Öncelikle bu yola çıkarken, siyasetin kendim için değil, toplum için yapıldığı gerçeğini kendime rehber edindiğim için bu hizmete adaylık sürecim başladı…

     Yaşantımın bir çok kesitinde emekçinin yanında, işçi direnişinde memurla, öğrenciyle, genciyle, yaşlısıyla kısacası tüm vatandaşlarımızla ve onların haklı mücadelelerinde, daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi, daha fazla iş – aş ve insanca yaşam için her türlü baskı ve haksızlığa karşı bu mücadeleyi birlikte sürdürmek, her soruna birlikte çözüm üretmek için aday oldum.

     İstanbul 1. Bölgeden aday adaylığı başvurumu yaptım, daha hiçbir partiden aday adayı arkadaşlarım çalışma yapmadan bizler çalışma ekibimizle sanki seçim yarın olacakmış gibi harekete geçtik. Bu süreçte Maltepe’den her zaman yanımda olan ve bana destek veren genç arkadaşlarıma da binlerce kez teşekkür etmek istiyorum. Bazı geceler sabahlara kadar benim afişlerimi caddelere astılar, her gittiğim toplantıda yalnız bırakmadılar, el broşürlerimi dağıttılar ve en önemliside bütün bunları karşılıksız, bedelsiz, gönüllü yaptılar…

İnsanlar ekipleriyle var olur bunu bir kez daha bu arkadaşlarım gösterdiler.

     İstanbul’daki aday adaylığım o kadar hareketli geçiyordu ki vatandaşlarımız bunu takdir ediyor ve seçimin galibi CHP olacak diyordu. Kısa sürede 1.100 bez afiş, 150.000 el broşürü, 150.000 kartvizit İstanbul 1. Bölgenin neredeyse tamamına dağıtıldı.  Maltepe’nin muhtelif yerlerindeki açılmaya çalışılan seçim bürolarına destek veriyor ve bunlarında çoğalmasını istiyorduk. Yine 1. Bölgedeki birçok yerel basında reklam kampanyamıza destek vermiş 20’ ye yakın yerel gazetede tam sayfa CHP ilanlarımız yapılmış ve basın kuruluşlarında Murat KAPAN haberlerini halkımıza ulaştırır olmuştu.

     Şunu iddaa edebilirdik evet 1. Bölge aday adayları arasında en hareketli seçim çalışmalarından birine Murat KAPAN imza atıyordu. Nihayetinde süreç başarılı bir çalışmayla sonuçlanmış, artık karar Genel Merkezindi. Adaylar açıklandığında ise maalesef ki ismimizi göremedik. Ama buna bir kızgınlık, bir nefret kusmasıyla değil, gayet olgunlukla karşılık verdim ve hemen aynı gün 30 ayrı yerel basında yayınlanan bir “ kamuoyuna teşekkür ” yazımla yine bir ilki başlatmış, alışıla gelmişin dışında menfaat için değil, bir parti neferi olarak tüm örgütüme örnek olmuştum. Hem partimin, hem Genel Başkanımın hemde halkımın hizmetinde olmaya devam edeceğime, bu sürecin  bir son değil bir başlangıç olduğunu  bildirdim.

     Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu, koruyucu ve en köklü partisinin yani CHP’nin aday adayı olmakta benim için şerefti…

     Adayların açıklanmasından bir gün sonra Genel Merkezimizden gelen bir telefon memleketim K.Maraş’ta bana görev verildiğini ve cevabımın ne olduğunu soruyordu, bende Genel Başkanımız Sn. Kemal KILIÇDAROĞLU’na iletilmek üzere Edirne’den, Kars’a bu vatanın her metrekaresinin benim için görev ve hizmet yeri olduğunu ” belirtmiş hazır olduğumu iletmiştim.

     K.Maraş’ta 8 milletvekili çıkıyordu. Benim adaylık sıram 4. idi. 2002’de 1 vekil, 2007’de 1 vekil çıkarmış olan partimizin bu sefer ki hedefi en az 2 vekil çıkarmaktı…

     Hemen çalışmalara başladım, öncelikle CHP K.Maraş örgütümüzle tanıştık. Bölgede var olan ailemizin devrimci ismi zaten bizlere karşı bir güven duyulmasına sebepti. Özverili çalışmalarımızla da kısa sürede bir bütünlük sağladık. K.Maraş merkezinde ilk seçim bürosunu açtım ve bu açılışı da CHP Genel Sekreteri Sn. Bihlun TAMAYLIGİL bizzat Ankara’dan gelerek yaptılar… Burada da il ve ilçe başkanlarımız, kadın kolları, gençlik kolları ve tüm parti emekçilerimiz canla başla yanımızda durarak verimli bir seçim çalışması yapmışlardır.

