidar olduğunu toplum olarak hep birlikte göreceğiz. Olayla ilgili seslerin geldiği yer, bizi doğru adresi götürecektir.!

Bekleyip göreceğiz….