Cumhuriyet Halk Partisi, Kartal İlçe Başkan adaylarından, mahalle delegesi Kenan Kaplan, Sosyal medya hesabından İlçe Başkanı’na İlçe Başkanlığı seçim sürecini ve sonrasında yaşananları kapsayan çok konuşulacak “ilçe başkanı’na son mektup” başlıklı bir yazı yayımladı.

İşte Kaplan’ın o yazısı

 

İLÇE BAŞKANINA SON MEKTUP

Değerli İlçe Başkanım size seslenip, değişimin gerekli olduğu konusunda sizinle hem fikir olduğumu ama bunun için önce kapımızın önünü süpürerek başlamak gerektiğini ifade etmiştim.
Ama duyduğuma göre o süreçte tatildeymişsiniz. O nedenle okumamış olduğunuzu düşünerek bir kere daha fikirlerimi paylaşmak isterim. 
Değerli Başkanım;

İngilizlerin efsane başbakanı Winston Churchill der ki “Herkes değişimi ister ama kimse kendinden başlamak istemez.” Bu söz kulağınıza küpe olsun. Çünkü değiştirmek istediğiniz her ne ise, onu oluşmasına az veya çok sizin de katkınız vardır. Siz aynı kafada olduğunuz sürece değişim bir şey ifade etmez.

Şimdi gelelim size tekrar sayın başkanım.

Önce kapımızın önünü süpürmeliyiz diye değişime kendinizden başlamak gerektiğini daha önce belirtmiştim. Ama isterseniz gelinen süreçteki yaşananları da işin içine katarak bir kere daha tekrarlayalım.

Daha başkan seçilmediğiniz günlerde idi sayın başkan hatırlar mısınız? Belediyenin adayı diye bir yazı yazmıştım.

O günlerde belediyenin adayı olmaz, olunur ise örgütün adayı olunur demiştim. Çünkü belediyenin adayı demek, sadece belediye başkanını tekrar başkan yapmak için birisinin ilçeyi ele geçirmesi diye bir durum olur ki, bu ancak ilçe başkanı değil, belediye başkanının memuru anlamına gelir demiştim.

Tüzüğümüze göre ilçe başkanı belediye başkanın üstündedir. Belediyenin adayı demek, daha ilk dakikadan tüzüğü çöpe atmak demektir demiştim. Çünkü sizin geliş amacınız örgüte başkanlık değil, belediyeye memurluk yaparak, mevcut başkanı tekrar seçtirmek için şartları oluşturmaktır. Bu en azından örgütteki siyaset yapanların eşit siyaset yapma koşullarını ortadan kaldırır demiştim.

Siz belediyenin adayı oldunuz. Ve hatta belediye başkanının “bunu vizyonsuz buldum, bunu adaylaştırdım” sözünü de yediniz ve kongre salonuna geldiniz.

O kongre salonuna gelene kadar sesinizi çıkarmadığınız, şantaj, işiyle örgütü tehdit etme, iş vaadiyle oy isteme gibi ahlaksız durumlara da sesinizi bile çıkarmadan 5 yıldızlı ilçe binası vaadi ve belediye başkanının adamlarının oyları ile başkan seçtirildiniz. Bunu kendinize yakıştırdınız.

Peki buna sizin içinize siniyorsa, bizim sözümüz yok.
Hemen arkasından ilde değişim şart sözüyle tavır alışınız, ama genel merkeze gelince “dere geçerken at değiştirilmez” sözüyle 180 derece fikir değiştirmeniz. Ne dediğinizi ve ne yaptığınızı biz anlayamadık sayın başkan. 3 ayda bir insan üç kere döner mi sayın başkanım.

Sayın genel başkana yaranmak için, sosyal medyada “genel başkana oy verdiğinizi göstermeniz de bana göre özgüvensizlik ifadesidir de yine neyse. O davranışınızı sizin veya ekibinizden önemli kısmının “genel başkana oy vermediler” ama korkudan vermiş gibi davranıyorlar fikrini bende yarattığını bir kenara yazın.

