YARGILAYANLAR NASIL YARGILANIR ?

ABONE OL

Yargılama sacayağı dediğimiz üç temel ayak üzerine oturulmuştur. Bu temel ayaklar Hakim, Savcı ve Avukatlardan oluşmaktadır. Yargılamada bu üç unsurdan birinin yokluğu o yargılamanın gerçek bir yargılama olmadığını gösterir. Kaldı ki Hakim ve Savcıların görevi kadar Savunma görevi de kutsaldır ve birgün mutlaka herkese gerekli olmaktadır. Bu nedenle tüm Demokratik ülkelerde bağımsız yargı oluşmuştur. Bağımsız yargıda Savcılık Makamı (bizde Cumhuriyet Savcılığı makamıdır ) haber aldığı konularda Soruşturma yapar, Avukat Soruşturma taraflarının savunmasını yapar. Yargıç, Savcı tarafından önüne getirilen kamu davası konusunda yargılama sonunda karar verir. Bu karar öncesinde mutlaka iddia makamı olan Savcıyı ve Savunma Makamı olan Avukatı dinler. Tüm demokratik ülkelerde Yargı bağımsızlığı en ön planda yer alır ve Anayasal bir kurum olarak o ülkelerin Anayasalarında bulunur. Anayasamızın 3. Bölümü Yargı Başlığını taşımaktadır. Bu bölümün 138. Maddesinde Hakimlerin görevlerinde bağımsız oldukları hükmü yer almıştır. Aynı maddede hiçbir organ, makam, mercii veya kişi Yargı yetkisinin kullanılmasında Mahkemelere ve Hakimlere emir ve talimat genelge gönderemez, tafsiye ve telkinde bulunamaz, görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde dahi Yargılama yetkisiyle ilgili görüşme yapılamaz, Yasama ve yürütme organlarıyla idarenin Mahkeme kararlarına uymak zorunda oldukları açıkca yer almaktadır.Yine Yargı bağımsızlığının korunması hususundaHakimlik ve Savcılık teminatı Anayasamızın 139. Maddesinde yer almıştır. Buna göre Hakimler ve Savcılar azlolunamaz, kendileri istemedikleri müddetçe anayasada gösterilen yaştan önce emekliye ayrılmazlar. Hakimlik ve Savcılık teminatı nedeniyle haklarında son soruşturma açılmasına karar verilenlerden birinci sınıfa ayrılmış olanlar ve Ağır Ceza Mahkemeleri heyetine dahil bulunan Hakim ve Savcıların son soruşturmaları yargıtayda görülür. (Hakimler ve Savcılar Kanunu Md. 90.)Hakimler ve Savcıların görevden doğan veya görev sırasında işlenen suçlarınedeniyle haklarında inceleme ve soruşturma yapılması Adalet Bakanının izinine bağlıdır.(Md. 82.) Hakim ve Savcıların kişisel suçları hakkındaki soruşturma ilgilinin bağlı bulunduğu Ağır Ceza Mahkemesine yakın Ağır Ceza Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılır ve o yerin Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanır. (Md. 93.) Hakim veya Savcıların Ağır Cezalık suçüstü hallerinde hazırlık soruşturması genel hükümlere göre bu soruşturmayla yetkili Cumhuriyet Savcıları tarafından yürütülür.Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunun 250/3.Md. Göre Hakim ve Savcıların bu Madde kapsamındaki suçlamalarda yargılanacağı yerin Yargıtay olduğu belirtilmiştir.Bir de Hakim ve Savcıların mesleğe kabul,atama,nakil, idari yönden ve görevden uzaklaştırma işlemlerinden yetki açısından Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) karar vermektedir.HSYK?nın 2461 sayılı kanuna göre görevleri arasında Hakim ve Savcıları mesleğe kabul etme ve atama, görevden uzaklaştırma işlemlerini yapma görevi bulunmaktadır. Baskın görüşe göre atamayı yapan bir kurumun görevden uzaklaştırmaya da yetkili olduğudur. Ancak bazı hukukçular atma işlemini yapmaya yetkili olan HSYK?nın görevden uzaklaştırma yetkisinin Hakimlik teminatı nedeniyle bulunmadığını ileri sürmekteler. Nevarki bu görüşe 2461 sayılı yasanın 1. Md. yer alan Kuruluş, amaç ve kapsama ilişkin açıklamaya uygun düşmemektedir. Zira HSYK kanunun 1. Md. İle ülkemizdeki tüm Hakim ve Savcıların özlük işlerine yapmada görevli ve yetkili kılınmıştır. Erzurum özel yetkili savcıların bu özel yetkilerinin ellerinden alınması onların azledilmesi olarak değerlendirilemez. HSYK?nın 4. Md. Göre