"Bilgiyi, Bir İktidar Silahı Olmaktan Çıkarıp İnsanlığın Ortak Kalkanına Dönüştürme İradesi."
I. ÖN KOŞUL: TARAFSIZLIK İLLÜZYONUNUN REDDİ
Bilim; siyasetten ve toplumdan yalıtılmış, steril bir uğraş değildir. Tarih kanıtlamıştır ki, vicdanla dizginlenmemiş bilgi, tiranlığın elindeki en keskin bıçaktır. Bugün; bilimin "tarafsızlık" maskesi altında gözetim kapitalizmine, ekolojik yıkıma ve askeri tahakküme hizmet etmesine izin vermeyi reddediyoruz. Bu manifesto, bilimi kurumsal bir emir eri olmaktan kurtarıp toplumsal bir özgürleşme pratiğine dönüştürmek için yazılmıştır.
II. SARSILMAZ İLKELERİMİZ
1. Epistemik İtaatsizlik ve "Entelektüel Grev Hakkı" Bilim insanı, verilerinin kime ve neye hizmet ettiğinden birinci derecede sorumludur.
İlke: İnsan onurunu, toplumsal barışı veya ekolojik dengeyi tehdit eden projelere katılmayı reddetmek "kariyer intiharı" değil, en yüksek bilimsel erdemdir. Kalemi elden bırakıp "Yıkıma hizmet eden bilgi üretmiyoruz" demek (Entelektüel Grev), bilim insanının meşru müdafaa hakkıdır.
2. Bilişsel Taylorizm’e Karşı İnsan Onurunu Korumak İnsanı sadece bir "veri madeni", zihinleri ise manipüle edilecek "algoritmik bileşenler" olarak gören teknolojik zihniyete savaş açıyoruz.
İlke: Teknoloji, insanı aşmak için değil, onu yüceltmek için vardır. İrademizi, yaratıcılığımızı ve karar verme yetimizi algoritmaların "kara kutularına" teslim etmeyi reddediyoruz. İnsan sadece veri değildir; onuru hesaplanamaz.
3. Radikal Şeffaflık ve Kamusal Müşterekler Toplumun kaderini belirleyen bilimsel faaliyetlerin "ticari sır" kalkanı arkasında, kapalı kapılar ardında yürütülmesi topluma karşı bir ihanettir.
İlke: Toplumu etkileyen bilgi, toplumdan saklanamaz. Kamusal çıkarı ilgilendiren bilimsel veriler üzerindeki mülkiyet iddiaları geçersizdir; bilgi, insanlığın ortak hazinesidir.
III. EYLEM MODELİ: TOPLUMSAL FİLTRE
Teknolojik ilerleme, uçuruma doğru yapılan "kör bir koşu" değildir. Hız, ancak istikamet doğruysa anlamlıdır.
Hibrit Vicdan Meclisleri (Vatandaş-Uzman Ortaklığı): Teknokratik elitizme son veriyoruz. Kritik teknolojik kararlar; sadece CEO'lar veya atanmış uzmanlarca değil, (kura ile seçilen) vatandaşların vicdanı ile uzmanların bilgisini harmanlayan kurullar tarafından denetlenmelidir. Uzmanlık "nasıl" sorusuna cevap verirken, toplum "neden" sorusuna cevap verir.
Eşzamanlı İlerleme: Etik altyapısı, toplumsal mutabakatı ve hukuki güvenceleri olmayan hiçbir teknoloji, "kaçınılmaz" adı altında dayatılamaz. Toplum, geleceğini tehdit eden teknolojik akışlara müdahale etme hakkına sahiptir.
IV. BÜYÜK DAYANIŞMA ÇAĞRISI
Bilim tek başına direnirse kırılır; toplumla birleşirse devleşir. Çağrımız tüm disiplinlere ve halkadır:
Hukukçulara: Kamu yararı adına "Entelektüel Grev" yapan bilim insanlarını koruyun. Hukuku gücün değil, vicdanın kalkanı yapın.
Eğitimcilere: Sadece formül öğreten robotlar değil; o formüllerin sonuçlarını sorgulayan ahlaki zihinler yetiştirin.
Vatandaşlara: Bilim, ulaşılamaz bir fildişi kulesi değildir. Geleceğiniz laboratuvarlarda şekillenirken seyirci kalmayın. Talep edin, denetleyin, katılın. Bilimsel özerklik, ancak toplumun vicdani denetimiyle taçlandığında gerçek özgürlüğüne kavuşacaktır.
https://c.org/JHYRgrsqdG