Sayın başkan,

Mahallelerde bolca anlattığım gibi “bu seçim farklı bir seçimdir. Hedefe odaklı çalışılması ve birebir seçmen markajı ile çalışılması gereken bir seçimdir. Artık pankart asarak, broşür dağıtarak, esnaf ziyareti yaparak kazanılacak bir seçim yoktur. Bu çalışmalar nafiledir. Ziyan emeklerdir” demiştim. Bunun için seçilen ilçenin farklı bir program ortaya koyması gerekir. Eğer farklı bir yaklaşımı yoksa, seçilecek aday baştan seçimi kaybetmiş demektir demiştim. Ne siz dinlediniz. Ne de belediyenin delegelerini dinlemeye gönderdiniz. Olsun

3 aylık sen ben bizim oğlan tebrik ziyaretlerinin ardından, mahallelerde örgütün değil, belediyenin işaret ettiği veya cevaz verdiği isimlerle mahalle birimlerini oluşturdunuz. Eleştirileri ve önerileri dinlemediniz.

Bir çalışma programı da ortaya koyamadınız. Pankart asmak, broşür dağıtmak ve esnaf ziyareti dışında yaratıcı hiçbir çalışma programı ortaya koyamadınız. Hatta seçim günü “zengin ilçe başkanımız ve belediyemize rağmen” sandık başlarındaki arkadaşlarımız aç kaldı bilginiz vardır. 
Ve nihayetinde perşembenin gelişi çarşambadan belli idi. Seçim kayıp edildi. Kartal’da ister bir önceki cumhurbaşkanlığı seçim sonuçları ile kıyaslayın, isterseniz bir önceki genel seçim sonuçları ile kıyaslayın ve isterseniz referandum sonuçları ile kıyaslayın partimizi gerilettiniz. Partinin oyunu 6 ayda eriten ve AKP’nin önünde aldığı partiyi AKP’nin gerisine düşüren ilçe başkanı oldunuz.

(Sizin yerinizde olsam gider bir önceki ilçe başkanı ve yönetiminden vizyon dersi alırdım. Hatta bu derste not tutar, notları da belediye başkanınızla paylaşırdım. Hatadan ders almak erdemdir çünkü.)

Buraya kadar ki kısım bile istifa nedenidir sayın başkan. Bundan ötesi siyasi pişkinliğe girer.

Kendinize aynadan bir kere bile bakmadan, imza verip “genel merkezi değiştirme” çabanız ise artık pişkinlikten de ötedir. 
İnsana demezler mi , kendi kapınızın önünü temizlemeden memleketi temizleme çabanız da ne oluyor.
Siz ilçe başkanısınız, örgütünüze sormadan, bırakın örgütü ilçe yönetiminize bile sormadan bu kararı alma hakkını kendinizde nereden gördünüz?

Gerçi sizin göreviniz belli idi değil mi sayın başkan. Belediye başkanını tekrar seçtirmek. O yüzden kıbleniz örgüt değildi zaten. Ama bari beraber ilçe yönetimi yaptığınız ve bana göre içlerinde çok değerli partililerimizin de olduğu arkadaşlarınıza bilgi verse idiniz keşke.

Doğanın kanunudur sayın başkan “her şey özüne döner”. Kılıçdaroğlu’culuktan İnce’ciliğe uzanan maceranız nihayet özüne döndü ve 6 ayda nihayetlendi sayın başkan. Can havli ile atladığınız son tren de örgüt duvarına çarptı ve imza engeline takıldı.

Artık siz ve başkanınızı taşıyacak bir tren yoktur. Artık kendinize ve örgüte can çektirmenin de anlamı yoktur. 
Sizinle bir sonraki seçimi kazanacağına inanan bir örgütte artık kalmamıştır.

Hatta sizin adaletle tüm örgüteki siyasi hedefleri olanlara yaklaşacağınız, yani yarın yerelde farklı noktalara aday olacak arkadaşlara eşit mesafede duracağınıza inancımız da yoktur.

Artık il yönetimi ile, genel merkez ile güven sorunu yaşayan bir ilçe başkanısınız ve bu ilçe başkanının başarı şansı yoktur.

Artık memuru olduğunuz belediye başkanı siyasi bir meftadır. Onun “benden sonrası tufan” gazıyla haraket edip, belediyeyi de kaybetmemizin nedeni olmayınız. Örgütü yeni bir siyasi bunalımın içine sokmayınız.

Bu nedenle partiye, örgüte ve demokrasiye saygınız var ise lütfen yolu açınız.

Lütfen bir hafta bile geçmeden istifa ediniz.

Değişim istiyordunuz ya, değişime kendinizden başlayınız.

Aksi takdirde bu örgütün gereğini en kısa zamanda yapacağına emin olunuz.

Selametle sayın başkanım.

Kenan KAPLAN /Kartal Gümüşpınar Mahallesi Delegesi.