Gazetemizin önceki gün “Kartal Belediyesi’nde neler oluyor” manşetiyle kamuoyunun gündeme getirdiği “ davalarda Sulh ile tasfiye, ibra, kabul ve feragat yapabilmeleri amacıyla belediye Avukatlarına vekaletname vermek üzere Belediye Başkanı Altınok Öz’e yetki verilmesi” teklifi meclisten tartışmalı bir şekilde oy çokluğu ile geçti.

CHP Hukuk Komisyonu ve Meclis üyesi Av. Perihan Sevim, gazetemize ve Ak Parti’nin itirazlarına verdiği cevapta, yeni tartışmalar yaratacak itiraf gibi açıklamalarda bulundu.

AK PARTİ “BUYETKİYİ VERİRSEK MECLİSE GETİRMEK DURUMUNDA DEĞİL”

Konuyla ilgili mecliste söz alan AK Parti meclis ve Hukuk Komisyonu üyesi Av. Muammer Bektaş, “ Biz bu yetkiyi verirsek belediye başkanı yarın sulh feragat’le ilgili her hangi bir karar aldığında, bu meclis kararına ihtiyaç duymadan da kendi başına bir feragat veya bir dosya ile ilgili bir şeyler bir anlaşma yapabilir. Kanun onu emrediyor, meclise getirmek zorunda. Meclisten onay aldıktan sonra yapabilir. Eğer bu yetki devrini verirsek meclise getirmek durumunda değil. Çünkü meclis buna baştan sulh, ibra, feragat yapma yetkisini verdi.

Vereceğimiz yetki, genel bir yetki olacak. Kapsamı belli değil, tarihi belli değil, süresi belli değil. Böyle bir yetki devri 5393 sayılı yasaya aykırıdır. Devredemeyiz, devretme ihtimalimiz yoktur. Varsa vekalette bir sıkıntı, bu genelgenin düzeltilmesi ile olacak bir şeydir. Meclis kararıyla yetki devri ile aşılacak olması hukuka aykırıdır. Burdan oy çokluğu ile geçebilir ancak, geçmişte belediye başkanına borçlanma ile ilgili verilen yetki devri gibi bunun da iptal edileceği kanaatindeyim.

Biz grup olarak ret vereceğiz ve bizim sorumluluğumuzu ortadan kaldırmayacağını düşünüyorum. O bakımdan bu sorumluğa Ak Parti grubu olarak giremeyiz” dedi

Bu arada Ak Parti’de Noterin genelgesinde önemli bir ayrıntıyı gözden kaçırıyor “Genelge belediye başkanına yetki ver demiyor. Avukat bir davayla ilgili bana Sulh’e geliyorsa gitsin bana meclis kararı getirsin diyor” Teklifte atıfta bulunulan Noterlik Kanunu’nun 79. Maddesi “ Vekil, veli, vasi, kayyım, mümessil ve mirasçı sıfatiyle veya şirket ve dernek gibi tüzel kişiler adlarına noterlik işlemi yaptırmak isteyenler, sıfat ve yetkilerini ve işlemi yapmıya izinli olduklarını bildirir belge göstermekle yükümlüdürler” diyor

Noterler Birlgi’nin Noterlere gönderdiği genelge, Meclis kararı saptanmadan, dayanak olarak eklenmeden işlem yapılmaması için gönderilen bir genelgedir. Meclisi ilgilendiren bir konu ve işlem değildir.

BELEDİYE AVUKATINDAN ÇELİŞKİLERLE DOLU SAVUNMA

Daha sonra söz alan meclis üyesi ve Hukuk Komisyonu Başkanı Av. Perihan Sevim, itiraf gibi açıklamalarda bulundu.

Bu olayın yeni olmadığını, Kartal Belediyesinde çalışanı Avukatların vekaletnamelerinde bu yetkilerin bulunduğunu “Sanki bu Avukatların bu güne kadar bu yetkileri yoktu da bu gün itibari ile önümüze geldi bu arkadaşlara Sulh ibra yetkisi verdik. Böyle değil, 2013 yılında Kartal Belediyesi Avukatlarına verilen vekaletname örneği var ve 2011 yılında verilmiş. 5393 sayılı kanunun 38. Maddesine  göre, vekaletname verme yetkisi belediye başkanı’na aittir. Belediye Başkanımız bu yetkisini kullanarak Avukat arkadaşlarımıza belediye adına takip ettikleri davalara sulh ve ibra olma yetkisini zaten vermiş, bu vekaletnamelerle bu güne kadar gelinmiş.

Bu gün niye bu olay önümeze geldi. Çünkü şöyle bir şey oldu. Vekelatnamelerde toplu olarak Avukatların adı yazılır, dün itibariyle bir kukukçu arkadaşın tayini çıkmış, onun yerine yeni bir Avukat arkadaş göreve başlayacak, o arkadaşın buraya ismi eklenecek, diğerinin de isminin çıkarılması hasıl olmuş.

