CHP SÖZCÜSÜ TEZCAN:GÜNDEMİMİZDE KURULTAY YOK

ABONE OL

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Bülent Tezcan: "Çeşitli biçimlerde son günlerin gündemini partide bir kurultay tartışması üzerine oturtmaya çalışıyorlar. Bizim gündemimizde kurultay yoktur" dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Bülent Tezcan, "Çeşitli biçimlerde son günlerin gündemini partide bir kurultay tartışması üzerine oturtmaya çalışıyorlar. Bizim gündemimizde kurultay yoktur. Bugün Türkiye'de iktidar sorunu kişilere koltuk tahsis etme sorunu değildir. Kişilere koltuk tahsis etme sorunu olmadığı için seçim sonuçlarını esaslı biçimde oturup değerlendireceğiz." dedi.

Tezcan, 24 Haziran seçimlerinde Aydın milletvekili seçilen Hüseyin Yıldız ve Süleyman Bülbül ile Aydın Adliyesi'nde mazbatasını aldı.

Daha sonra partisinin il başkanlığında basın toplantısı düzenleyen Tezcan, seçim sonuçlarına ilişkin 81 ilde bölgesel, yerel analizler yapacaklarını, illerde, bölgelerde durumlarının nereden nereye geldiğini değerlendireceklerini, oylarının arttığı ve azaldığı yerlerde bunlara etken olan sebepleri araştıracaklarını daha sonra il başkanlarını, milletvekili grubunu, parti meclisini toplayarak seçimle ilgili hedeflerini yeniden kurgulayacaklarını anlattı.


Türkiye'de demokrasi, hak, özgürlükler mücadelesinin devam ettiğini, seçim sonuçlarının umutsuzluk rüzgarı estirmesine izin vermeyeceklerini vurgulayan Bülent Tezcan , siyasetin her zaman yeni hedefler koyup, yeni inançla yola çıkmayı gerektirdiğini, CHP olarak nafile işlerle meşgul olmayacaklarını bildirdi.


"Süreç partide bir iç iktidar paylaşımı süreci değildir, partide bir iç iktidar yarışı değil, dışarıdaki büyük iktidarı elde etme yarışını güçlü şekilde sürdüreceğiz." diyen Tezcan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun son 1 yıl içerisinde siyasete damgasını vurduğunu, gündem oluşturduğunu kaydetti.
Kılıçdaroğlu'nun seçim sürecinde Türkiye'nin Willy Brandt'ı olduğunu gösterdiğine işaret eden Tezcan, "24 Haziran seçimlerine giderken demokrasiye kurulan tuzağı önlemek için 15 milletvekilini gönderip demokrasiye kurulan tuzağı bozan siyasetçi Kemal Kılıçdaroğlu'dur, ezberleri bozmuştur, siyasette insiyatif alma şeklini değiştirmiştir. Seçim sonuçlarında olumlu söylenebilen ne varsa o moralle başlamıştır süreç." diye konuştu.


Kemal Kılıçdaroğlu'nun attığı ikinci önemli büyük adımın Millet İttifakı olduğunu, bu ittifak sayesinde 13 ilde yıllar sonra ilk kez milletvekili çıkardıklarını aktaran Tezcan , Kılıçdaroğlu'nun cumhurbaşkanı adaylığında parti içinden parti birikimini taşıyan Muharrem İnce'yi aday göstererek üçüncü önemli adımı attığını vurguladı.


"Dış iktidar mücadelesine odaklayacağız"


"Ortalıkta ne söylenirse söylensin bütün enerjimizi, gücümüzü iç iktidar mücadelesine değil dış iktidar mücadelesine odaklayacağız." diyen Tezcan, AK Parti'nin CHP içerisinde bir karışıklığı büyük bir hevesle beklediğini öne sürdü.


