Sinema sanatçısı Tarık Akan, 66 yaşında  Karaciğer kanseri tedavisi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.

Hayatı

Asıl adı, Tarık Tahsin Eregül olan oyuncu 13 Aralık 1949 yılında İstanbul'da bir abla ve bir ağabeyden sonra üçüncü çocuk olarak doğdu. Akan, bir dönem subay olan babası Yaşar Eregül'ün görevi nedeniyle Erzurum,Dumlupınar'da yaşamıştır. Babasının başka bir tayini üzere Kayseri'ye taşındılar ve ilkokulunuda burada tamamladı. Babasının emekliliği üzerine İstanbul'a tekrar taşındılar ve Bakırköy'e yerleştiler.

Bakırköy'e taşındıktan sonra ortaokul ve liseyi burada tamamlamıştır. Lise'yi bitirdikten sonra, Yıldız Teknik Üniversitesi'ne girdi ve burada makine mühendisliği bölümünü okudu. Sinemaya geçmeden önce Bakırköy'deki plajlarda can kurtaranlık yapmaya başladı.

Aynı zamanda sokaklarda işportacılık da yapmaya başladı. Yıldız Teknik Üniversitesi'nde, Makina Mühendisliği okuduktan sonra Gazetecilik Yüksek Okulu'na girdi ve bu okuldan mezun oldu. 1969 yılından sonra, 1970 yılında Ses adlı derginin düzenlediği Sinema Artist Yarışması adlı yarışmaya katılarak birinci oldu.

Yarışmada birinci olduktan sonra 1971 yılında ilk kez Filiz Akın ve Ekrem Bora'nın başrol oynadığı sinema filmi Emine ile sinema filmi ile oyunculuk kariyerine başlamış oldu. 1979 yılında askerlik görevini yedek subay olarak Denizli'de yaptı. Sinemacılığın kötü gittiği 1978-1981 yılları arasında ticari taksi alarak kiralama sistemi ile ticaret hayatına devam etti. Tarık Akan, 1980 yılında 12 Eylül Darbesi'nde 12 yıl hapis cezası ile yargılanmış ancak 2.5 ay hücre hapsi cezası almıştır.

7 Ağustos 1986 tarihinde Yasemin Erkut ile evlenmiştir. Bu evlilikten 1986 yılında Barış Zeki Eregül dünyaya gelmiştir. Ardından 1988 yılında ikiz olan Yaşar Özgür ile Özlem dünyaya gelmişlerdir. 1991 yılında Bakırköy'de olan Taş Mektep adlı ilkokulun ortaklarından birisi olmuştur.

1995 yılında Aziz Nesin'in vefatından sonra görevini devralan oğlu Ali Nesin'den vakıf başkanlığını devralmıştır. 2002 yılında Anne kafamda bit var isimli bir kitap çıkardı. Kitabında 12 Eylül Darbesi'nden sonra yaşadıklarını kaleme aldı. Yazları fırsat bulduğunda Bodrum, Akyarlar'da manço kulüp yanında taştan bir rum evini restore edip dostlarını da ağırladığı bir yazlık haline getirmiştir. 16 Eylül Cuma sabahı hayatını kaybetmiştir.