Bu yansımaları aldığımız oylarla belirtecek olursak;

2002 K.Maraş CHP - 45.123.

2007 K.Maraş CHP - 46.053.

2011 K.Maraş CHP - 64.608.

     Daha önce ki seçimlerde 1 vekil çıktı diye sevinirken bu sefer 2. vekili kaçırdık diye üzüldük. Neredeyse tüm kenti ve ilçelerini dağ-tepe-köy demeden gezdik, projelerimizi anlattık, sonuçta da parti oylarımızı % 40 civarında yükselttik.

     AKP’nin Türkiye genelinde en yüksek oy aldığı 2. şehir K.Maraş olduğu gerçeğini unutmadan bizler buradan CHP oylarını arttırmış 2. vekil çıkaramadık diyede üzülmüş durumdayız. Benim aday sıralamam 4. olmasına rağmen 8 adayımızla birlikte hiç ayrım yapmadan birlik ve beraberlik içinde çalıştık.

      Bu seçimler sonucunda ki son duruma bakınca partimiz sanki ağır bir mağlubiyet almış gibi gösteriliyor. Yüksek bir zafer yoksa da ağır bir yenilgide görmüyorum ben. Tabii ki seçime girerken hedefleri yüksek koyduk. Kim istemezdi ki % 30-35 olsun. Ama bu halkımızın teveccühü, yapacak bir şey yok.

     Genel Başkanımız son derece yüksek tempoyla çalışmıştır. Bu süreçten sonrada bizlere arkasında durmak yakışır. Partililerimiz birbirini suçlamayı bırakıp, daha çok nasıl çalışırız demelidirler. Yoksa bu haksız eleştiriler partimizi yıpratırken birilerininde ekmeğine yağ sürmektedir. Genel Başkanımız Sn. Kemal KILIÇDAROĞLU partimizin başındadır ve hedefimiz iktidardır…

     Son iki dönemdir iktidar olan AKP günümüz Türkiye’sin de maalesef ki birçok gerçeği hayal etti…

*Şifreli sınav hayaldi gerçek oldu. / *Türkiye’nin banka borcu 6 milyardı 180 milyar oldu.

*Devletin borcu 148 milyar dolardı 306 milyar dolar oldu. / *İşsizlik % 8 idi % 12 oldu.

Evet, bunlar “hayaldi gerçek oldu”

İstikrar sürsün Türkiye büyüsün…

Neyin istikrarı sürecek…

Kapanan işletmelerin mi?

Batan fabrikaların mı?

Çoğalan işsizlerin mi?

Sürünen emeklilerin mi?

Şifreli sınavların mı?

Artan devlet borçlarımızın mı?

Çoğalan cari açığın mı?

İstikrar bumu? Büyüyen Türkiye bumu? Sormak lazım iktidara…

    Ben bölgemde seçim sonuçları ile ilgili il binamızda seçim akşamı yerel tv kanalına canlı yayında şu açıklamayı yaptım, aynen sizede aktarıyorum:

-“Bu bir seçimdir ve neticesi de böyle olmuştur. Öncelikle hayırlı olsun diyorum, halkın kararıdır saygıda duyuyorum. Demokrasiler de iktidarlar seçimle değişir, tankla, topla, tüfekle değil. Bu sonuçlar da ortadadır. Halkımız hizmet almadığı ve yaşam şartları hergün kötüye gittiği halde tercihlerini yaptılar ve sonuçlar karşımızda.

     Analar 20 yaşında ki oğullarını askere gönderirler onlara kınalı kuzu ismini takarlar, o oğullar şehit düştüğünde ise analar “vatan sağolsun” derler. Yine devrimci lider Deniz Gezmiş idam sehpasında cellâdına müsaade etmemiş ayağının altındaki sehpaya kendisi tekme vurmuş ve “vatan sağolsun” demiştir. Şimdi bizlerde bu seçim sonuçlarına bakıp “vatandaş sağolsun” diyoruz…

     Parti politikamızı ve projelerimizi anlatmaya devam edeceğiz, yılmayacağız, durmayacağız… CHP örgütümüzle, parti emekçilerimizle ve tüm halkımızla karanlığa bir ışık olacağız. Haklı mücadelemiz devam edecek ve inanıyorum ki sizlerinde destekleriyle

CHP mutlaka iktidar olacaktır…

Murat KAPAN

CHP Kahramanmaraş Milletvekili Adayı