Noter demiş ki ‘vekaletnamenizi bu güne kadar düzenliyorduk, bu günde düzenleyeceğiz sorun yok ama,  Noterler Birliği’nden bize bir genelge geldi, 2016 tarihi itibariyle gelen bir genelge Orda diyor ki Sulh ve İbra olma yetkisi Belediye Meclisi’ne aittiir. Dolayısıyla bunun dayanağı olan Belediye Meclis kararını getirin koyalım.

Yani aslında prösedür için gelmiş konu bize. Ve bunun başkanlıkla da bir ilgisi yok.

Basında yazan arkadaşlara rica ediyorum. Gelsinler bir hukukçudan görüş alsınlar. Bunca yıllık hukuk tecrübemle söylüyorum. Bu karar burdan çıktıktan sonra yargıdan dönmez.

Ama bunun yargıya götürülmesi yanlış olur. Bu karar bu haliyle hiçbir şekilde yetki devrini içermiyor”

 “BELEDİYE’NUN HUKUKÇULARINDAN GÖRÜŞ ALACAKMIŞIZ!

Konuşmasında bizim bu haberle algı yarattığımızı söyleyen ve sitemde bulunan Av. Perihan Sevim “Basında bunları yazan arkadaşlar rica ediyorum gelsinler bir hukukçudan görüş alsınlar” diyor. Teşekkür ediyorum, ben almayayım. Eğer onlardan görüş almaya kalksak, ömrümüz adliyelerde geçer. Görüyoruz aldıkları kararları.!

Ne diyor Belediye’nin Hukuk Komisyonu Başkanı Sevim “Belediye Başkanımız bu yetkisini kullanarak Avukat arkadaşlarımıza belediye adına takip ettikleri davalara sulh ve ibra olma yetkisini zaten vermiş, bu vekaletnamelerle bu güne kadar gelinmiş” diyor.

Peki sormak gerekmiyor mu, meclisin yetkisinde olan 18-h maddes ile ilgili yetkiyi, belediye başkanı Avukatlara nasıl vermiş? Varmı bu yönde bir meclis kararı? Yok.

Sevim “O vekaletle bu güne kadar işlem yaplıyordu” diyor. O zaman Noterler Birliği’nin genelgesi 2016 yılanda yayımlandı ise, o tarihten bu güne kadar meclis kararı da bulunmadığına göre, belediye sulh, feragat vb işlemleri nasıl yaptı? Ne gibi işlemler yaptı? Bu suç değil mi, kanunu çiğnemek değil mi?

Normal de, genelge olmasa dahi, Sulh ve feragat yetkisi mecliste olduğu için işlem yapılmamalıydı. Noterler kanununu 79. Maddesi gereği, meclisten bu kararın alınması gerekir diyor. Zaten bu genlgeyi de bunun için yayımlanmış. Meclis kararı olmadan vekaletname ile ilgili işlem yapamazsınız’ diyor

Bu durumda bu güne kadar yapılan tüm işlemlerin geçersiz olacağı ve kanuna aykırılık teşkil ettiği açıktır ve iptal edilmelidir. Kamu zararının yanı sıra, suç oluşturacak başka da işlemler  de yapılmış olabilir.

Perihan hanım Çarşamba günü mecliste konuşma yapıyor “Bu işleme ihtiyaç dün itibariyle oluşmuştur. Dün bir Avukat arkadaşımızın tayini çıktı onun yerine yeni bir avukat başladı. Biz onunu için yapıyoruz bu işlemi” diyor.

Bu da büyük bir çelişkidir “ Sözü edilen dosya geçen Perşembe günü işleme girmiş, gündem dağıtılmış, pazartesi komisyona havale edilmiş, ama dosya gündeme alındıktan 5 gün sonra ihtiyaç duyulduğunu ve bu gerekçeyle işlem yapıldığını iddia ediyor. Peki Perihan Sevim bunu önceden nasıl bildi, yada bilebilir mi. Daha Salı günü görev başlayan Avukat ne zaman notere işlem yapmaya gitti de bu genelge karşısına çıktı?

Ne diyor Sevim “bir işlem yapılacağı zaman yine meclise gelecek, gelmek zorunda” diyor Bu karardan bunu anlıyorsak Peki 2013 ten beri hangi konu mecllise getirilip karar alındı. Ve bu vekaletle hangi işlemler yapıldı, hangi konularda sulh veya ferağat yapıldı. Meclisin ve kamuoyunun bundan haberi varmı?Yok

Bu arada, Danıştay Sekizinci Daresinin bir belediye ile verdiği bu yönde benzer bir kararı bulunduğunu hatırlatmakta yarar var.

Sonuç olarak; Aslında Noterler Birliği, noterlere bu konuyu ihmal ettiği için genelge yayımlamak zorunda kalmış, belediye’de bunu bahane göstererek Başkana toptan yetki vermiye çalışıyor.Mesele budur.