CHP'nin sağduyulu kadroları ve sağduyulu siyaset anlayışının bu girişimlere fırsat vermeyeceğini kaydeden Tezcan, şöyle konuştu:


"Ne yaptığımızı ne yapacağımızı biliyoruz. Daha seçimin ertesinde bir siyasi operasyonla parti meclisi üyemiz Eren Erdem tutuklandı. 2 yıldır dokunulmazlığı yok bu 2 yıl içinde 38 kez yurtdışına çıkmış bir arkadaşımız kaçma şüphesi var diye tutuklandı, buna kargalar bile güler. Önümüzdeki dönemde hukukun üstünlüğü, işsizlikle, yoksullukla mücadelemiz sürecek. İşimiz çok. Bu işleri başarabilmenin bir yolu var birbirimize daha sıkı sarılacağız, daha fazla destek olacağız. Birilerinin beklediği gibi iktidarı parti içinde değil parti dışında arayacağız."


Bir gazetecinin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'nun partideki değişim çağrısına ilişkin açıklamasını sorması üzerine Tezcan, CHP 'nin yol haritasını belirlediklerini, genel merkezin gelecek dönemde ne yapacağını çok net bildiğini ifade etti.


Tezcan, "Çeşitli biçimlerde son günlerin gündemini partide bir kurultay tartışması üzerine oturtmaya çalışıyorlar. Bizim gündemimizde kurultay yoktur. Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye'de siyasetin ezberini bozmuş, kendi hesabına göre siyaset yapmak değil, partiyi iktidar yapmak için herkesi kucaklayan bir siyaset anlayışını yerleştirmiştir. Bugün Türkiye'de iktidar sorunu kişilere koltuk tahsis etme sorunu değildir. Kişilere koltuk tahsis etme sorunu olmadığı için seçim sonuçlarını esaslı biçimde oturup değerlendireceğiz. Şu anda bizim gündemimizde kurultay söz konusu değildir." değerlendirmesini yaptı.


Her partilinin kendi penceresinden bir şeyler söylediğini, düşüncelerini paylaştığını ancak CHP 'nin ne yapacağının belli olduğunu vurgulayan Tezcan , "Meseleyi parti içi makamlara gelerek kişileri değiştirme meselesi üzerinden tartıştığınız anda objektif değerlendirme imkanından yoksun kalırsınız. Bugün Türkiye'de koltuk hırsıyla siyaset yapmayan kim var diye baktığınızda ilk akla gelen kişi Kemal Kılıçdaroğlu'dur. " dedi.


"İttifakın irade birliği devam edecektir"

Bülent Tezcan , İYİ Parti Sözcüsü Aytun Çıray'ın "Millet İttifakı'nın sona erdiği" yönündeki açıklamasının sorulması üzerine, Millet İttifakı'nın seçim sürecinde, seçim için kurulmuş bir ittifak olduğunu, ancak seçim sonrasına ilişkin de demokrasi ve kuvvetler ayrılığı ekseni üzerinde hedefler koyduğunu anlattı.


Seçimlerden bir hafta önce 4 partinin kamuoyuna açıkladığı ittifak tutum belgesinde de seçimden sonra kuvvetler ayrılığı, hukuk devleti ve demokrasiyi inşa etme konusunda irade birliği içinde bulunulduğunu ve seçimden sonra da bu irade birliğinin devam edeceğini anımsatan Tezcan , "Millet ittifakı bu çerçevede seçim döneminde ittifak olarak sona ermiş olabilir ama ittifakın irade birliği bu noktada devam edecektir diye düşünüyorum." ifadesini kullandı.


Türkiye genelinde cumhurbaşkanı adaylarının aldığı oyla CHP 'nin milletvekili seçiminde aldığı oyun aynı çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini, bu oyların paylaştırılarak "yüzde 30 birinin yüzde 22 birinin sorumluluğunda" diye ayırmanın mümkün olmadığını savunan Tezcan , sözlerini şöyle sürdürdü:


"AK Parti'nin parlamentoda tek başına çoğunluğunu yitirmiş olması demokrasi açısından önemli bir süreçtir. Türk siyaseti açısından önemli bir fırsattır. Sadece iktidar olalamamız değil cumhurbaşkanlığı seçimini kazanamamış olmamız da değerlendirilmesi gereken bir şeydir. Süreci birbirinden ayırarak meseleyi sadece bir noktada ele almak doğru değildir."gg