Demokrasi ile idare edilen bir ülkede, hiç bir muhalefet partisi, ben senin iktidarının yaptıklarını beğenmiyorum, onunu için senin kanunlarını da tanımıyorum, diyemez, diyorsa demokrasiye inanmıyordur!
Muhalefetin görevi, kökü yönettiğini iddia ittiği iktidarın yanlışlarını halka anlatmak, kendilerinin iktidara geldiğinde yapacaklarını anlatmak ve iktidara gelerek yanlışları düzeltmek. İktidara gelemiyorsa, demokrasiye saygılı olmak, kusuru iktidarda değil kendinde aramalıdır. Ve halkın iradesine saygılı olmalıdır!
CHP’nin 38.Kurultayı ile ilgili ‘Mutlak Butlan’ kararı çıktıktan sonra, 38 Kurultay’da yaşananların müsebbibi Özgür Özel ve yönetimi, mahkemenin verdiği kararı tanımadığını açıkladı ve kanuna karşı direnme kararı aldı. Son derece talihsiz ve demokrasiye zarar veren bir anlayış. Beğenirsiniz beğenmezsiniz, ülkede bir hükümet var, kanunlar var. Ben sizin kanunlarınızı tanımıyorum derseniz ve devlette buna sessiz kalırsa, otorite kaybolur düzen bozulur. Sizi örnek alan başkaları da bunu yaparsa kaos yaşanır. Bunun savunulacak bir tarafı yoktur.
Haksızlıklara hukuksuzlara, antidemokratik uygulamalara karşı, kanunlar çerçevesinde demokratik olarak ortaya konulacak haklar bellidir. Özgür Özel ve yönetiminin, mahkeme kararına uymaması, polisin binaya zorla girmesine vesile olmaları CHP’ye ve demokrasiye büyük zarar vermiştir.
CHP bir dernek değildir, bir şirket değildir. Türkiye’nin kurucu partisidir. İktidara talip bir partidir. Uluslararası ilişkileri göz önünde bulundurmadan, ekonomiye zararlarını göz önünde bulundurmadan, partinin geleceğine vereceği zarar göz önünde bulundurulmadan böyle bir şey yapmak, sorumsuzluktur, siyasi aymazlıktır!
Özgür Özel’in göreve geldiği günden bu güne kadar, toplumun büyük çoğunluğunda bıraktığı imaj,oluşan düşünce, ‘bu kadrolara ülke teslim edilmez’ cümlesidir.
Peki göreve gelen Kılıçdaroğlu, CHP yeni dönemde ayağa kaldırabilir mi mi? Kaldırabilir. Kılıçdaroğlu arınmayı, dürüst yönetim’i dilinden düşürmüyor. Bu umut veren bir söz. Arınıp yeni kadrolarla, birleştirici bir dil, ilkeli bir siyaset anlayışı ve Türkiye’nin sorunlarına korkmadan cesaretle odaklanan dürüst kurumsal disiplinli bir şekilde yürürse, toparlanmaması için, iktidar olmaması için bir sebep yok.
Türkiye’nin kurucu partisi olmakla övünen parti, artık neden yıllardır iktidar olamadığını bu topluma ve partililere anlatmalıdır!


FACEBOOK YORUMLAR