İBB İle TMMOB Arasında Örnek Protokol

İSTANBUL’UN AFETLERE HAZIRLANMASIDIR” İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ile Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’ne (TMMOB) bağlı meslek odalarının İstanbul birimleri arasında “Sağlıklı Kentleşme, Nitelikli Yapılaşma, Kültürel Değerlerin Korunması İçin İşbirliği Protokolü” imzalandı. İBB Başkanvekili Nuri Aslan, 17 Ağustos ve 6 Şubat depremlerini hatırlatarak, “Bizim bugün İstanbul’a karşı en büyük sorumluluğumuz İstanbul’un afetlere hazırlanmasıdır, bizim görevimiz de İstanbul’u afetlere hazırlamaktır” dedi. Aslan, bugüne kadar depreme hazırlık projelerine 73 milyar liranın üzerinde kaynak harcandığını açıkladı. Aslan, “Bugüne kadar ücretsiz hızlı tarama test yöntemimizle 142 binden fazla binayı ziyaret ettik. Mühendislerimizle kapı kapı gezerek 40 bini aşkın yapının detaylı risk analizini tamamladık” dedi. Aslan, sahada devam eden çalışmaların bütçesinin de yaklaşık 73 milyar lira olduğunu, hazırlığı tamamlanan ve başlayacak projelerin bütçesinin yaklaşık 40 milyar lira olduğunu açıkladı.

İBB İle TMMOB Arasında Örnek Protokol
Editör: İlk Haber
20 Ağustos 2026 - 12:43 - Güncelleme: 20 Ağustos 2026 - 12:52
İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile TMMOB’a bağlı meslek odalarının İstanbul birimleri arasında “Sağlıklı Kentleşme, Nitelikli Yapılaşma, Kültürel Değerlerin Korunması İçin İşbirliği Protokolü”, İBB’nin Saraçhane’deki Başkanlık Binası’nda düzenlenen törenle imzalandı. İBB adına protokole İBB Başkanvekili Nuri Aslan imza attı. TMMOB Adına da Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ekber Çakar imza koydu.
Törende konuşan Aslan, İstanbul’un geleceğine ilişkin kararların bilim ve kamu yararı doğrultusunda alınması gerektiğini belirterek şöyle konuştu:
“İstanbul gibi büyük bir kenti yönetebilmek için mühendislerin, mimarların, şehir plancılarının, halk sağlığı uzmanlarının, meslek odalarımızın, sivil toplum kuruluşlarımızın yıllara dayanan birikimine biz ihtiyaç duyuyoruz ve onlarla beraber İstanbul'u yönetmek istiyoruz. İstanbul'un geleceğine dair kararları, bilimin ve kamu yararının ışığında almak zorundayız.”dedi.
“O GECE ÇOK AĞIR BİR BEDEL ÖDEDİK”

Protokolün 17 Ağustos Marmara Depremi’nin 27’nci yıl dönümünün hemen ardından imzalanmasının ayrı bir anlam taşıdığını ifade eden Aslan, şunları söyledi:

“Tam 27 yıl önce, Ağustos'un 17'sinde saat 03:02'de yalnızca Marmara'da değil bütün yurdumuzda bir sarsıntı gerçekleşti. Enkazların altından yükselen çığlıkları hala unutmadık. Hepimiz aynı soruyu defalarca sorduk: ‘Sesimi duyan var mı?’ O gece çok ağır bir bedel ödedik. 18.000'den fazla yurttaşımızı kaybettik, yüz binlerce insanımız yerinden, yurdundan oldu. Depremin maddi ve manevi izleri, travmaları, kayıpları, acısı ise hep taze kaldı.”
“DEPREMİN DEĞİL İHMALLERİN CAN ALDIĞINI GÖRDÜK”
Aslan, 17 Ağustos’un ardından yaşananlara ilişkin değerlendirmesini de şu sözlerle sürdürdü:
“O gün çok şey değişti. Şehirlerimizin depreme hazır olmadığını gördük, depremin değil ihmallerin can aldığını gördük. Yasaların, yönetmeliklerin yetersiz olduğunu gördük. Ancak o günden yeterli dersi tam olarak almadığımızı ise 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerde gördük.Hala yaralarımızı sarmaya çalışıyoruz.”
“BİR EVLAT OLARAK, BİR TORUN OLARAK DA KONUŞUYORUM”
Ailesinin de 1939 Erzincan Depremi’nde büyük acılar yaşadığını anlatan Aslan, konuşmasının bu bölümünde şunları söyledi:

