Kılıçdaroğlu, seçim sonrası yaptığı değerlendirmeden sonra MYK’da değişik yaptı. Kılıçdaroğlu bu değişikliğe, aday belirleme süreci, seçim sürecinde yaşananlar ve seçim sonuçları nedeniyle gitmiş olabilir ancak, ben bu tür pansuman değişikliklerin CHP’de bir işe yarayacağını düşünmüyorum.

 

Hangi değişiklik yapılırsa yapılsın, CHP’nin 1920’lerden bu güne Dünya ve Türkiye gerçekleriyle yüzleşmediği sürece, bu haliyle toparlanması mümkün görünmüyor.

 

Uzun süredir de, bu görüşümü de muhafaza ediyorum.

 

Gelelim partideki son yenilenmeye.! Bu yenilenmeyle, partide ne değişti. Ya da ne değişecek?

Bence hiç bir şey değişmedi ve değişmeyecek.

 

Adnan Keskin, bildiğimiz Adnan Kesken, Gürsel Tekin de bildiğimiz Gürsel Tekin.

MYK’da görevde bulunanların sadece isimler değişti. 

 

Birileri, dün görevde bulunanlara birilerinin adamı diyorlardı, bu gün de yeni görev gelenlere birilerinin adamı diyecekler.

 

2014 yerel seçimlerinde aday belirleme sürecinde bir takım iddialar ortaya atıldı. İstanbul İl Başkanı Oğuk Kaan Salıcı, birilerinin bir yerlere verdiği bol sıfırlı çeklerden bahsetti. Yine aday belirleme sürecinde Adnan Keskin’in de tepki gösterdiği benzer bir çok iddia ortaya atıldı.

 

Aday belirleme sürecinde ve meclis üye listesinin hazırlanmasında önemli gelişmeler yaşandı.  Ardahan’ın Damal Belediye Başkanı Gülcemal Fidan’ın  Kartal’dan Belediye Meclis üyeliğine 1. sıradan yazılması Kartal siyasetinde şok etkisi yarattı.

Partililer “Nerden çıktı, kim yazdı, böyle şey olur mu, Damal Belediye Başkanı’nın Kartal’la ne alakası var. Kartal’da adam mı kalmadıda Damal belediye başkanı 1. sıra meclis üyeliğine yazılıyor” diye tepki gösterdiler.

 

İşin ilginç yanı, İlçe Yönetiminin de Gülcemal’in 1. sıradan yazılmasından haberi yoktu, onlarda şok olmuştu.

O günlerde  ben Gülcemal Fidan’a telefonla bir röpörtaj yaptım. Neden Damal belediye başkanlığını bırakıp Kartal’dan meclis üyeliğine aday olduğunu sordum.. Bana özetle  “partim bana görev verdi bende kabul ettim” dedi. Bu röpörtajı, gazetemizde manşetten geniş bir şekilde yayımladık.

Ama o günden itibaren her kes merak etti. Gülcemal’e hangi partili görev vermişti? “Partim görev verdi” dediği partili kimdi? Kim görev vermişti. “Parti” Fidan’a neden ve  hangi özelliğinden dolayı bu görevi vermişti?

Kimse bunu bilmedi, soramadı soramadı öğrenemedi.!

Hiç bir parti yetkilisi de bu partinin tabana bunun gerekçelerini izah etme gereği bile duymadı.!

Hal böyle olunca iddialarrın ardı arkası da kesilmiyor. Şimdi ise yeni iddia şu: Gülcemal Fidan’ın Kartal’dan 1. sıradan meclis üyesi gösterilmesini Altınok Öz’den Gürsel Tekin istedi. Ancak Altınok Öz bunu kabul etmedi. Tekin’in bu konuda ısrar etti. Altınok geri adım atmayınca Tekin rest çekti. Uzatmayalım sonuçta  aday belirleme sürecinde olduğu için Altınok Öz’ün bu teklifi kabul etmek zorunda kaldığı iddia ediliyor.. Tekin, böyle bir talepte bulundu mu bilmiyoruz. Bulundu ise neden ve hangi gerekçeyle böyle bir talepte bulundu? Partinin bundan ne kadar haberi var? Fidan’ın 1. sıraya yazılmasına kim onay verdi? Kılıçdaroğlu bu konudan haberdar mı? Hiç bir şey bilinmiyor. Ama tüm bunlar zaman içinde belirginleşecek ve ortaya çıkacaktır.

İddianın devamında, Gülcemal Fidan’ın, bir sonra ki dönemde Kartal’dan Belediye Başkanlığı’na aday gösterileceği yönünde..Gösterilip gösterilmeyeceğini de hep birlikte göreceğiz.

Öte yandan, Gülcemal Fidan’ın 1.sıradan meclyis üyesi yazılması konusunda Belediye Başkanı Altınok Öz’ünde bugüne kadar tek kelime etmemesi de manidardır.!

 

Bu arada, aday belirleme sürecinde, önce Dr. Hüsnü Süslü’nün aday gösterilmesi, daha sonra gece yarısı karar değiştirilerek yeniden Altınok Öz’ün aday gösterilmesi de yoğun tartışmalara neden olmuştu. Bu olayın nedenleri niçinleri de bu gün itibariyle bile gizemini koruyor.

Önceki gün’de Damal eski İlçe Başkanı Yüksel Akkoyun ile yaptığımız röpörtajı  internet sitemizde yayımladık. Röpörtaj’da Akkoyun “Gülcemal Fidan’ın Altınok Öz’ün altını oyabileceğini, siyasette hep bire oynadığını” söylemişti.!

Bu açıklamalardan sonra kafalar iyice karıştı. Ama bir süre sonra bu iddialarla ilgili taşların yerine oturacağını düşünüyorum.

Anlayacağınız, CHP’nin ömrü bu tür şeylerle  geçiyor. O nedenle bu haliyle iktidar olmasını beklemek de saflık olur.

CHP, yıllardır Türkiye’de neden iktidar olamadığını, müzmin muhalefetten neden kurtulamadığını tartışmaya açmalı, Türkiye ve Dünya gerçekleriyle yüzleşmelidir.

Türkiye’nin yarısında olmayan bir CHP’nin iktidar olması nasıl mümkün olabilir.!

Daha önce de yazdım. CHP bu gün itibariyle Doğu ve Güneydoğ Anadolu’da, yani neredeyse Türkiye’nin yarısında yoktur. Kalan yarısının da yarısında yoktur. Peki o zaman nasıl iktidar olacaktır.

Birilerinin bu konuya kafa yorması gerekmiyor mu? Birilerinin bu durumu topluma  izah etmesi gerekmiyor mu?