ilkhabergazete @ gmail.com

Birileri dün “Aleviler darbecidir” diyordu.

Bugün de “Alevileri terör damarı” görüyor!

Dün AKP’nin desteklediği, FETÖ kumpas davalarında, “Aleviler darbecidir” algısı yaratanlar, hatırlatalım ki, bugün FETÖ ''silahlı terör örgütüne üye olmak’'tan cezaevindeler.

O dönemde de yandaş medya ve yandaş gazeteci tetikçiliği öyle rezalet öyle bir hal almıştı ki; Alevi askerleri fişleyip, cezalandıranlar, cezaevlerine tıkanlar, onurlarıyla oynadıkları onurlu insanların intiharına sebep oldular.

Zaman geçiyor ama düşünce, huy ve yöntem değişmiyor.

Şimdi de Ahmet Kekeç, Ülke TV’deki bir programda, CHP üzerinden Alevileri hedef alarak “terörist damar” iftirasında bulunabiliyor. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Milletvekilleri Akkuş İlgezdi, Veli Ağbaba ve eski CHP milletvekili Hüseyin Aygün gibi isimlerin “Aleviliklerine” vurgu yaparak Alevilerin, “CHP’deki terör damarı mezhepçi bir gruptan besleniyor” diye nitelendiren üslubun hem kendisi ve içeriği çağlar öncesinden süregelen Alevi nefretini beslemekten başka bir şeye hizmet etmez.

Bu asla kabul edilemeyecek, mezhepçi bir iftira ve provakasyon dilidir. Bir siyasal İslamcının kendi içindeki mezhepçi, kin ve nefret damarının dışa vurmasıdır. Alevi nefreti içeren ve toplumsal barışa değil, ayrıştırmaya hizmet eden nefret dilidir.

Star gazetesi yazarı Ahmet Kekeç, hiç bahane ve mazerete sığınmadan, derhal Alevilerden özür dilemelidir.

Kekeç’in Aleviler’i “terör damarı mezhepçi bir grup” olarak hedef göstermesi, düşünce özgürlüğüne sığmaz. Çoğulculuk ve barış esasına göre korunması gereken yurttaşlık hakkına, TCK’nın 312. maddesinde yer alan “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” kriterlerine göre suç unsuru barındırmaktadır.

İfade özgürlüğünün de bir sınırı vardır. Bir inanca ve o inanca mensup kişi ve topluma yönelik, eleştiri sınırlarını aşan aşağılayıcı, hakaret edici, iftira ve haksız isnatlarda bulunamazsınız.

Ahmet Kekeç, evrensel değerler ve bakıştan yoksun, mezhepçi okumalar üzerinden, toplumsal barış arayışına karşı, ayrıştırıcı provakasyon diline sığınıyor.

Kekeç ve programdaki arkadaşları, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nu hatta tanıdıkları ve bildikleri tüm siyasetçileri eleştirebilirler. Bundan kimse rahatsızlık hissetmez.

Ama bunu yaparken, siyasi eleştirilere ve düşüncelere Alevilik gibi, bu toprakların kadim ve insan merkezli inancını “terörize” ederek, Alevilik “suç” unsuruymuş gibi giydiremezsiniz.

Suçlamalara ve suça kültürel bir kimlik giydirmenin kendisi suçtur.

Sizin rahatsız olduğunuz Alevilik, bir mezhep değildir! Pişmemiş, ham insandan olgun insana, yani kamil insana giden yolun adıdır. İnsanları bölen bir düşünceye, ideolojiye ve nefret diline sığınanların, hiç bir zaman anlayamayacağı bir yoldur. Çünkü bu yolda biat yoktur! Kerameti akıl, kabesi insandır. Gücün uyuşturucu etkisine girilmez, gücü elinde tutanlara yalakalık ya da tetikçilik yapılmaz. Kendisinden farklı olan hedef gösterilmez, aksine yetmiş iki millete aynı nazarla bakılır.

Alevi kültürünün ve inancının merkezinde sevgi, saygı, hoşgörü ve muhabbet vardır. Kin, kibir, kıskançlık, bencillik, şiddet, nefret, ayrımcılık gibi tüm kötü ve şer huylara kapalıdır.

O nedenle Aleviler; “Cahil meclisinden firar eyledim, Kamil meclisinde karar eyledim, kimki beni övdü zarar eyledim. Eleştirenden kârım var benim” derler.

Ama Alevilerler, Sivas’ta insanları yakan, Çorum’da, Maraş’ta ve Gazi’de Alevileri katleden, Alevileri “darbeci” ya da “terörist damar” diline sığınmış eleştireden kârı yoktur.

Sevgiden, insandan, eşitlikten, adaletten ve barıştan başka bir derdi olmayan Alevilere iftira atanların, “Alevilerin katline” ferman okuyan, Suriye’ye “Alevi kafası kesmeye gidiyorum” diye beyan verenlere iki laf etmeyen “provakasyon eleştirilerine” kulakları kapalıdır.

Kim ne derse desin, Aleviler bu ülkenin yüz akıdır! Barışın, laikliğin, demokrasinin, evrensel hukukun, cumhuriyetin, eşitliğin ve özgürlüklerin savunucusudur.

Alevilik ise şiddetten arındırılmış, barış içinde insanca yaşamın adıdır. Aleviler ve onların inancı hakkındaki kem sözler ancak sabinin üstüne kalır.