Reklam
Reklam

İmamoğlu Hakim Karşına Çıktı

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan İmamoğlu, 31 Mart 2019 tarihinde yapılan ve iptal edildikten yeniden seçilmesinin ardından seçimin iptali ile ilgili yaptığı açıklamada, Yüksek Seçim Kurulu (YSK) üyelerine ‘ahmak’ dediği gerekçesiyle, “Kurul halinde çalışan kamu görevlilerine karşıgörevlerinden dolayı zincirleme olarak alenen hakaret” suçundan 1 yıl 3,5 aydan 4 yıl 1 aya kadar hapis cezası istemiyle yargılandığı davada hakim karşısına çıktı.

İmamoğlu Hakim Karşına Çıktı
Editör: İlk Haber
10 Ocak 2022 - 15:20
Reklam
MUHATABI İÇİŞLERİ BAKANIDIR

Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nde celse arası görülen duruşmaya,
tutuksuz sanık Ekrem İmamoğlu ve avukatı katıldı.

İmamoğlu savunmasında, “Öncelikle burada verilen demeç, bir soru üzerine verilen demeçtir. Sorunun temelinde, İçişleri Bakanı’nın şahsıma yönelik açıklamalarında ‘ahmak’ kelimesini kullanmasıdır. Söz konusu cevabım bu soru üzerine olmuştur.
Dolayısıyla bana kullanılan bu ‘ahmak’ kelimesine karşılık olarak
kullanılmış ‘ahmak’ kelimesidir ve muhatabı da sayın İçişleri
Bakanı’dır.


İçişleri Bakanı bu tarz ifadeleri bir çok kez şahsıma yönelik kullanmıştır ve kullanmaya da devam etmektedir. Bu tarz cümleleri hem seçim ortamında, hem de seçim iptal edilmeyen önceki beyanlarında da görmek mümkündür. Siyasi gücü elinde bulunan kimlikler olarak baskıcı tavırlarını TV programlarında defalarca dile getirmiş, seçim görevlilerine ve sandık görevlilerine de terörist ibaresi
kullanarak 700-800 gibi sayılar da vermek suretiyle seçimin iptalini
de talep etmiştir ve baskıcı dil kullanmıştır. Bütün bunları bilmemden
dolayı ve Avrupa Konseyi’nde yaptığım konuşmaya yönelik söylemlerde
bulunması ve sonuna da ‘ahmak’ kelimesini kullanması sonucu böyle bir
cevabım olmuştur. Kullanmış olduğum kelimenin muhatabı bizzat İçişleri
Bakanı’nın kendisidir” diyen


İmamoğlu, O dönemde, ‘seçimi iptal edenler’ ibaresini kullanmasının nedeninin
ise, siyasi iradenin seçimler üzerindeki baskısını ve baskıcı tavrını
ifade etmesi şeklinde kullandığını belirterek “Bizim hiç bir zaman mahkeme heyetlerine yönelik olumsuz muhataplığımız olmadı. Seçimin iptal etmesine yönelik bütün siyasi aktörler, hükümeti temsil eden siyasi kimlikler ve herkes bu konuda beyanda bulundular. YSK’nın ne yaptığı, ya da ne kararlarverdiği benim sözümün muhatabı değildir. Benim irademi kendi ifadem tanımlar. ‘İptal edenler’ ibaresinden, ettirenleri kastettim, YSK üyelerini kastetmedim. Seçim döneminde hizmet eden bütün seçim kurullarını terörist diye tanımlayan başta sayın İçişleri Bakanı olmak
üzere bir çok siyasi aktörün bu denli seçimin iptalinde etkili
olduğunun göstergesidir. Muhatabım siyasi kişiliklerdir” dedi.


 “Dolayısıyla asla YSK'yı veya üyelerini herhangi birisini muhatap olarak böyle bir beyanda bulunmadım. Söyleyeceklerim bundan ibarettir. Beraatimi talep ederim” dedi.
Duruşma, mahkeme savcısının mütalaasını hazırlaması için ileri bir tarihe ertelendi


 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum