Türkiye Gazeteciler Sendikası, Anadolu Ajansı’nda çalışanlara yönelik baskılarla ilgili bir basın açıklaması yayımladı. Açıklama şöyle :

 

 

ÜYELERİMİZE VE KAMUOYUNA DUYURU

 

 Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Merkez ve Şube yöneticilerinin katılımıyla oluşan TGS Yöneticiler Kurulu, 16 Şubat 2012 tarihinde İstanbul’da yaptığı toplantıda, Anadolu Ajansı işyerinde çalışan Üyelerimiz üzerindeki işveren baskılarını değerlendirdi.

 

TGS Yöneticiler Kurulu, her şeyden önce, Anadolu Ajansı işvereninin, Sendikamızın iç işlerine müdahale olarak gördüğümüz ve Genel Müdürlüğün talimatıyla olağanüstü genel kurul çağrısı yapılmasını reddetmektedir.

Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın olağanüstü genel kurulunu toplamasına, Sendika Ana Tüzüğü hükümlerine uygun olarak ancak delegelerinin ve üyelerinin özgür iradeleriyle karar verilebilir. Bu yönde Üyelerimize baskı yapılması ve Sendikamıza talimat verilmesi, açıkça suç teşkil ettiği gibi, “siyasi iradenin tercihiyle” atanmış olan AA işvereninin vazifesi de değildir.

Toplu İş Sözleşmesi imzaladığımız ve kurumsal olarak örgütlü olduğumuz Anadolu Ajansı işyerinde 3 Ağustos 2011 tarihinde yeni Genel Müdürün göreve getirilmesiyle başlayan keyfi uygulamalar, hak ve hukuk tanımayan baskılar, tahammül edilemez boyutlara ulaşmıştır. Akıl almaz tutumuyla sınırları zorlayan Anadolu Ajansı yönetiminin, çalışanların haklarını ayaklar altına almasını, bağlı olduğu siyasi iktidar da kayıtsızca izlemektedir.

AA işvereninin son uygulamasıyla, “Türkiye Gazeteciler Sendikası Yönetimine Çağrı” başlığıyla TGS yönetimini istifaya davet eden ve olağanüstü genel kurulun önünün açılmasını isteyen bir metin, AA yöneticileri aracılığıyla yapılan baskılarla Üyelerimize imzalatılmaya çalışılmıştır.

İşveren temsilcileri, çalışanlardan “Sendika ile AA yönetimi arasında saflarını belirlemelerini” isteyerek, Üyelerimizi “işten atmakla” ve “haritadan yer beğenmekle” tehdit edebilmişlerdir. Kanunları hiçe sayan AA işvereni, Sendikal kadrolarımızı bile açıkça tehdit edebilme cüretini gösterebilmiştir. Baskı ve tehditlerin talimatını veren ve buna aracılık eden sorumlular hakkında Sendikamızın gerekli yasal girişimleri başlatması kaçınılmazdır.

 

Basın özgürlüğü kampanyasındaki katkılarıyla ve sendikal mücadele içindeki tutumuyla, çağdaş anlamda meslek ve sınıf örgütü olmanın gereğini yerine getiren Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın varlığından rahatsızlık duyan çevrelerin, Anadolu Ajansı işyerindeki sendikal örgütlülüğümüz üzerinden yıpratma kampanyası yürüttüğü son derece açıktır.

TGS’nin Genel Merkez ve Şube yöneticileri ile işyeri temsilcileri, herhangi bir işverenin arzusuna göre belirlenmez; işverenlerin isteği ve baskısıyla da görevlerinden istifa etmezler.

TGS’nin sendikal kadroları, yasalara ve Sendika Ana Tüzüğü’ne uygun olarak sadece ve sadece Üyelerine karşı sorumludur ve Üyelerine hesap verir. Bunun kararını verecek olan da Üyelerimizin özgür iradesidir.

Anadolu Ajansı işvereni, Üyelerimizi baskı ve tehdit altında tutan uygulamalarından derhal vazgeçmeli, işyerindeki sendikal faaliyetleri engelleyen tavırlarına bir an önce son vermelidir.

Tüm basın emekçilerini, sendikaları, basın meslek örgütlerini ve demokratik kitle kuruluşlarını, Anadolu Ajansı işvereninin baskıları karşısında Sendikamızla ve Üyelerimizle dayanışma içinde olmaya çağırıyoruz.

Saygılarımızla.

 

 

TÜRKİYE

GAZETECİLER SENDİKASI