CHP'li Tanal YSK'nın Kararını Anayasa Mahkemesi'ne Taşıdı

ABONE OL

CHP İstanbul Milletvekili Avukat Mahmut Tanal, tutukluların oy kullanma hakkını kısıtlayan YSK'nın 1133 no'lu kararını Anayasa Mahkemesine taşıdı.

Tanal, “YSK, kendisine yaptığım şikâyeti, Yüksek Seçim Kurulunun kararları aleyhine başka bir mercie başvurulamaz gerekçesiyle usulden reddetmiştir. Ancak bu YSK’nın hukuka aykırı karar verse de başka bir mercie başvurulamaz anlamına gelmemektedir. YSK’nın 1133 no’lu kararı seçimi manipüle etmeye yöneliktir. Bu karardan derhal dönülmelidir” dedi.

TANAL YSK KARARINI AYM’YE TAŞIDI

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) 31 Mart yerel seçimlerinde tutuklularla, taksirli suçtan hükümlülerin oy kullanmasını engelleyen bir karara imza attı. YSK’nın 1133 no’lu kararı ile cezaevindeki tutuklu ve taksirli suçtan hükümlüler, ‘kayıtlı oldukları seçim çevresinde ve o seçim türlerinde’ oy kullanabilecek. Cezaevindeki 55 bin 574 tutuklunun çok büyük bölüm seçim bölgesindeki cezaevlerinde kalmadığı için oy kullanamayacak. CHP İstanbul Milletvekili Avukat Mahmut Tanal, YSK’nın 1133 no’lu kararının yine Yüksek Seçim Kuruluna şikâyet etmiş, seçimi manipüle eden bu karardan dönülmesini talep etmişti. Ancak YSK, Tanal’ın dilekçesini Yüksek Seçim Kurulunun kararları aleyhine başka bir mercie başvurulamaz gerekçesiyle daha esasa girmeden usulden reddetti. Bunun üzerine Tanal, YSK’nın hem yetki gaspında bulunduğu hem seçimi manipüle eden hem de bir temel hak olan oy kullanma hakkını kısıtladığı 1133 no’lu kararı Anayasa Mahkemesine taşıdı. Tanal, Anayasa Mahkemesi başvurusuna ilişkin şunları söyledi:

YSK ANAYASA MADDE 2’Yİ DE ÇİĞNEMİŞTİR

“Anayasa’nın 2. Maddesi uyarınca Türkiye Cumhuriyeti toplumun huzur, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir. Anayasanın ilk 3 maddesi, 4. Madde ile değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif dahi edilemez hale getirilmiştir. Anayasanın 2.madddesi ile Türkiye Cumhuriyeti devletinin demokratik yapısı garanti altına alınmıştır. YSK, 1133 no’lu kararı ile seçimlerin demokratik ortamda yapılmasını engellemekte ve seçimleri manipüle etmektedir. Vatandaşın oy kullanma hakkını engellemek demokrasiye bir darbedir. Bu darbe YSK eliyle vurulmuştur. YSK bu darbe ile Anayasanın 2.maddesini adeta çiğnemiştir. YSK seçimde oluşacak kargaşayı, kaosu, manipülasyonu engellemekle yükümlüdür. YSK seçimin adalet ve eşitlik ilkelerine uygun bir vaziyette gerçekleştirilmesini sağlamalıdır. Ancak YSK, kargaşa, düzensizlik, kaos ve manipülasyona yönelik karar almıştır. Bu YSK’nın varlık gerekçesine ve amacına aykırıdır. Anayasa Madde 131 açık bir şekilde YSK’nın işlem ve tedbirlerine karşı şikâyet edebilmeyi düzenlemiştir. YSK,  dilekçemi Anayasa madde 79’a göre yani “YSK’nın kararları aleyhine başka bir mercie gidilemez” maddesi uyarınca reddetmiştir. Ancak YSK, 298 Sayılı seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunun, YSK’nın İşlem ve Tedbirlerine Karşı Şikâyet başlıklı 131. Maddesine göre YSK kararlarına karşı şikâyet yolunun açık olduğunu dikkate almamıştır.

YSK KARARI AYET DEĞİL, ANAYASAYA AYKIRI İSE ŞİKÂYET YOLU AÇIK

Türkiye Cumhuriyeti devletinde oy kullanma hakkı bulunan insanların oy kullanmalarının engellenmesi demokrasiye zarar verecektir. Başvurumun salt Anayasa madde 79 gerekçe tutularak usulen reddedildiği için sanki YSK’nın her türlü kararı anayasaya uygun olsun-olmasın sorgusuz sualsiz kabul edilmesi gerektiği anlamı çıkıyor. YSK kararları ayet değildir. Anayasaya aykırı ise şikâyet yolu açıktır. Bu anlayış başlı başına anayasaya aykırıdır. YSK’nın seçimi manipüle etmeye hizmet eden karına yönelik şikâyetimin reddi dolayısıyla Anayasa Mahkemesine başvurma gereği doğmuştur.”

YSK KARARI AYNI ZAMANDA YETKİ GASPIDIR

Anayasanın Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkileri başlıklı 87. Maddesi der ki; “Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkileri, kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak……yetkileri kullanmak ve görevleri yerine getirmektir.” Yani kanun yapma yetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne aittir. Yüksek Seçim Kurulu yeni kanun ihdas eder gibi genelge yayınlamaktadır. YSK, kendisini TBMM’nin yerine koyarak yeni kanun yapmaktadır ve söz konusu durum tam anlamıyla yetki gaspıdır. Yasa yapma görevi yasamanın yani TBMM’nin tekelindedir.