Cemil Ekşi'den Genel Merkez Organlarına Çağrı!
Tuzla eski Orhanlı Belediye Başkanı Cemil Ekşi, parti'de yaşanan bazı olaylarla ilgili, Genel Merkez Disiplin Kurulu'na çağrıda bulundu.
Ekşi, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada
"EkşiBu satırları, yapılan yanlışlara sessiz kalmamak adına kaleme alıyorum.
Öncelikle şunu açıkça ifade etmek isterim ki; Cumhuriyet Halk Partisi’nde görev yapan ya da parti üyeliğini sürdüren kişilerin başka bir siyasi partinin etkinliğinde, yürüyüşünde veya tanıtım faaliyetinde yer alması, Parti Tüzüğümüz açısından değerlendirilmesi gereken ciddi bir konudur.
Bugün Tuzla’da, yeni kurulan partinin İstanbul İl Başkanı ve yöneticilerinin, 39 ilçeden getirilen katılımcılarla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl’ün AK Parti’ye geçişini protesto etmek amacıyla bir yürüyüş gerçekleştirdiğini görüyoruz. Herkes siyasi tercihini yapmakta elbette özgürdür. Bir partiden ayrılmayı tercih eden de, başka bir siyasi yol seçen de bunun sorumluluğunu ve siyasi bedelini kendi iradesiyle üstlenir. Buna kimsenin söyleyecek sözü olamaz.
Ancak burada sormadan da geçemiyorum:
Bugün Belediye Başkanını protesto edenler, geçmişte o Belediye Başkanını aday gösteren, arkasında duran ve destekleyenler değil miydi? Eğer bugün ortada bir yanlış olduğu iddia ediliyorsa, bunun muhasebesini önce o yanlışın oluşmasına sebep olanların yapması gerekir. Dün doğru diye savunulan bir tercihin bütün sorumluluğunu bugün sadece bir kişinin omuzlarına yüklemek, kamuoyunun vicdanında karşılık bulmayacaktır.
Benim itirazım tam da bu noktadadır.
“Ben Cumhuriyet Halk Partisi’nde kalıyorum.” diyen gerek parti üyelerimizin, gerek meclis üyelerimizin, gerek ilçe yöneticilerimizin ve partimiz adına görev yapan hiçbir arkadaşımızın başka bir siyasi partinin düzenlediği böyle bir yürüyüşte yer almasını doğru bulmuyorum. Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında kalmayı tercih eden herkesin, parti kimliğine ve kurumsal duruşuna uygun hareket etmesi gerektiğine inanıyorum. Bu mesele kişilerden bağımsız olarak parti disiplini ve parti aidiyeti meselesidir.
Dün yapılan grup toplantısında belediye başkanlarına, meclis üyelerine ve parti örgütüne yönelik yapılan çağrının ardından, bugün İstanbul’daki 39 ilçe başkanının Tuzla’daki bu organizasyona yönlendirilmesini de doğru bulmuyorum. Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal kimliğini korumak yerine başka bir siyasi partinin organizasyonunda görüntü verilmesi, parti kültürümüz ve geleneklerimiz açısından kabul edilebilir değildir.
Burada gerçekleştirilen eylemin asıl amacı, bir belediye başkanını protesto etmek değil; Cumhuriyet Halk Partisi’nin altını boşaltmaya yönelik siyasi bir zemin oluşturmaktır.
Parti Tüzüğümüz bu konuda son derece açıktır. Tüzüğümüzde;
“Partide aldığı görev ve sorumlulukla ve üyelikle bağdaşmayan tutum ve davranışlarda bulunmak” ile “Parti adaylarına karşı ya da başka parti adaylarından yana açık veya gizli çalışmak” kesin çıkarma cezasını gerektiren parti suçları arasında sayılmıştır.
Bu nedenle çağrım; İstanbul İl Başkanlığına, İl Disiplin Kuruluna ve Genel Merkezimizin yetkili organlarınadır. Parti Tüzüğü herkese eşit uygulanmalıdır. “Ben CHP’de kalıyorum.” diyen bir kişinin, başka bir siyasi partinin organizasyonunda yer almasının Parti Tüzüğü çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Eğer tüzükte açıkça düzenlenen bu fiiller karşısında hiçbir işlem yapılmazsa, yarın benzer davranışların önüne geçmek mümkün olmayacaktır. Kurumsal disiplin, kişilere göre değil kurallara göre işletilmelidir.
Son olarak İstanbul’da görevlendirilen yeni ilçe başkanı arkadaşlarımıza başarılar diliyorum. Bir an önce görevlerine başlayarak Cumhuriyet Halk Partisi’ne hizmet etmelerini temenni ediyorum. Dileğim; tüm örgütümüzün enerjisini başka partilerin organizasyonlarına değil, kendi partisini büyütmeye, Cumhuriyet Halk Partisi’ni iktidara taşımaya harcamasıdır" ifadelerini kullandı