“Ben depremin ne olduğunu bilen bir ailenin evladıyım, çocuğuyum. 1939 Erzincan depreminde dedesini kaybetmiş, aynı depremde göçük altında kalıp beli kırılarak engelli kalan bir ninenin torunuyum. O yüzden bugün burada yalnızca bir yönetici olarak konuşmuyorum. Bir insan olarak, bir evlat olarak, bir torun olarak da konuşuyorum. Ve çok iyi biliyorum; bizim bugün İstanbul'a karşı en büyük sorumluluğumuz İstanbul'un afetlere hazırlanmasıdır, bizim görevimiz de İstanbul'u afetlere hazırlamaktır.”
Aslan, afetlere dirençli bir İstanbul için izlenecek yolu ise şöyle tarif etti:
“Bunun yolu da bellidir: Planlı kentleşmeden geçer, bilimden geçer, ortak akıldan geçer, işi ehline teslim etmekten geçer ve en önemlisi bunların hepsini kurumlar arasında kalıcı bir işbirliğine dönüştürmekten geçer. İşte bugün attığımız imzanın asıl anlamı da budur.”
142 BİN BİNA ZİYARET EDİLDİ
İBB’nin 2019’dan bu yana deprem ve kentsel dirençlilik çalışmalarına ilişkin rakamları da paylaşan Aslan, “Bugüne kadar ücretsiz hızlı tarama test yöntemimizle 142 binden fazla binayı ziyaret ettik. Mühendislerimizle kapı kapı gezerek 40 bini aşkın yapının detaylı risk analizini tamamladık” dedi.
Aslan, Türkiye’de ilk kez kiracıları da kapsayan kira yardımı modeliyle on binlerce yurttaşa yaklaşık 700 milyon liradan fazla destek sağlandığını, İstanbul Yenileniyor platformu üzerinden de 500 binden fazla bağımsız birim için başvuru alındığını söyledi.
“73 MİLYAR LİRANIN ÜSTÜNDE BİR KAYNAK HARCADIK”

Afetlere hazırlık kapsamında yapılan yatırımlara ilişkin bilgi veren Aslan şöyle konuştu:

“Silivri'den Tuzla'ya, viyadüklerimizi, kıyılarımızı ve kamu binalarımızı güçlendiriyoruz. 54,5 kilometre dere ıslahı yaparak 130 kronik taşkın noktasını tamamen çözdük. Afet deyince sadece deprem değildir. Kar yağışı da bir afet olasılığıdır, sel baskını da bir afettir. Bugüne kadar depreme hazırlık projelerinde ise toplam 73 milyar liranın üstünde bir kaynak harcadık.”

Sahada devam eden çalışmaların bütçesinin de yaklaşık 73 milyar lira olduğunu belirten Aslan, hazırlığı tamamlanan ve başlayacak projelerin bütçesinin yaklaşık 40 milyar lira olduğunu ifade etti.

Aslan, “Yani milletin parasını, kuruşu kuruşuna milletin can güvenliği için harcıyoruz. Ama şunu da çok iyi biliyoruz: İstanbul'un dirençli bir kent olması yalnızca binaları güçlendirmekle mümkün değil. Çünkü yanlış yere yapılan doğru bina da İstanbul'u güvenli hale getirmez” dedi.
MESLEK ODALARI KARAR SÜREÇLERİNE DAHİL EDİLECEK
İmzalanan protokolün bu noktada önem taşıdığını belirten Aslan, meslek odalarının uzmanlığının İstanbul’un planlarına ve teknik karar süreçlerine düzenli ve kurumsal biçimde dahil edileceğini söyledi.

