Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Başkanı Oğuz Kaan Salıcı, CHP Pendik İlçe Başkanlığı’nda düzenlediği basın toplantısıyla AKP’li Pendik Belediyesi’nde yaşanan ve yargıya da taşınan ihale yolsuzluğunu açıkladı.

Pendik İlçe Başkanı Halit Temiz ve Pendik Belediye Meclis i’ üyeleriyle birlikte basının karşına geçen Salıcı, “AKP’li belediye bu kez minareyi kılıfa sığdıramadı” dedi.

Salıcı, Pendik Belediyesi’nin 2010 yılında 23 Nisan Uluslar arası Çocuk Festivali  ihalesinde yapılan yolsuzluklara ilişkin ayrıntılı açıklamalarda bulundu. Salıcı, “Bugün AKP’li bir belediyede minareyi çalan kılıfı hazırlar mantığıyla yapılmış ama minarenin kılıfa sığmadığı, CHP’li belediye meclis üyelerimizin çabaları ve takibiyle ortaya çıkarılan bir yolsuzluğu paylaşacağız” dedi.


Pendik Belediyesi’nin 2010’da düzenlediği 23 Nisan Festivali’nin organizasyon ihalesiyle ilgili zincirleme usulsüzlükler ve yolsuzluklar olduğunu kaydeden Salıcı, “14 Nisan 2010’da 23 Nisan Uluslararası Çocuk Festivali, Stadyum Konseri, 12. Uluslararası Pendik Kültür ve Sanat Festivali ve Pendik Açık Hava Sinema Günleri”nin yapılması için Pendik Belediyesi 1 milyon 330 bin TL + KDV bedelle bir ihale yapıyor. Daha işin başlangıcında ilginçlikler yaşanıyor.

Bu tarihten 45 gün önce Pendik Belediyesi açık ihaleye çıkıyor. Yani farklı yerlerden teklif alınıyor. Bu ihaleyi bir firma kazanıyor. Pendik Belediyesi’nin bir iştiraki olan ve yönetim kurulunda belediye başkanı, başkan yardımcılarının bulunduğu PENTAŞ AŞ Kamu İhale Kurumu’na başvurarak bu ihaleye itiraz ediyor. Ve ihale iptal ediliyor” dedi.

İlk ihale iptal ediliyor

Bu ihalenin iptalinin ardından 14 Nisan 2010’da bu kez davet usulüyle yeni bir ihaleye çıkıldığın kaydeden Salıcı, “Dolayısıyla işi bir kişiden alma imkânı sağlanmış oluyor. Ve bu ihalenin sonucunda 17 Şubat 2010’da stadyum konseri yapılıyor. Düşünün 14 Şubat’ta ihaleye çıkılıyor, bütün hazırlıklar 3 güne sıkıştırılıyor ve 17’sinde konser yapılıyor. Ki bu hazırlıkların içinde yurtdışından gelecek misafirlerin organizasyonu da var.

Yani böyle bir şey teknik olarak mümkün değil. Bu tam bir danışıklı dövüş, yani ihaleyi kimin alacağı önceden belirlenmiş, ihaleyi alan da yolsuzluk tutkunu bir AKP’li hızıyla, müthiş bir hızla stadyum konserini gerçekleştiriyor.

Sonra ayın 20’sinde 23 Nisan Festivali başlıyor. Toplam 7 gün sürüyor. O da bu ihale bedelinin içinde. Toplam bedel de 1 milyon 330 bin TL +KDV. İşte bu ihale Hazer Ltd. Şti’ne veriliyor. Hazer Ltd. ilginç bir firma, çünkü daha önce böyle bir organizasyon işi yapmamış” diye konuştu.

CHP’li meclis üyeleri işin üzerine gidiyor


Pendik Belediye Meclisi’nin CHP’li üyelerinin gerçekleştirilen ihale işinin üzerine gittiğini ve araştırdığını vurgulayan Oğuz Kaan Salıcı, “Bu etkinliklerde ihaleye konu toplam 25 kalem işin yapılmadığını ya da eksik yapıldığını tespit ediyor arkadaşlarımız. Örneğin stadyum konserinin ve 23 Nisan Festivali’nde yapılan işlerin kamera kayıtları elimizde var. Arkadaşlarımız konuyu Belediye Meclisi’nde gündeme getiriyorlar.

Sayın Belediye Başkanı, inkar ediyor tabii ki. Bunun üzerine arkadaşlarımız bunu soru önergesi veriyor. Haziran 2010’da Pendik Belediye Başkanı Sayın Salih Kenan Şahin, soru önergesine verdiği yanıtta ihale konusu işlerin eksik yapılmadığını, aksine tam olarak yapıldığını söylüyor. Bu sözleri Meclis tutanaklarında mevcut. Bunun üzerine CHP’li Meclis Üyesi arkadaşlarımız suç duyurusunda bulunuyor” dedi.

Başkan önce inkâr ediyor, sonra ceza kesiyor


Suç duyurusunun ardından başka bir senaryonun sergilendiğini ifade eden Salıcı, “Normal şartlarda ihaleye fesat karıştırma suçundan soruşturma açılması ve savcının doğrudan soruşturma yapması gerekirken, ‘biz bir inceleme yapalım’ deniyor arkadaşlarımıza.

