Büro Memur-Sen; 30 Mayıs 2019 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan Yargı Reformu Taslağı’ndaki "Adalet Bakanlığında çalışan Zabıt Katiblerinin Kurum içi görevde yükselme yoluyla elde edebildiği tek kariyer umudu olan Yazı İşleri Müdürlüğü Sınavı’nın kaldırılması öngörülmüş, yerine Yazı İşleri Müdürlüğünün Kariyer Meslek olarak yapılandırılması, Yazı İşleri Müdürlüğünün görevde yükselme usulü ile değil hukuk eğitimi almış kişilerin sınava girebileceği bir kariyer haline dönüştürüleceği ifade edilmesine” 81 ilde yapılan basın açıklamaları ile tepkisini gösterdi.

İstanbul Anadolu Adliyesi’nde de gerçekleştirilen basın açıklamasına da çok sayıda katılım oldu.  Büro Memur-Sen Genel Başkanı Metin Yılancı tarafından yapılan açıklama  ise şu şekilde;

“30 Mayıs 2019 tarihinde açıklanan Yargı Reformu Taslağında Adalet Bakanlığımızda Zabıt Katibi arkadaşlarımızın Kurum içi Görevde Yükselme yoluyla elde edebildiği tek kariyer umudu olan Yazı İşleri Müdürlüğü Sınavının kaldırılması öngörülmüş, yerine Yazı İşleri Müdürlüğünün Kariyer Meslek olarak yapılandırılması, Yazı İşleri Müdürlüğünün Görevde Yükselme usulü ile değil hukuk eğitimi almış kişilerin sınava girebileceği bir kariyer haline dönüştürüleceği ifade edilmiştir.

Adalet Bakanlığı personelleri olarak yapılan bu açıklamayı üzüntüyle karşılamış bulunmaktayız. Yapılması düşünülen düzenleme ile Adliyelerde mesleki tecrübeye sahip, dosyaların tozunu yutan çalışanlarımızın emeklerinin gözardı edilmesi, mesleki tecrübeye sahip olmayanların sınava tabi tutularak kurum dışından mahkeme birimlerine Yazı İşleri Müdürü atanması iş deneyimi konusunda tecrübe eksikliği nedeniyle aksamalara neden olacağı gibi, personel arasında çalışma barışını ve huzurunu ortadan kaldıracaktır.

Açıklanan Yargı Reformu paketinde birçok açıdan yenilik getirirken Adliyelerde çalışan çalışma arkadaşlarımız için tek bir cümlenin olmaması hakkımız olan Görevde Yükselme Sınavının elimizden alınmak istenmesi ya da Yazı İşleri Müdürlüğüne kurum dışından atama ile bugüne kadar hakkımız olan Yazı İşleri Müdürlüğüne ortakçı yapılmak istenmesi Yargı Reformuna çalınan kara bir lekedir.

Yargı Reformu Paketi hazırlanırken Adalet Bakanlığımız ile birlikte Baroların ortak bir çalışma yürüttüğü kamuoyuna yansıyan açıklamalarla netlik kazanmıştır. Ülkemiz için hayati öneme sahip bir paket hazırlanırken, çalışmanın paydaşı olan biz Adliye Çalışanlarının ve Adalet Bakanlığımızda yetkili sendika olan Büro Memurları Sendikamızın görüşünün alınmaması asla kabul edilemez. Çalışanların görüşünün alınmadığı bir Yargı Reformu Paketi eksik ve sakattır.

Biz Bunu Kabul etmiyoruz.”

Adalet Çalışanları olarak, Türkiye Barolar Birliği Başkanının Yargı Reformu Paketini değerlendirirken yapmış olduğu açıklamada, dosyaların eksik olarak duruşmaya çıkmasının müsebbibi Yazı İşleri Müdürleri imiş gibi hedef gösterilmesi ve Yazı İşleri Müdürlüğüne hukuk mezunlarının atanması ile bu sorunların ortadan kalkacağını ifade etmesi, Yargı Çalışanlarımıza bir hakarettir. Barolar Birliği Başkanı, Yazı İşleri Müdürlerinin görevlerinden bihaberdir. Dosyaların duruşmaya eksik çıkmasının sebebi Yazı İşleri Müdürleri midir? Bu talihsiz açıklamayı şiddetle kınıyor ve Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlunu Adalet Çalışanlarından özür dilemeye davet ediyorum.

Barolar Birliği Başkanı, hukuk mezunu olan Avukatları Adliyelere Yazı İşleri Müdürü olarak atanması için göstereceği çabayı Avukatların maaş, özlük ve mesleki eğitimleri için harcarsa hem başkanı olduğu Barolar Birliğinin müktesebatına uygun hareket etmiş olur, hem de kendi meslektaşlarına karşı samimi olduğunu göstermiş olur.

