GÜRSEL TEKİN'DEN HÜKÜMETE SERT ELEŞTİRİ

ABONE OL

CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, AKP’nin “yerlilik ve millilik” vurgusu üzerinden yürüttüğü politikanın perde arkasında gayri millî uygulamaların bulunduğunu söyledi. 

 

AKP, millilik üzerinden hamaset nutukları atıyor diyen Tekin, “Dış politika sıkışan AKP hükümeti, “yerli ve milli” söylemine aykırı bir şekilde, Batı ülkelerine taviz üzerine taviz veriyor.  Bu tavizler de özellikle AKP’nin son dönemde tekeline aldığı yargı sistemi üzerinden veriliyor. Yabancıya sağlanan yargı imtiyazı kabul edilemez” diye konuştu.

 

AKP’nin yurtdışına yargı üzerinden verdiği ilk taviz İsrail ile yapılan Mavi Marmara Anlaşması ile geldi diyen Tekin, “AKP, imza koyduğu anlaşma ile Mavi Marmara’ya saldırı emri veren İsrailli yetkililer hakkında Türkiye’de adli kovuşturma yapılmasını yasaklamıştı. Bu anlayışa sahip olan AKP’nin millilikten bahsetmesi deli saçmasıdır ” ifadelerini kullandı.

 

Saray yönetiminin Türk vatandaşlarını hukuk önünde ayrıştırdığını, ABD ile yaşanan vize krizini çözmek uğruna, Amerikan yönetimine bir çeşit “yargı bağışıklığı” imtiyazı verildiğini söyleyen Tekin, “Vatandaşlarımız, ‘ABD için çalışanlar’ ya da ‘çalışmayanlar’,  ‘çifte pasaport sahibi olanlar’ ya da ‘olmayanlar’ olarak ikiye ayrıştırılmıştır.  ABD Büyükelçiliği’nden yapılan açıklamada, vize krizinin sona erdirilmesi için AKP hükümetinden ‘en üst düzeyde’ üç güvence alındığı açıklandı. Bu üç güvence şu şekildedir: Birincisi, şuan tutuklu olan iki kişi dışında, ABD’nin, Türkiye’deki temsilciliklerinde çalışanlar hakkında soruşturma olmadığı güvencesi; İkincisi, ABD’nin, Türkiye’deki temsilciliklerinde çalışmakta olan yerel personel için “görev yönergesinde olan konularda” gözaltına alınmayacağı ya da tutuklanmayacağı güvencesi; Üçüncüsü ise, Amerikan temsilciliklerinde görev yapan bir personelin önümüzdeki dönemlerde gözaltına alınması ya da tutuklanması gerektiğinde önceden ABD’ye bilgi verilmesi konusundaki güvencedir” diyerek tepki gösterdi.

 

“ABD’li amir isterse tutuklama yok!”

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları arasında “ABD için çalışanlar” ve “çalışmayanlar” olarak bir ayrım söz konusu olursa adaletten ve hukuktan söz etmenin imkânsız olduğunu belirten Tekin şunları söyledi:

“ABD için çalışan Türk personele 'kendilerine Amerikalı amirleri tarafından verilen görevleri yaptıkları için' tutuklanmayacakları, gözaltına alınmayacakları güvencesi vermek, Türkiye’de yargı bağımsızlığını hiçe saymak, daha şimdiden gelecekte savcıların açacakları olası soruşturmaların önünü kesmek anlamına gelir. Eğer bir Türk vatandaşı bir suç işliyorsa, bağımsız yargı hakkında işlem yapar. Ancak AKP’nin verdiği bu güvence doğruysa, Amerikan elçiliğinde çalışan Türk vatandaşları için Türk yargısı hiçbir işlem yapamaz hale gelir. Şimdi Saray yönetimine soruyorum; Her gün çıkıp “ey Amerika” diye çıkıştığınız ABD’ye bu tavizleri verdiniz mi? Vermediyseniz, ABD Büyükelçiliği nasıl böyle bir açıklama yapar? Türkiye’yi “müstemleke” durumuna düşüren bu açıklamanın hesabını o elçilikten, o Amerika’dan soracak mısınız? Yoksa sadece Türkiye’nin Washington Büyükelçiliği’nin yaptığı kuru bir açıklamayla, bunu da geçiştirip, Türkiye’yi müstemleke haline getirmeyi içinize sindirecek misiniz?”

 

Vatandaş 'makul şüpheli', yabancıya masumiyet karinesi

 

Son dönemde gerilen Türk-Alman ilişkisini Almanya’dan gelen baskıların belirlediği eleştirisinde bulunan Tekin şöyle devam etti: “Almanya’dan gelen baskılar neticesinde ve bazı hatırlı eski Alman siyasetçilerinin araya girmesi sonucu, Alman pasaportu taşıyanların sessizce ve teker teker tahliye edildikleri, haklarındaki dava sürerken ülkelerine dönmelerinin önünün açıldığı iddiaları oldukça vahimdir. Saray yönetimi, yargıya kurduğu baskıyla Türk vatandaşı gazetecileri ve akademisyenleri tutuksuz yargılanma hakkından, masumiyet karinesi ilkesinden mahrum etmektedir. Tutuksuz yargılama esasını başka ülke pasaportu taşıyanlara sessiz sedasız uygulayan AKP yönetimi, bu haktan kendi öz evlatlarını, Türk vatandaşlarını neden mahrum ediyor?”

 

Tekin “AKP, önce İsrail’e, ardından ABD’ye birbiri ardına yargı imtiyazları tanırken, Türk vatandaşlarının haklarını korumak, sudan sebeplerle hapiste tutulan Türk vatandaşlarının davalarına sahip çıkmak yine CHP’ye kalmıştır. CHP, bu ülkenin insanına, onun hak ve hukukuna sahip çıkmaya devam edecektir” şeklinde konuştu.