geçici yetki veren kurulun bu geçici yetkiyi almaya da yetkili olduğu inkar edilemez. Yukarıdaki açıklama biraz kafakarıştırsa da yasa Maddelerinin izahınıiçemektedir. Gerek CMK?nın 250. Ve 251. Md. Hükümleri gerekse Anayasamızın 138. Ve 139. Md. Hükümleri ile Hakimler ve Savcılar kanunun 82, 93, 94 ve 85. Maddeleri, 2461 sayılı HSYK?nın 1. ve 4. Maddeleri birlikte incelendiğinde Medyada tartışma konusu olan Erzincan C. Başsavcılığının tutuklanması, Erzurum Özel Yetkili C. Savcıların bu yetkilerinin alınması ve HSYK başkanının basın açıklaması üzerinde ayrı ayrı durmak gerekir. Tutuklanmasına karar verilen Erzincan C. Başsavcısı, birinci sınıfbaşsavcı olması esasıyla yargılanması CMK 250. md. Kapsamında örgütsel suçlama nedeniyleAdelet Bakanlığının izinine bağlıdır ve yargılanması Yargıtayda yapılır. Aynı Başsavcının kişisel suçlaması halinde yine Adalet Bakanlığında izin almak suretiyle bulunduğu Yargı çevresindeki Ağır Ceza Mahkemesine en yakın bir Ağır Ceza Mahkemesi C. Başsavcısının soruşturmasına ve o yer AğırCeza Mahkemesinin Yargılamasına tabidir. (Hakimler va savcılar kanunun md. 93) Aynı yasanın 94 maddesine göre Sayın Başsavcıya isnat edilen eylemin Ağır Ceza Mahkemesinin görevine giren suç üstü hallerinde hazırlık soruşturmasının genel hükümlere göre yapılacağı belirtilmiştir.CMK 250. Maddesi örgütsel suçların Özel yetkili Ağır Ceza Mahkemelerinde görüleceği ve bu tür suçların özel yetkili C. Başsavcısınca yürütüleceğini düzenlemiştir. CMK?nın 250/3. İse birinci sınıf Hakim ve Savcıların bu tür suçlar nedeniyle ancak yargıtayda yargılanabileceğini düzenlemiştir. Şu halde Erzincan C. Başsavcısının Yargılanmasına başlanılması için Adalet Bakanlığının izni gerekmektedir ve yargılamaya yetkili merci kişisel suçlarda bulunduğu yer Ağır Ceza Mahkemesine en yakın Ağır Ceza Mahkemesidir. CMK 250. Md. Kapsamında örgütsel suçlar nedeniyle Yargılama merci Yargıtayla ilgi Ceza Dairesidir. Yukarıda açıklandığı üzere Erzurum Özel yetkili C. Başsavcısıve Savcıların bu özel yetkilerinin alınması Yüksek Hakimler ve Savcılar kuruluna aittir. Dolayısıyla bu işlemde herhangi bir usülsüzlük bulunmamaktadır. Zira yapılan iş bu savcıların azledilmesi değil özel yetkilerinin alınmasıdır. Özel yetkiyi vermeye ve almaya HSYK görevli yetkilidir. HSYK Sayın Başkan vekilinin (bu kurulun başkanı Adalet Bakanıdır) basına açıklama yapması bugüne değin alışılmamış bir husustur. Bu açıklamanın ?Hakimler kararlarıyla konuşur.?Söylemine ters düştüğü ileri sürülmektedir. Ancak HSYK?nın esasen ağırlıkla idari işlem yapan bir yüksek kuruluş olması nedeniyle basın açıklaması yapmasında yasal bir engel bulunmamaktadır. Bu yüksek kurulda görev alan Sayın Başkan vekili ve üyelerinin Yüksek dereceli hakim olmalarından kaynaklanan durum nedeniyle etik açıdan açıklama normal karşılanmayabilir. Yüksek kurulun yıllardan beri söz konusu olay öncesine kadar basında açıklama yapmaması bu düşüncemizi doğrulamaktadır. Nevarki Yüksek Kurulun bu açıklamayı yapmak zorunda kalması da gözden uzak tutulmamalıdır. Bu olayla ilgili bilemediğimiz bir konu da özel yetkileri alınan Erzurum Başsavcısı ve Savcıları hakkında uzaklaştırma öncesinde herhangi bir şikayetin mevcut olup olmadığıdır. Böyle bir Şikayetin olmaması halinde Anayasamızın 139. Md. Yer alan Hakimlik ve Savcılık teminatın zedelediği inkar edilemez.Sonuçolarak Yargılayanların Vatandaşı yargılamaları göze batmasa da Yargılayanların yargılamaları söz konusu olduğunda herkesin dikkatini çekmektedir. Demekki bu konularda daha dikatli olmak gerekmektedir. Kaldı ki yargılama herkes için söz konusu olduğunda yargılayanların büyük özen göstermeleri birkez daha ortaya çıkmıştır. Yargılmada savunma esastır. Zira savunma hakkı kutsaldır ve birgün mutlaka herkese lazım olur.