Bunun sonucunda, bir yandan inceleme sürerken diğer yandan da Pendik Belediye Başkanı tereddüde düşüyor. Belediye Başkanı Kasım 2010’da yapılmayan işleri kabul ediyor, ‘bu işin sonunda kamu zararı oluşmuştur’ diyor ve Hazer Ltd.ye KDV dâhil 102 bin TL ceza kesiyor. Biz 25 kalem iş hiç yapılmamış ya da eksik yapılmış diyoruz, onlar tek bir kalem iş için ceza kesiyorlar. Aralık 2010’da da Hazer Ltd.’den parayı yatırmasını istiyorlar” diye konuştu.

Size yeni ihale verelim

“Hazer Ltd. ‘cezayı ödeyecek param yok’ demiş olmalı ki firmaya yeni bir ihale daha verilmiş” diyen Salıcı, “Hazer Ltd.’nin büyük ortağı Osman Danış ile o dönem AKP İl Başkan Yardımcısı ve bugünün TSE Başkanı Hulusi Şentürk’ün ortağı olduğu Plato Danışmanlık’a bir başka yeni ihale veriliyor. Para yatmadan 15 gün önce 24.11.2010’da Plato’ya yine davet yöntemiyle 111 bin liralık bir anket ihalesini veriyorlar. Yani ödenecek ceza kadar. Bunun parası da cezanın ödeme gününden birkaç gün önce, Aralık ayı başında Plato Danışmanlık hesabına yatırılıyor.

Elimizde bununla ilgili ihale belgesi de var ödeme yapıldığına dair belge de var. Plato da parayı alıyor, belediyeye cezasını ödüyor. Şimdi ben buradan TSE Başkanı Sayın Hulusi Şentürk’e sormak istiyorum: Bir bürokratın bir şirkete ortak olması, ortak olduğu firmanın kendi partisinden bir belediyeden ihale alıyor olması etik midir? Bu işin Türk Standartları’ndaki yeri nedir? Yolsuzluğun standardı var mıdır?” dedi.

”Ceza kestiğiniz firmaya neden ihale veriyorsunuz”
Ödemenin ardından Plato Danışmanlık ve Hazer Ltd.’ye yeni ihaleler verildiğini kaydeden CHP İstanbul İl Başkanı Oğuz Kaan Salıcı, “Daha sonra bu iki firmaya bedelleri toplam 2 milyon TL’yi bulan yeni ihaleler veriliyor. Şimdi de Pendik Belediye Başkanı Salih Kenan Şahin’e sormak istiyorum: Yolsuzluğunu tespit ettiğiniz, belediyeyi soymakla suçlayıp ceza kestiğiniz bu insanların ortağı olduğu firmalara neden hala ihale veriyorsunuz?” diye konuştu.

Şuçun niteliği değiştirildi

Çok hızlı bir şekilde yapılması gereken soruşturmayı ve açılması gereken davayı savcılığın 1,5 yıla yaydığını belirten Salıcı, “Neden? Çünkü soruşturma konusu belediye AKP’li. AKP’li bir belediyeyi soruşturan bir savcının başına yeni HSYK yoluyla başına bir şey gelebilir. 1,5 yıl sonra savcılık olayı “edimin ifasına fesat karıştırma” şekline dönüştürdü. Oysa suç “ihaleye fesat karıştırma”. Buradaki incelik şu; ihaleye fesat karıştırma diye üzerine giderseniz İçişleri Bakanlığı’ndan izin almanız gerekmiyor. Edimin ifasına fesat karıştırma dediğiniz zaman dosya İçişleri Bakanlığı’na gidiyor.

Bu durumda AKP’li belediyenin yaptığı yolsuzluğa AKP’li bir bakanın izin vermesi gerekiyor. Bu da Türkiye koşullarında çok fazla görülmüş bir şey değil. Bütün bunların sonunda Hazer Ltd’nin büyük ortağı Osman Danış’a 3 ila 7 yıl arasında değişen hapis cezası istemiyle dava açıldı. 25 Nisan’da duruşması var ve izleyeceğiz. Hulusi Şentürk ise bürokrat olduğu için kenarda duruyor”dedi.

Salıcı “ izin verin yargılansınlar”
İçişleri Bakanı’na da seslenen Oğuz Kaan Salıcı, “Gelin bu soruşturma için izin verin. Belli ki bu isimler bir şeyler tezgâhlamışlar. İzin verin ki, Belediye Başkanı, 3 başkan yardımcısı ve 3 bürokrat da yargılansın. Eğer partinizin adında olduğu gibi birazcık adalet nosyonunuz varsa bu davanın açılmasına izin verin. Aksi halde biz bu konuyu Danıştay’a taşıyacağız” diye konuştu.

Yolsuzluğu haber yapan gazetecilere dava açıldı

 Salıcı, CHP’li Belediye Meclis üyelerinin yaptığı suç duyurusunu haber olarak kulanan yerel basın mensupları hakkında “Soruşturmanın gizliliğini ihlal ettikleri gerekçesiyle” çok hızlı bir şekilde davalar açıldığını ve haklarında tutuklama kararları çıkarıldığını söyledi.