Madem her hukuk eğitim almış olan kişi Adliyelerde Yazı İşleri Müdürlüğü sınavına girebilecek, bu halde çoğunluğu lisans mezunu olan Zabıt Katibi arkadaşlarımızın da yapılacak olan sınavla Avukat olmasının, Hakim/Savcı Yardımcısı olmasının da önü açılmalıdır.

Bakanlığımızca uygulamaya konulan Uzlaştırma işlemlerinde alınan sonuçlar göstermiştir ki, Uzlaştırmacı olarak atanan Adliye Personelleri kurumsal bilgi birikimi ve tecrübesiyle Uzlaştırmadaki başarı oranını artırmıştır. Bu veri dahi Adliye personellerinin sorumluluk aldığında neleri başarabileceğinin apaçık kanıtıdır.

Adalet Çalışanları olarak Adalet Bakanımız Sayın Abdülhamit Gül’ün personeline değer verip, kucak açtığı bir dönemde ve özellikle Yardımcı Hizmetler Sınıfında bulunan Mübaşirlerimizin Genel İdare Hizmetler sınıfına geçmesinde göstermiş olduğu gayret ve çabadan dolayı kendilerine teşekkür ederiz.

Ancak bizler açıklanan Yargı Reformu Paketi ile çalışanlarımız adına kazanım beklerken Zabıt Katibi arkadaşlarımızın tek kariyer umudu olan kurum içi Görevde Yükselme Sınavının kaldırılarak Yazı İşleri Müdürlüğüne avukatların ve diğer kurumlarda görev yapan memurların da atanmasının yolunu açacak taslak çalışmasından acilen vazgeçilerek güncelleme yapılmasını,

Yargı Reformu Paketine; Adalet Bakanlığımızda adalet hizmetlerinin devamlılığı esas olduğundan Bakanlığımızda sözleşmeli istihdamına son verilerek aynı işi yaptığımız sözleşmeli arkadaşlarımızın kadroya alınmasını, Bakanlığımızda Yardımcı Hizmetler Sınıfının kaldırılarak arkadaşlarımızın tamamının 4/A kadrosuna alınmasını, tüm çalışanlarımıza 3600 Ek Göstergenin uygulanmasını, sağlığımızı tehdit eden çalışma ortam koşullarımızın iyileştirilmesini, adalet hizmeti sınıfının oluşturulmasını, adalet hizmeti tazminatı oranının yükseltilmesini, büyükşehir tazminatı ödenmesini, servis hizmetinden yararlanmamızı, yemek yardım miktarının alt limitten değil üst limitten ödenmesini, döner sermaye havuz ücretlerimizin geri ödenmesini, nöbet ücretlerimizin ödenmesini, yıpranma hakkının tanınmasını, adliyelerde Mobbing Biriminin kurulmasını ve son olarak Zabıt Katibi arkadaşlarımızın tek kariyer umudu ve hakkı olan Görevde Yükselme Sınavı Yoluyla elde ettiğimiz Yazı İşleri Müdürlüğü sınavına, avukatların ya da diğer kurumlardan memurların atanmasını sağlayacak olan taslak düzenlemeden vazgeçilmesini talep ediyoruz.

Adalet çalışanları olarak yargı hizmetlerini yerine getirirken sorumluluğumuzun ağırlığının bilincindeyiz. Ancak artan işyükü, fiziki şartların yetersizliği, amirlerin baskısı, mobbinge maruz kalınması, kimi zaman haksız şekilde vatandaş ve avukat şikayetlerine maruz kalınarak hakkımızda adli ve idari soruşturmanın başlatılarak cezalandırma sisteminin öngörülmesi başlıca sorunlarımız iken yukarıda ifade ettiğimiz özlük ve mali haklara ilişkin kayıplarımızın yanında bir de zabıt katibi arkadaşlarımızın Görevde Yükselme Sınavı ile Yazı İşleri Müdürü olarak atanmasına ortakçı yapılması personelde artık Adalet Bakanlığından, diğer Bakanlıklarımıza ve kurumlarımıza geçme isteği ve talebinde artışa neden olacaktır. Bunun önüne geçilmek isteniyorsa derhal çalışanlarımızın mali, özlük ve kariyer hakkı kesin olarak güvence altına alınmalıdır.

Adalet Çalışanları olarak haykırıyoruz, hakkımız olan Görevde Yükselme Sınavı ile elde ettiğimiz Yazı İşleri Müdürlüğü Sınavı ile ilgili güncelleme yapılıncaya kadar basın açıklamalarımız ve eylemlerimiz devam edecektir.

METİN YILANCI

GENEL BAŞKAN”