Kartal Etap-1 Etap-2 Planlarına İtiraz

İstanbul Kartal'da bulunan Yukarı, Kordonboyu ve Petrol-İş Mahalleleri Riskli Alanı'na ilişkin imar planlarının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından onaylanarak askıya çıkarılmasının ardından, bölgedeki taşınmaz malikleri yasal askı süresi içinde plana itiraz süreci başlattı.

Kartal Etap-1 Etap-2 Planlarına İtiraz
Editör: İlk Haber
10 Temmuz 2026 - 12:09
Konuyla ilgili edindiğimiz bilgiyi göre “Söz konusu bölge, 12 Ekim 2013 tarihli ve 5437 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 'riskli alan' ilan edilmişti. 12 Kasım 2013 tarihli ve 7275 sayılı Bakanlık Olur'u ile de hak sahibi tespiti, değer tespiti, harita/plan/arazi düzenlemesi ile tahliye ve yıkım yetkileri Kartal Belediyesi'ne devredilmişti. Alan, dönüşüm çalışmalarında Etap-1 ve Etap-2 olmak üzere iki bölümde ele alınıyor.
İTİRAZIN ANA BAŞLIKLARI
Maliklerin ortak dilekçelerinde ve ekindeki madde madde itiraz cetvelinde öne çıkan başlıklar şöyle özetlenebilir:
Yoğunluk ve inşaat alanı kaybı: İtiraz edenler, iptal edilen önceki 1/5000 nazım imar planında imar durumunun blok 5 kat tanımlandığını ve müktesep haklarla birlikte her iki etapta ortalama emsalin 5,40 olarak hesaplandığını belirtiyor. Sonraki planlarla yoğunluğun düşürüldüğünü, ada alanları değişmediği hâlde toplam inşaat alanının azaltıldığını savunuyorlar; örnek olarak eski N adası (yeni K adası) için yaklaşık 2.000 m², eski O adası (yeni L adası) için yaklaşık 900 m² inşaat alanı düşüşü gösteriliyor. Maliklere göre bu azaltmanın teknik gerekçesi bulunmuyor ve düşürülen alanların ilgili adalara iade edilmesi gerekiyor.
Kot alma ve bodrum kazanımı: Planın 12. genel hükmündeki kot alma noktasının 'muğlak' olduğu belirtiliyor. Malikler, kotun parselin yer aldığı adanın en yüksek noktasından alınmasını, mevcut kotların kabulünü ve belediyece kazı-dolgu ile tüm adalarda iki kat bodrum kazanımının açıkça güvence altına alınmasını talep ediyor. 13. genel hükümde eğimden açığa çıkan iki bodrum katının emsal dışı bırakıldığı, ancak kullanımının yalnızca 'ticari' ile sınırlandığı; bu katların konut olarak da iskân edilebilmesi isteniyor.
Net parsel ve DOP kaynaklı hak kaybı: İtirazlara göre uygulamaların net parsel üzerinden yapılması, İmar Kanunu'nun 18. maddesi kapsamındaki Düzenleme Ortaklık Payı (DOP) kesintisiyle birleşince malikin fiili inşaat hakkını tapudaki (kadastral/brüt) alanın gerektirdiğinin altına düşürüyor. Malikler, emsale esas inşaat hakkının brüt parsel alanı üzerinden hesaplanmasını istiyor.
Müktesep hakların korunması: Hâlihazırda yola cepheli dükkân ve dairelerin konum ve alanlarının yeni projelerde korunması talep ediliyor. Özel Hüküm 4.4'ün müktesep hakkı 'ada bazlı uygulamaya dahil olma' şartına bağlamasının, uzlaşma sağlanamadığında hakları askıya aldığı ileri sürülüyor.
Donatıya terk, finansman ve barınma: Bedelsiz terk şartının DOP kaybıyla birleşerek malik üzerinde 'çifte yük' oluşturduğu belirtiliyor. İtiraz edenler; alandaki kamu parsellerinin donatıya tahsis edilerek 18. madde uygulaması dışında tutulmasını, Hazine ve kamu taşınmazlarının malikler lehine değerlendirilmesini, dönüşüm/inşaat maliyetinin sürdürülebilir bir finansman modeliyle karşılanmasını ve barınma hakkı (Anayasa md.57) gereği dönüşüm süresince kira ve taşınma yardımının güvence altına alınmasını istiyor.
Sürecin uygulanabilirliği: Malikler, planın hayata geçebilmesi için hak sahipliği tespiti, gayrimenkul değerleme, projelendirme ve uzlaşmanın birlikte ve yıkımdan önce yürütülmesini; daha önce yapılmış değerleme ve tespitlerin güncellenmesini; alanın 'riskli alan' olması nedeniyle kira yardımının 18 ay yerine 48 ay uygulanmasını ve 6306 sayılı Kanun kapsamındaki dönüşüm kredisi ile faiz desteğinin bu projede doğrudan kullanılabilmesini talep ediyor.
MALİKLER NE TALEP EDİYOR
Ortak dilekçede toplam 20 başlık altında düzeltme talep ediliyor. Talepler özetle; düşürülen inşaat alanlarının iadesi, hesaplamaların brüt parsel üzerinden yapılması, kot ve bodrum kazanımının netleştirilmesi, müktesep hakların korunması, kamu ve Hazine taşınmazlarının maliklerin lehine değerlendirilmesi, finansman modelinin plan açıklama raporunda tanımlanması ve idari süreçlerin güncel verilerle yürütülmesi etrafında toplanıyor. Dilekçelerde ayrıca üst ölçekli dayanağı oluşturan 1/5000 nazım imar planı kararlarının da yeniden değerlendirilmesi ve itiraza yasal süresi içinde gerekçeli yazılı cevap verilmesi isteniyor.
İTİRAZ SÜRECİ NASIL İŞLİYOR?
3194 sayılı İmar Kanunu uyarınca, askıya çıkan imar planlarına 15 günlük askı süresi içinde ilgililer tarafından itiraz edilebiliyor. İtirazlar, planı onaylayan idareye — bu durumda İstanbul Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'ne — yazılı olarak sunuluyor. İdarenin itirazları değerlendirerek karara bağlamasının ardından, sonuçtan memnun olmayan ilgililerin yargı yoluna başvurma hakkı saklı kalıyor. Malikler, taşınmazlarının riskli alan sınırları içinde olması nedeniyle işlemde doğrudan ve güncel menfaatlerinin bulunduğunu vurguluyor.

 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Günün Başlıkları