CHP’  Kartal Belediye meclis üyesi ve ‘’Denetim Komisyonu’ sevgili dostum Taner Özdemir,  basit politikalarla  tribüne oynamaya devam ediyor.

Aklı sıra politika yaptığını sanan, ama iyice çamura battığının farkında olmayan Özdemir, geçtiğimiz günlerde, İlçe binasında yapılan  örgüt toplantısında, bizimle ilgili ipe sapa gelmez sözler söylemiş. Bir takım değerleri yok sayarak, aslında hiç de kendisine yakıştırmadığım şeyler söylemiş.

Ben Taner’le ilgili yazdığım makalelerde, hiçbir zaman eleştiri sınırlarının dışına çıkmadım. Tabi kendisi politikada yeni olduğu için, çevresindeki bazı kişilerin de yanlış yönlendirmesiyle, kırıcı olmaya başladı.

Hep söylüyorum, aklıselim hiç bir politikacı, bunları yapmaz, gazetecileri karşısına almaz.

Ama akıl hocaları da bu konuda cahil oldukları için, sonuç böyle oluyor.

Özdemir, ilçe binasında yapılan toplantıda özellikle beni ve Kent 34 Gazetesi sahibini hedef alan konuşmasında şunları söylüyor “Birisinin eşinin belediye de çalıştığını, bir diğerinin oğlunun belediye de çalıştığını biliyoruz. Şu görmüş olduğunuz gazetelerde şahsıma yapılmış olan iftiraların şiddetle kınıyorum. Cumhuriyet Halk Partisinin bir meclis üyesi olarak şahsıma yöneltilen iftiraları sizlerin taktirine bırakıyorum. Cumhuriyet Halk Partisini yerden yere vuran, köşe yazıları ile Cumhuriyet Halk Partisini aşağılayan insanlar kim? Onları biliyoruz ve yakından tanıyoruz.Sevgili Cumhuriyet Halk Partililer, bu haberi yaptıran iradeye sormak lazım.AK parti zamanında hiçbir olumsuzluk yokmuydu? İşte belgeler elimde,dosyalar dolusu.” Diyor.

Bu arada Özdemir,  konuşmasına müdahale eden bir partili kadına, saygısızca “ otur oturduğun yere senin ağa babaların bile beni susturamaz” diye tepki gösteriyor..

Bu ne şiddet, bu ne Celal..Peh.. peh..peh..Kiziroğlu Özdemir bey..

Ayıptır ayıp…

Neymiş bu haberleri yazanları biliyormuş ve yakından tanıyormuş.!

Sayın Özdemir, “Bu  haberleri yapanları yakından tanıyormuş.! Yahu beri Türkiye tanıyor, sen yeni mi tanıyorsun.Zerre kadar kalemimde bir leke bulamazsın. Yirmi yılda satılmadıysak daha da satılmayız..Siyasi alt yapımız da sağlam olduğu için, bizi tanıyan her kes bunun olmayacağını bilir. Biz ancak inandığımız güvendiğimiz insanlara destek olmaya çalışırız. Yanlışını gördüğümüz andan itibaren de, tavrımızı ortaya koyarız.

Neymiş efendim, AKP zamanında ki olumsuzlukları yazmıyormuşuz..

Tam bir okuma cahili..

Bunun doğru olmadığını, bırakın sıradan birilerine sormayı, eski belediye başkanı Arif Dağlar’a sorsaydı böyle olmadığını öğrenirdi. Belediye’nin basın Müdürü’ne sorsa öğrenirdi. AKP İlçe Başkanlığından öğrenebilirdi.

Bunu her kese söyle bize söyleme..Yaptığım haberleri yayımlasam, bırak bu lafların altında kalmayı, Kartal’ı terk edersin.

Sayın Özdemir, gazeteleri  o kadar takip etmekten uzak ki,  o elinde gösterdiği Geriatri Hastanesi dosyasını iki kez haber yaptığımı bile bilmiyor..

Ne yapalım, yapacak başka bir şey yok, Amerikadan Avrupadan Meclis üyesi getirecek halimiz yok ya, böyle kabul edeceğiz.

Neymiş efendim birinin çocuğu, birinin karısı belediye’de çalışıyormuş. Ne zamandan beri belediye’de çalışmak suç oldu. Ayıp oldu..

Bunlar ayıp şeylerdir..

Biz şimdiye kadar, yasal olmamasına rağmen, Özdemir’in Kültür etkinliklerinde sahneye çıkıp para aldığını yazdık mı.? Biz şimdiye kadar Özdemir’in, açtığı birahanenin, onarımını izinsiz ruhsatsız, fazlalıklar katarak kaçak yaptığını yazdık mı.? Biz şimdiye kadar, Özdemir’in bir yakınını işe sokmak istediği, ancak bu isteği yerine gelmediği için  bu kadar hırçınlaştığı iddialarını yazdık mı?

Ama şimdi yazmaya mecbur bırakıyorsunuz. Biz bir şeyler yazarken, bir takım değerleri göz önünde bulundurarak sorumluluk bilinciyle yazıyoruz. Ben bütün yazılarımda eleştiri ve uyarı sınırlarını aşmamaya özen göstermişimdir.

Benim, sevgili dostuma bir uyarım daha var. Dile getirdiğin eleştirilerin büyük bölümüne katılıyorum. Bir yerlerde eksiklikler ve yanlışlıklar var. Ama hep söyledim, yöntemin yanlış. Vaz geç, bu davranış biçiminden..

Çevrende neden aklıselim bazı insanlar seni uyarmıyor. Hiç dikkat ettin mi.! Her kes poh pohluyor. Neden hiç kimse seni uyarıp şunları söylemiyor ‘’ Neden sen.  Bu partide  senden başka kimse yok mu? Bu partide senin bu dile getirdiklerini bilen yok mu? Bu partide, senden daha tecrübeli kimse yok mu ? Bu partide, senden başka partisini seven yok mu? Eğer bir olumsuzluk varsa, neden yanlızca sen? Demiyor.

Sevgili Özdemir, siyaset uzun soluklu bir iştir. Senin önünde daha uzun zaman var. Vaz geç, bu siyaset şeklinden, Bu siyaset şekli sana zarardan başka hiç bir katkı sağlamaz.

Benden söylemesi..