Musul Eski Başkonsolosu Yılmaz, Suriye krizi ve PYD tartışmalarını değerlendirdi.

 

ABD’nin açıklamalarını hatırlatan Yılmaz, “Açıklamalarda PYD ile Türkiye’yi aynı kefeye koyması düşündürücü. Türkiye adım adım savaşın içine sürükleniyor” dedi. 20 Şubat 2016 Cumartesi 23:12Bu haber 625 kez okundu. 3 0 Musul Başkonsolosu görevindeyken ekibiyle birlikte IŞİD tarafından kaçırılarak 49 gün rehin tutulan CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, Suriye ile yaşanan kriz ve “devletin kalbine” yapılan terör saldırısıyla ilgili ÖZGÜR DÜŞÜNCE’ye çarpıcı açıklamalar yaptı.

İŞİN BOYUTU DEĞİŞTİ

Suriye konusunun bir çıkmaza girdiğini ifade eden Yılmaz, Esed ile muhalifler arasında başlayan sorunun “vekalet savaşı” denilen ikinci evreyi geride bıraktığını söyledi. “Rusya’nın bombardımana başlamasıyla birlikte artık vekalet veren ülkeler doğrudan alana inmeye başladı. İşte bu noktada işin boyutu değişti” diyen Yılmaz şöyle devam etti: “Şimdi, Türkiye, Amerika’yla çok uzunca bir süre müttefik ilişkisine sahip ama ABD, Türkiye’yi maalesef müttefik ilişkisinin gereği gibi görmüyor. En son yapılan açıklamalarda da PYD ile Türkiye’yi aynı kefeye koyması düşündürücü. Bu, Türkiye’nin ulusal güvenliğini ilgilendiren bir konu. Gelinen aşama itibarıyla Türkiye neredeyse adım adım savaşın içine sürükleniyor. Adım adım o noktaya gidiyor.”

Türkiye-Suriye denkleminde Türkiye’nin Azez ile Kilis arasına sıkıştığına dikkat çeken Yılmaz, “40 kilometre derinlikte bir alan. Başka bir alan kalmadı. Türkiye-Suriye tablosundan tamamen dışlanıyor, hem diplomatik olarak dışlandı hem de şimdi askerî olarak dışlanıyor; bunu bir kere tespit etmek lazım” dedi. Suriye ile sınır uzunluğumuz 911 kilometre olduğunu hatırlatan Yılmaz, “Bunun 650 kilometresi neredeyse PYD’nin kontrolüne geçmiş. Peki, Rusya’nın bombardımanı 4 ay önce başladı, ondan önce niye biz müdahale etmedik? Madem orada bu hassasiyetle hareket ediyorsak niye müdahale etmedik? Yani illa Azez mi çok kritik? Burada da bir çelişki var” tepkisi verdi.

DEVLET İŞLEMİYOR

Ankara’daki bombalı saldırıyı hatırlatan TBMM Dışişleri Komisyonu Üyesi Yılmaz, devletin görevinin terör saldırılardan önce bu saldırıları minimize etmek olduğunu dile getirdi. Yılmaz, “Olabilecek terör saldırılarıyla ilgili istihbaratı almak, yeterince personeli sahaya sürmek, saldırılar olmadan engellemek devletin görevidir. Bu olayda bunların yapılmadığı görülüyor. Saldırı olduktan sonra da devletten beklenen; en ince detayına kadar araştırıp tüm bağlantılarını ortaya çıkarıp ve kamuoyuyla paylaşıp duyarlılık yaratmaktır. Hem de devletin çalıştığına ilişkin mesaj vermektir. İkinci aşamanın da sağlıklı işlemediğini görüyoruz ” eleştirisi yaptı.

DERS ALINMADI

7 Haziran seçimlerinden bu yana yaşanan saldırılardan ders alınmadığını aktaran Yılmaz, “Diyarbakır, Suruç, Ankara Tandoğan, Ankara Merasim Sokak, İstanbul Sultanahmet’te olan bütün saldırılardan sonra bir ders alındığını, engellenmesi için çalışma yapıldığını görmüyoruz” dedi.

ARKASINDAKİ GÜÇLER AÇIKLANMIYOR

Türkiye’ye dönük terör saldırılarının ulusal güvenlik meselesine dönüştüğünün altını çizen Yılmaz, kritik bir çağrıda bulundu: “Diyarbakır, Suruç, Ankara Tandoğan, son bombalı saldırıyı yapanlar belki bulunmuştur ama arkasındaki güçler bulunmadı. Ve açıklanmadı. Eylemi gerçekleştirenin kimliği açıklanıyor, arkasında kimler var, kim yaptırdı, niye yaptırdı, onlarla ilgili kamuoyunun net şekilde aydınlatılması gerekir. Çünkü bu hem güvenliği ilgilendiriyor, hem de mensubu olduğumuz ülkenin ulusal güvenliğini ilgilendiriyor.”