Arslan Ariç Yazdı, Yeni CHP'de Neler Oluyor!
Bu CHP’mi umut verecek! Bu CHP’mi eskilerden ders çıkarıp doğru örgütlenecek! Bu CHP’mi iktidara yürüyecek!
Yeni CHP’de işler iyi yürümüyor. Her şey eskisi gibi, değişen bir şey yok. Anlatılanlar moral bozucu, umut kırıcı.
Daha ilk günden, özellikle İstanbul’da ilçe başkanlarının belirlenmesinde, bazı üst düzey yetkililerin eskiden olduğu gibi örgüt emekçilerine danışmadan, atama yapmaları tepki topladı. Partiye yıllarca emek vermiş çok sayıda parti emekçisini toplu istifa noktasına getirdi. Böyle devam ederse her an beklenmeyen gelişmeler yaşanabilir.
Peki Yeni CHP’de Ne Oluyor!
Anlatılanlara göre “durum gerçekten vahim, parti’de dört ayrı grup var, böyle giderse çıkan ego yüzünden ortalık bir daha karışacak parti kimsenin umurunda değil.
Kılıçdaroğlu’nun etrafı örülmüş yanlış yaptırıyorlar. Hançer devam ediyor. Herkesin kendi hesabı var. Kemal beye yanlış bilgi veriyorlar. Sandık koymadan İlçelere atama delege yapıyorlar. MYK’da değerlendirmeye dahi getirilmiyor. Masa başında emekler heder ediliyor. Atamalar yapıldıktan sonra Kemal beye bildiriyorlar.
Bu zihniyetle gidilirse, parti de bir kırılma ve kopuşlar yaşanır ve baraj altı kalması kaçınılmaz olur!
Eskiyi aratmayacak bir örgütlenme ve zihniyetle başarı bekleniyorsa, allah gani gani rahmet eylesin!
Daha ilk günden özellikle İstanbul’da İlçe Başkanlarının belirlenmesinde, bazı üst düzey yetkililerin eskiden olduğu gibi örgüt emekçilerine danışmadan müdahale etmeleri özellikle İstanbul’un bir çok ilçesinde tepki topladı. Partiye yıllarca emek vermiş çok sayıda siyasetçi an itibariyle toplu istifa noktasında bekliyorlar.
Bu yapılanlara CHP’ye uzun yıllar kesintisiz bir şekilde emek vermiş önemli görevlerde bulunmuş partinin önemli isimlerinden Cemil Ekşi, atamalarda yetkisi bulunan Örgütten Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal’a hitaben sosyal medya hesabından bu olaylarla ilgili önemli tespitlerin bulunduğu bir yazı kaleme aldı.
Cemil Ekşi şunları yazdı “Sayın Orhan Sarıbal,
Yetki sizdedir, disiplin mekanizmaları da elinizdedir. Ancak bilinmelidir ki örgütlerin vicdanı ve parti emekçilerinin hafızası da en az bunlar kadar güçlüdür.
“Yapmış olduğunuz açıklama ve sergilediğiniz tavrın, Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal ilkeleri ve parti içi demokrasi anlayışıyla bağdaşmadığını düşünüyorum.
Öncelikle belirtmek isterim ki, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı olarak makamınıza, emeğinize ve sahip olduğunuz yetkilere saygı duyuyorum. Ancak unutulmamalıdır ki, bugün bulunduğunuz görevler ve makamlar, partililerin verdiği emek ve destek sayesinde anlam kazanmaktadır.
Ankara’ya gelen herkese, “Sen Tuzla’da, Pendik’te ya da Kartal’da ilçe başkanı olacaksın.” şeklinde söz vermek veya bu yönde ifadeler kullanmak ne parti teamüllerine uygundur ne de sahip olduğunuz yetkinin sınırları içerisindedir. Bu tavrınızı doğru bulmuyor ve size yakıştıramıyorum.
Bulunduğunuz makamı daha adil, daha kapsayıcı ve parti örgütlerine saygı gösteren bir anlayışla kullanmanız gerektiğine inanıyorum. Çünkü siz Ankara’da görev yaparken, bizler sahada Cumhuriyet Halk Partisi adına mücadele ediyor, zaman zaman bedeller ödüyor ve partimizi savunuyoruz. Bu emeğin ve fedakârlığın göz ardı edilmesi bizleri derinden üzmektedir.
Ben, Cumhuriyet Halk Partisi’ne gönülden bağlı, bu parti için emek vermiş bir üye olarak size bir tavsiyede bulunmak istiyorum. Ankara’ya gelen herkese ilçe başkanlığı vaadinde bulunmak yerine, “Siz değerlisiniz. Ancak bu konuda örgütlerimizin görüşü, mevcut yapımız ve parti içi süreçler belirleyicidir. Hep birlikte en doğru kararı vereceğiz.” demeniz hem parti kültürüne hem de örgüt iradesine daha uygun olacaktır.
Bu nedenle, sergilediğiniz bu tavrı ve kullandığınız ifadeleri şiddetle kınıyorum. Cumhuriyet Halk Partisi gibi köklü bir partide görev yapan hiçbir yöneticinin, örgütlerin iradesini yok sayacak açıklamalar yapmaması gerektiğine inanıyorum.
Belki bana, “Sen kimsin ki beni eleştiriyor ya da kınıyorsun?” diyebilirsiniz. Böyle düşünmenize de saygı duyarım. Ancak ben de aynı samimiyetle şunu sormak isterim:
Sayın Orhan Sarıbal, siz kimsiniz ki Tuzla örgütünün, üyelerinin ve parti emekçilerinin görüşünü almadan, onların iradesini yok sayarak ilçe başkanını belirleyecekmiş gibi konuşabiliyorsunuz?
Cumhuriyet Halk Partisi’nde esas olan örgüt iradesidir. Hiç kimsenin, hangi makamda olursa olsun, bu iradenin üzerinde hareket etme hakkı yoktur.
Yetki sizdedir, disiplin mekanizmaları da elinizdedir. Ancak bilinmelidir ki örgütlerin vicdanı ve parti emekçilerinin hafızası da en az bunlar kadar güçlüdür”