İBB YIKMAK İSTİYOR, VATANDAŞ YIKTIRMAMAK İÇİN GECE GÜNDÜZ NÖBET TUTUYOR

ABONE OL

İstanbul’da Çamlıca Tepesi’nin eteklerinde başlayan kentsel dönüşüm çalışmaları Kirazlıtepe mahallesinde yıkıma dönüştü. Bir yanda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “İstanbul’un her yerinden görünsün” talimatı ile yaptırdığı Çamlıca Camii, bir tarafta ise molozlar arasında sıkışan mahalle sakinleri. Üstelik şimdi yıkılmak istenen camileri için 7-24 nöbet tutuyorlar. Kendi aralarında fahri imam bile atamışlar. Üsküdar Belediyesi’nin TOKİ ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yürüttüğü Çamlıca Camii çevresi kentsel dönüşüm projesiyle mağdur edildiklerini belirten bölge sakinleri, hakları noter onaylı bir sözleşmeyle güvence altına alınıncaya kadar direneceklerini anlatıyor.

İşte Cumhuriyet’ten Hazal Ocak’ın haberi…  

EN YAKIN NOKTA

Riskli alan ilan edilen Ferah mahallesine doğru yola çıkıyoruz. Bu mahalle Çamlıca Camii’ne en yakın nokta. Cami çevresine çekilen demir levhaların hemen ardından başlıyor. Mahallenin her noktasından deniz, köprü manzarası ile caminin minareleri gözüküyor. Molozlar arasından geçerek mahalleye giriyoruz. Bir yanda molozların arasında çocuklar koşuyor, oynuyor, bisiklet sürüyor, halı yıkanıyor, diğer yanda mahalle sakinleri evlerinin balkonlarında toz içinde çamaşır asıyor. Kirazlıtepe Kentsel Dönüşüm İmar ve Güzelleştirme Derneği önünde mahalle sakini Bayram Ali Kot ile buluşuyoruz.

TEK TARAFLI SÖZLEŞME

 

Mahallede 780 hak sahibi, 1560 bağımsız bölüm, 39 da tapusuz ev olduğunu belirten Kot, 786 hak sahibinin yaklaşık 320’sinin anlaştığını anlatıyor. 450’ye yakını da anlaşmaya varmamış. Kot, ilçe belediyesinin kendilerine güven vermediğini, aralarından bir güven problemi olduğunu anlatıyor. Kot, tek taraflı bir sözleşme imzalatmaya zorlandıklarını belirterek “Başkanla ve belediyeyle yaptığımız tüm görüşmelerde süreci belge düzenine ve hukuki garantiye çekmeye çalışıyoruz ama karşı tarafın yaklaşımı tamamen sözlü oluyor. Ağızlarından çıkan kelimeleri kâğıda dökmeye çalışıyoruz ama dökmüyorlar. ‘Sözüm senettir’ diyorlar” ifadelerini kullanıyor.

Bölge sakinleriyle mahalleyi gezmeye başlıyoruz. Yakınlarının ve çocukların yıkımların ardından kaşındıklarını anlatıyorlar. Kanalizasyonların sokaklara taştığını belirtiyorlar. Bölge sakinlerinin anlattıklarına göre sözleşmeyi imzalamayan yurttaşlar baskı altında. Yurttaşların cep telefonlarına Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen adıyla anlaşmaya varmaları ve sözleşme imzalamaları için kentsel dönüşüm ofisine çağıran mesajlar atılmış. 17 Temmuz’da bölge sakinlerine gönderilen tebligatta ise 15 gün içinde evlerini terk etmezlerse 6306 sayılı kentsel dönüşüm kanunu kapsamında zorla tahliye edileceği belirtiliyor. Bu mesajların ve tebligatların kendilerine sözleşmeyi imzalamaları için bir baskı olduğunu belirten bölge sakinleri kentsel dönüşüme karşı olmadıklarını ancak haklarının yazılı belgelerle güvence altına alınmasını istediklerini anlatıyor.

Bölge sakinlerinin nöbet tuttuğu Esentepe Camii’sine doğru yürüyoruz. Anlaşmaya varan bölge sakinlerinin evleri yıkılıp öylece bırakılmış. 2 yılda süreç hızla ilerlemiş, biz mahalleyi gezerken bile yıkımlar sürüyor. Caminin ise kapıları sökülmüş, görevli imamlar da başka camiye tayin edilmiş. Camide nöbet tutan mahalle sakini Hasan Hüseyin Göçer, “Cami yıkılacaksa bile en son yıkılır. Bayram üzeri camimizi yıkmaya çalışıyorlar. Yıktırmayacağız” diyor. Mahalleli kendi aralarından birini de fahri imam olarak atamış.

 

‘ÖMRÜMÜ VERDİM’

Camiden çıkıp molozların arasında tek kalmış bir eve varıyoruz. Evin kapısında oturan 60 yaşındaki Ayşe Görüm, “Önceden kapımızda oturuyorduk, çayımızı içiyorduk. Tozdan pislikten cam açamıyoruz. İmza atmamız için baskı uygulanıyor. Geçen polisler neden imza vermiyorsunuz diye sordu bana. Kime güvenip de vereceğim dedim. Hakkımızı vermiyorlar. Ben ömrümü buraya verdim” diye şikâyet ediyor.

‘RANT İÇİN EVİMİ ALACAKLAR’

Mahallede 50 yaşındaki Refik Sürüklü ile konuşuyoruz: “40 yıldır abimle oturuyoruz. Tapusu olmayan bazı kişilere 2, 3 daire verdiğini duyuyoruz. Bizlerin hak edişlerini düşürüyor. Bizim belgeli haklarımızı versinler. Çocuklarıma ev yapmışım onu da yıkmaya çalışıyorlar. Birileri rant için evimi elimden almasın. Bu şekilde anlaşmayacağım. Hukuki belgeyi getirsin öyle anlaşacağım.”