Aslan, “Planlardan yönetmeliklere, harita ve etütlerden projelere kadar uzanan süreçlerde meslek odalarımızın görüş ve katkısını alacağız. Gerektiğinde ortak çalışma grupları kuracağız, düzenli koordinasyon toplantıları yapacağız” dedi.

“BU PROTOKOL BİR DOSYADA DURAN BİR METİN OLMAYACAK”

Protokolün uygulamadaki karşılığının önemine dikkat çeken Aslan, şöyle konuştu:

“Yani bu protokol bir dosyada duran bir metin olmayacak. Sahada karşılığı olan, düzenli işleyen bir ortak akıl mekanizması olacak. Buradaki amacımız bürokrasiyi artırmak değil, tam tersine hizmetin kalitesini ve niteliğini artırmak ve korumak, kararları daha doğru almak, süreçleri daha şeffaf hale getirmek, mesleki denetimi güçlendirmek ve kamu yararını daha güçlü bir biçimde korumaktır.”

“İSTANBUL’U HEP BİRLİKTE DAHA GÜVENLİ HALE GETİRECEĞİZ”

İstanbul Çevre Düzeni Planı çalışmalarına da değinen Aslan, kentin iklim ve ekolojiden konuta, ekonomiden ulaşıma, teknik altyapıdan afet riskleri ve kentsel dönüşüme kadar 10 ana tema altında ele alındığını söyledi.
Aslan, “Mühendislerimizi, mimarlarımızı ve şehir plancılarımızı dinliyoruz. Sivil toplum kuruluşlarını dinliyoruz. İstanbul'u hep birlikte daha güvenli, daha adil ve daha yaşanabilir bir kent haline getireceğiz. Birlikte başaracağız” dedi.
Konuşmasının sonunda 17 Ağustos’ta ve diğer afetlerde yaşamını yitirenleri anan Aslan, “Birlikte çalışacağız, İstanbul'u birlikte koruyacağız” ifadelerini kullandı.

PROTOKOL HAKKINDA

İBB ile TMMOB’a bağlı meslek odalarının İstanbul birimleri arasında imzalanan “Sağlıklı Kentleşme, Nitelikli Yapılaşma, Kültürel Değerlerin Korunması İçin İşbirliği Protokolü”; İstanbul’da yürütülen mimarlık, mühendislik ve şehir planlama hizmetlerinin bilimsel esaslara, mesleki kurallara ve kentin planlama ilkelerine uygun şekilde gerçekleştirilmesini amaçlıyor. İşbirliği kapsamında; sağlıklı kentleşmenin sağlanması, nitelikli ve güvenli yapılaşmanın desteklenmesi, halk sağlığının korunması ile İstanbul’un kültürel, tarihi, doğal ve ekolojik değerlerinin korunarak geliştirilmesi hedefleniyor. Protokolle İBB; imar planları ve diğer teknik çalışma süreçlerinde ilgili meslek odalarının görüş ve katkılarını alacak. İhtiyaç duyulması halinde ortak çalışma grupları oluşturulacak, teknik personel görevlendirilecek ve düzenli koordinasyon toplantıları gerçekleştirilecek. Meslek odaları ise üyelerinin mesleki yeterlilik ve kayıtlarının takibini yapacak; mesleki ve teknik hizmetlerin bilimsel ve teknik standartlara uygunluğuna yönelik denetim süreçlerini yürütecek. Üyelerin üstlenebileceği iş miktarı ve alan sınırları takip edilecek, mevzuata aykırı uygulamalarda ilgili mesleki ve disiplin süreçleri işletilecek.
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum